MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3079 E., 2025/1749 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/8 E., 2024/290 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 2926 sayılı Kanun kapsamında yaklaşık uzunca bir yıldan fazla hizmeti bulunduğunu, Kurumca da sattığı ürünlerden prim kesintisi yapıldığı 1998'den beri sürekli pancar ürettiği ve sattığı pancar ekim bedellerinden zorunlu kesinti uygulandığını, davalı Kurumun dava konusu tevkifat bedellerinin kendisine iade edildiği gerekçesi ile hizmeti vermeyeceğini ve 6552 sayılı Kanun kapsamında da her hangi bir işlem yapılamayacağını, davacıya 01.05.2002 çekerek başkaca bir işlem yapılmadığını, davacının bütün prim kesintilerini Kuruma verdiğini, 5521 sayılı Kanun 7. madde kapsamında hizmetinin verilmesini Kurumdan istemiş ise de Kurumca kesinti tutarlarının hesabına yüklendiği 1998 yılına ait kesintiyi iade aldığı gerekçesi ile sonraki ilk kesinti tarihi olan 30.04.2002 tarihi esas alınarak sigortalılığı 01.05.2002 olarak tanzim edildiğini, bu işlemin haksız gerekçeler ile yapıldığını, davacının ilk prim kesintisini takip eden aybaşı itibari ile 2926 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetinin başladığının tespiti ile bu hizmetin Kurumca tescilinin yapıldığı tarihe kadar devam ettiğinin tespitine karar verilmesi ile aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı Kurum sigortalısının vermiş olduğu 15.02.2005 tarih ve ... sayılı işe giriş bildirgesi doğrultusunda sigortalılığı 01.03.2005 tarihi itibarıyla başlatılarak 07.10.2005 tarih ve 199756 sayılı ... SGM yazısı ile cevap verildiğini, yine davacının 21.06.2023 tarih ve 75649346 sayılı 22.05.20 07... seri numaralı tebliğ gereği tevkifat kesintisine istinaden tescil ve ihya talebi doğrultusunda Kurum 2. Sigortalama ve Tevkifat Servisince 2002-2003-2004-2006-2007- 2008-2010 yıllarına ait kesinti tutarlarının hesabına yüklendiği 1998 yılına ait kesintiyi iade aldığı bu sebeple ilk kesinti tarihi olan 30.04.2002 tarihi esas alınarak sigortalılığı 01.05.2002 olarak tanzim edildiğini, Ilgın ... Fabrikasından sorulacak olursa 1998 döneme ait tevkifat priminin kendi sistemlerinde iade edildiğinin görüleceğini, Kurumun işleminin yerinde olduğunu bu nedenlerle davacının davasının reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile Ilgın ... Fabrikasına ait 1998 yılına ilişkin tevkifata istinaden davacının 01.05.1999-31.12.1999 tarihleri arası dönem 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK dilekçesinde özetle; zamanaşımı def'i, hak düşürücü süre itirazlarının olduğunu, davacı Kurum sigortalısının Kuruma vermiş olduğu 15.02.2005 tarih ve ... sayılı işe giriş bildirgesi doğrultusunda sigortalılığı 01.03.2005 tarihi itibarıyla başlatıldığını ve 07.10.2005 tarih ve 199756 sayılı ... SGM yazısı ille davacıya bilgi verildiğini, yine davacının 21.06.2023 tarih ve 75649346 sayılı 22.05.20 07... seri numaralı tebliğ gereği tevkifat kesintisine istinaden tescil ve ihya talebi doğrultusunda, davacının 1998 yılına ait kesintiyi iade aldığı diğer 2002 - 2003 - 2004 - 2006 - 2007 - 2008 - 2010 yıllarına ait olan kesinti tutarlarının hesabına yüklendiği bu sebeple ilk kesinti tarihi olan 30.04.2002 tarihi esas alınarak sigortalılığı Kuruma intikal eden aybaşı esas alınarak 01.05.2002 olarak tanzim edildiğini ve yine sigortalıya 18.10.20 23... 358 sayılı yazı ile bilgi verildiğini, dosya muhteviyatından da görüleceği üzere davacı, 1998 tarihli 14.437,786 TL tutarındaki kesintiyi iade aldığını, bu sebeple davacının geriye dönük tescilinin 2002 yılından itibaren başlatıldığını, davacının kesintisiz bir çalışması olmadığını, Kurum tarafından yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğunu beyan ederek temyiz yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin hizmeti tescil tarihine kadar değil de 31.12.1999 tarihi itibari ile sınırlı tutmasının ve aleyhe vekalet ücreti hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 01.01.1998-01.05.2002 tarihleri arası Tarım Bağ-Kur sigortalılık tespitine ilişkindir.
1-01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 7. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, anılan Kanun'un yürürlük tarihine kadar 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Kanun'un geçici 20. maddesine göre oluşturulan sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet sürelerinin tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirileceği ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında, sigortalılık açısından davanın yasal dayanağı 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu'nun mülga 2, 5, 7, 9, 10, 36. maddeleridir.
