MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1396 E., 2025/2092 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/240 E., 2025/132 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işyerinde 01.11.2014 tarihinde çalışmaya başladığını, 23.05.2016 tarihine kadar 3000 TL ücretle çalıştığını, ancak hizmetinin kuruma 04.12.2014 tarihinden itibaren bildirilmiş olduğunu, daha öncesinde bildirim yapılmadığını beyanla müvekkilinin sigortalılığının 01.11.2014 tarihinde başladığının, 01.11.2014-23.05.2016 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 04.12.2014 tarihinde müvekkiline ait işyerinde çalışmaya başladığını, 19.10.2015 tarihinde ayrıldığını, 09.11.2015 tarihinde tekrar çalışmaya başlayıp 23.05.2016 tarihinde ayrıldığını, asgari ücretle çalıştığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Fer'i müdahil ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduğu, 5510 sayılı Kanun'un 86.md. gereğince davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, Kurumca tesis edilen işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihtilaf konusu 01.11.2014-04.12.2014 tarihleri arası dönem yönünden; tanıklar ...'ın 2014 son ayı şeklinde değil son aylarında çalışmaya başladığı beyanı ile tanık ...'in 22.10.2014-09.05.2015 arası çalışma olgusu ve beyanında işe başladığı tarihte davacının çalıştığını beyan etmesi dikkate alınarak davacının 04.12.2014 tarihinden önce çalışması bulunduğu, ancak 05.11.2014 tarihinde ... işyerinden ayrılması ve bu işyerinde çalışırken davalı şirket bünyesinde çalışmaya başladığına dair beyan ve iddia olmadığı, iki tanık beyanından davacının 04.12.2014 tarihinden önce hangi tarihte davalı şirket bünyesinde çalışmaya başladığının tespitinin mümkün olmadığı, 01.11.2014 tarihinde veya daha sonra hangi tarihte davalı şirket bünyesinde çalışmaya başladığının tarih olarak tespit edilemeyip, davacı tarafça da tarih olarak ispat edilemediği, iş bu sebeple işe giriş bildirgesi esas alınarak 04.12.2014 tarihinde başladığının kabulü gerekeceği, 19.10.2015-09.11.2015 arası dönem yönünden; tanıklar ...'ın ilk beyanında belirttiği ara vermediği beyanı, ...'un 08.06.2015-01.12.2015 arası çalışma olgusu ve davacının ara vermediğine ilişkin beyanı, 22.10.2015 tarihinde ... firmasına davacı tarafından mağaza için yapılan malzeme bilgisine ilişkin gönderdiği mali ve 04.11.2015 tarihinde davacıya ... tarafından Burada ... Payland mağaza malzeme teklifine ilişkin gönderilen mail istifa ettiğine dair ispat yükü kendisinde olan davalı tarafça istifa dilekçesi veya imzalı ayrılmış bildirgesi sunulmaması ve istifa olgusunun ispat edilememiş olması dikkate alınarak davacının 20.10.2015-08.11.2015 arası dönemde çalışma olgusu bulunduğu anlaşılmış, davacı vekilinin dilekçesinde ... tutarının tespiti noktasında bir talebinin bulunmayışı ve davalı vekilinin "davacı vekilinin ... tutarının tespiti noktasında bir talebi yoktur. Talebin genişletilmesine muvafakatımız bulunmamaktadır. Davanın reddine karar verilsin." şeklinde sözlü beyanı da gözetildiğinde, eldeki davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve davacının ... sicil sayılı davalı işyeri nezdinde 04.12.2014-23.05.2016 tarihleri arası dönemde (hizmet bildirimi yapılan dönem dışlanmak suretiyle) hizmet akdine istinaden kesintisiz şeklide çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, şekilde hüküm kurulmuştur..." dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu edilen dönemlerde dinlenen tanık beyanlarına göre uyuşmazlık konusu dönem olan 01.11.2014-04.12.2014 tarihleri arası dönem yönünden; tanıklar ...'ın 2014 son ayı şeklinde değil son aylarında çalışmaya başladığı beyanı ile tanık ...'in 22.10.2014-09.05.2015 arası çalışma olgusu ve beyanında işe başladığı tarihte davacının çalıştığını beyan etmesi dikkate alınarak davacının 04.12.2014 tarihinden önce çalışması bulunduğu, yine uyuşmazlık konusu dönem olan 19.10.2015-09.11.2015 arası dönem yönünden; tanıklar ...'ın ilk beyanında belirttiği ara vermediği beyanı, ...'un 08.06.2015-01.12.2015 arası çalışma olgusu ve davacının ara vermediğine ilişkin beyanı, 22.10.2015 tarihinde safir walvasher firmasına davacı tarafından mağaza için yapılan malzeme bilgisine ilişkin gönderdiği mail bilgisi dikkate alındığında, Mahkemece verilen kararın yerinde olduğu anlaşılmakta olup, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; davalı vekili ve fer'i müdahil ... Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı taraf müvekil şirket nezdinde şantiye şefi olarak çalıştığını iddia ettiğini, ancak davacının İstanbul'daki şantiyelerde işçi olarak çalıştığını, beyanı hükme esas alınan tanık ... ise müvekkile ait Konya' daki iş yerinde ofis elemanı olarak çalıştığını, tanık ... ile davacının ayrı illerde ayrı birimlerde çalıştığı göz önünde bulundurulduğunda tanığın davacının çalışma şartlarına işe giriş ve çıkış tarihlerine vakıf olabilmesinin mümkün olmadığını ancak Mahkemece bu durumun dikkate alınmadığını, yine tanık ...'ın davacının çalışma yaptığını iddia ettiği döneme ilişkin net bilgisi ve görgüsü bulunmadığını, davacının kısa bir süreliğine işten ayrılıp daha sonra tekrar işe girdiğini, ayrıca dosya kapsamında 04.12.2014 - 23.05.2016 tarihleri arasında davacının çalışma yaptığına dair herhangi bir delil olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde;davacının eksik sigortalı çalışmanın tespitine, davanın kabulüne karar verilmesini Mahkeme yargılama aşamasında düzenlenenen bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporu ise eksiklikler giderilmeden, dosya yalnızca davacı lehine değerlendirilerek, eksik ve hatalı inceleme sonucunda düzenlenmiş olup, hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bilirkişi raporunda bordro tanıklarının çelişkili ifadeleri değerlendirmede dikkate alındığı, gerekçeleriyle kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi