MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1850 E., 2025/2424 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 16. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/554 E., 2025/12 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının ...'e ait iş yerinde 05.10.1992 tarihinde hizmet akdine dayalı olarak günün asgari ücreti ile 1 gün fiilen çalıştığını belirterek sigortalılık başlangıç tarihinin 05.10.1992 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, davacı adına işe giriş bildirgesi verildiğini fakat davacı adına bu iş yerinden çalışma bildirimlerinin bulunmadığını, davacının çalıştığını iddia ettiği iş yerinin 05.10.1992 tarihinde Kanun kapsamından çıktığını, davacının iddiasını somut ve inandırıcı deliller ile ispatlaması gerektiğini beyanla, davanın reddi gereğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Davacının dava dışı işveren ... adına tescilli ...sicil sayılı Deri Giyim Eşyası üzerine-Fason Dikim-iş yerinde 05.10.1992 tarihinde 1 gün hizmet aktine dair çalıştığına ilişkin işe giriş bildirgesi dışında; Bordro tanık beyanı veya Kamu-komşu tanık beyanı yazılı veya yazılı delil başlangıcı niteliğinde belge bulunmadığı gibi görev tanımı, ne iş yaptığı, emir ve talimatları kimden aldığı, ücret miktarı ve nasıl aldığı hususlarında herhangi yazılı delil veya tanık beyanı bulunmamakta olup davacının, dava dışı işveren ... adına tescilli ...sicil sayılı Deri Giyim Eşyası üzerine-Fason Dikim-iş yerinde 05.10.1992 tarihinde 1 gün hizmet aktine dair çalıştığına dair kanaat edinilemediğinden davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili İlk Derece Mahkemesi tarafından eksik inceleme ile hatalı karar verildiğini, davacının 05.10.1992 tarihinde ...'e ait deri konfeksiyon mahiyetli iş yerinin bitişiğindeki bakkal dükkanında çalıştığını, fakat deri konfeksiyon atölyesinde çalışmış gibi yargılama yapıldığını, tanık beyanları ile de bu durumun kanıtlandığını belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, (1) gün sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2., 6., 9., 79., 108. maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-4 48... /21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının iş yerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği iş yerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu iş yeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 5 06... sayılı Kanun'lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, dava dışı ... (davacının kayınpederi) ünvanlı işverenin ... adresindeki ... sicil no.lu iş yerinden davacı adına 05.10.1992 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, fason dikim mahiyetli iş yerinin 05.10.1992-05.10.1992 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, ancak davacının bu atölyede değil de atölyenin yan tarafında şeklinde tarif edilen markette çalıştığını iddia ettiği,işe giriş bildirgesine ek olarak davalı kuruma verilen "İşe Giriş Bildirgesi Dizi Pusulası"başlıklı belgede Sigortalı İlk İşe Girenler başlığı altında davacı ..., Sigortalı İşe Tekrar Girenler başlığı altında ... ve ... isimli sigortalıların bulunduğu, tanık olarak beyanı alınan ... ve ...'ün SGK hizmet cetvellerinde de davadışı iş yerinden bildirimlerinin olmadığı ve davacı ile dava dışı iş yerinde çalışmadıklarını ve davacıyı tanımadıklarını beyan ettikleri, öte yandan davacı tanığı olarak dinlenen aynı zamanda emniyet tarafından komşu olarak tespit edilen ... ile ...'ın ise davacının işverene ait market iş yerinde çalıştığı yönünde beyanda bulundukları,mahkemece böylelikle iş yerinin ve işin niteliği tereddütsüz şekilde belirlenmeden anılan tanık beyanları ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
3.Buna göre Mahkemece, davacının da beyanı alınmak suretiyle çalışma iddiasının olduğu iş yerinin niteliğinin ne olduğu, hangi adresli iş yeri olduğu, davacının iş yerinde ne iş yaptığı, kimlerle çalıştığı, çalışmanın market iş yerinde olduğunun anlaşılması halinde bu iş yerine ilişkin tescilli iş yeri olup olmadığı varsa iş yeri tescil bilgileri ve dönem bordrosu Kurumdan celbedilerek bordro tanıkları dinlenmeli, işverenin vergi kaydı celbedilmeli, böyle bir iş yeri tescilinin olmadığının ancak iş yeri niteliğinin market iş yeri olduğunun anlaşılması halinde, komşu olarak belirlenen ... ile ...'ın ikamet kayıtları da getirtilerek beyanları denetlenmeli, davacının market iş yerinde çalıştığının tespiti halinde neden fason dikim iş yerinden bildirildiği ile fason dikim iş yerinin 05.10.1992 tarihinde kapsama alınıp yine aynı tarih itibariyle neden kapsamdan çıkarıldığı ve bu hususta Kurumda mevcut bir denetim raporu,tutanak vs.nin olup olmadığı hususuları da araştırılmalı, ayrıca belirlenecek iş yerine dava konusu dönemde komşu iş yeri ve kayda geçmiş çalışanlarının, vergi dairesi, SGK ve belediye aracılığıyla da yapılacak araştırmayla yöntemince saptanarak, sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı, komşu iş yeri ve çalışanlarının tespit edilememesi halinde davacının çalışmasını bilebilecek olan kişiler tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, böylelikle, iş yerinin ve işin niteliği tereddütten uzak şekilde belirlendikten ve buna göre toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının iş yerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.