2-Ayrıntıları Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 05.03.2014 tarihli 2013/21-620 E. 2014/203 K. sayılı ilamında belirtildiği gibi “2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 2. maddesi, Kanunla ve Kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın tarımsal faaliyette bulunan kimselerden, 22 yaşını doldurmuş erkekler, 22 yaşını doldurmuş aile reisi kadınların 2926 sayılı Kanun'a göre sigortalı sayılacağı, aynı Kanunun 5.maddesinde de Kanunun 2. maddesi kapsamına girenlerin 22 yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılacakları kabul edilmekte iken 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucunda, 2. maddede yer alan 22 yaş koşulu kaldırılmış ayrıca 5. maddede yer alan (Kanunun 2. maddesi kapsamına girenlerin 22 yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılırlar) düzenlemesi (2. madde kapsamına girenler, on sekiz yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılırlar) şeklinde değiştirilmiştir.
Bu aşamada, değişikliğin yürürlük tarihi konusunun da incelenmesinde zorunluluk bulunmaktadır.
Bilindiği üzere, Kanunların geriye yürümesi veya yürümemesi konusunda mevzuatımızda genel bir hüküm yoktur. Ancak, toplum barışının temel dayanağı olan hukuka ve özellikle Kanunlara karşı güveni sağlamak ve hatta Kanun koyucunun keyfi hareketlerine engel olmak için, öğretide Kanunların geriye yürümemesi esası kabul edilmiştir. Buna göre her Kanun kural olarak, gerek özel hukuk ve gerekse kamu hukuku alanında, ancak yürürlüğe girdiği tarihten sonraki zamanda meydana gelen olaylara ve ilişkilere uygulanır; o tarihten önceki zamana rastlayan olaylara ve ilişkilere uygulanmaz. Bu kuralın doğal sonucu da Kanunların yürürlüğe girmelerinden önceki olayları etkilemeyeceği, başka bir anlatımla geriye yürümeyecekleridir. Değişiklik hükmünün Kanunların kabulünden önceki olaylara uygulanması Anayasaya ve kazanılmış haklara aykırıdır.
Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralının istisnalarından birini, beklenen (ileride kazanılacağı umulan) haklar oluşturmaktadır. Kamu düzeni ve genel ahlaka ilişkin kurallar yönünden de Kanunların geriye yürümesi söz konusudur. Yargılama Hukukunu düzenleyen Kanunlar da ilke olarak geçmişe etkilidir (Prof. Dr. ...e, Hukuk Başlangıcı, 14. Bası, ..., ..., 2000, sh: 193-194; Prof. Dr. A. ... , ve Hukukun ..., 18.Bası, ..., 2003, sh: 73).
Ancak yeni Kanunun yürürlük tarihinden önceki olaylara da uygulanacağı yönünde açık hükmün bulunması halinde henüz kesinleşmemiş uyuşmazlıklara da yeni Kanun uygulanmalıdır.
Nitekim 6270 sayılı Kanun’un 13. maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesine eklenen 10. fıkra ile “24.07.2003 tarihli ve 4956 sayılı Kanun'un 48. maddesi ile değişik, mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı Kanun'un 2. maddesi hükmü 02.08.2003 tarihi öncesi için de uygulanır." düzenlemesi getirilmişken, 5. madde hakkında bu konuda bir düzenleme getirilmemesi karşısında, Kanun koyucunun iradesinin, 22 yaş koşulunun on sekiz yaşa indirilmesine ilişkin 5. maddedeki değişikliğin geçmişe uygulanmayacağı yönünde olduğunu kabul etmek gerekir.
Hukuk Genel Kurulunun 14.06.2006 gün ve 2006/10-367 E., 2006/386 K. sayılı; 06.04.2005 gün ve 2005/10-183 E., 2005/241 K. sayılı; 13.10.2004 gün ve 2004/10-528 E., 2004/533 K. sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanun'un 5/1 maddesi, yukarıda açıklanan çerçevede değerlendirildiğinde, anılan hükmü değiştiren ve 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin geçmişe etkili olacağına dair, ayrı ve açık bir hüküm bulunmadığı gibi olayda yukarıda belirtilen istisnalardan biri de söz konusu değildir. Bu nedenle, 4956 sayılı Kanun ile getirilen on sekiz yaşa ilişkin hükmün yürürlükten kaldırılmasının, değişiklik öncesi sürelere uygulanması söz konusu olmayacaktır.
3.Eldeki davada da 07.07.1979 doğumlu davacı yönünden 1998 yılına ait prim kesintisine istinaden Kurumun bu tarihteki kesintinin ihya edilmesi halinde davacının sigortalı sayılacağı sürelere ilişkin dosyaya sunduğu 23.09.2024 tarihli cevabi yazı dikkate alınarak, davacının 2926 sayılı Kanun kapsamında 01.05.1999-31.12.1999 tarihleri arası 2926 sayılı Kanun kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiş ise de uyuşmazlığın ilişkin bulunduğu dönemde yürürlükteki 2926 sayılı Kanun'un 2. maddesine göre diğer koşullar yanında 22 yaşının doldurulması gerekmektedir. Daha sonra yaş koşulu 18 olarak değiştirilmiş ise de Kanunların geriye yürümemesi kuralı gözetildiğinde somut davada uygulama yeri bulunmamakla, Mahkemece, prim kesintisinin yapıldığı tarihte 22 yaşını doldurmamış davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgili davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.