MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/207 E., 2025/1107 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/107 E., 2023/340 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.07.2014-26.06.2018 tarihleri arasında davalı işveren yanında fizyoterapist olarak çalıştığını, ilk işe başladığında maaşının net 3.000,00 TL, 2015 yılının Şubat ayında 3.250,00 TL ve son olarak 2017 yılı Mart ayı itibariyle net 3.500,00 TL olmasına rağmen davalı işverence müvekkilinin maaşının Kuruma asgari ücretin biraz üstü gösterilip yatırıldığını, geri kalan kısmının ise elden ödendiğini, elden ödenen kısmın sigorta primlerinin davalı Kuruma ödemediğini, elden ödemeye ilişkin ... ... yazışmalarında mesajlar yer aldığını, kurucu müdür olarak görünen ... ...'nın müvekkiline elden verdiği parayı koymuş olduğu zarf üzerine kendi el yazısıyla yazmış olduğu banka ve elden alınan paraları gösterir 5 adet davalı işveren logolu zarfın dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, müvekkilinin.... Noterliğinin 25.06.2018 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile davalı işverene ihtar çekilerek eksik sigorta primlerinin yatırılmasının talep edildiğini, ancak davalı işverenin ihtara herhangi bir cevap verilmemesi nedeniyle haklı olarak iş akdini feshedildiğinin davalı işveren bildirildiğini belirterek, müvekkilinin prime esas aylık net maaşının 01.07.2014-31.01.2015 tarihleri arasında 3.000,00 TL, 01.02.2015-28.02.2017 tarihleri arasında 3.250,00 TL ve 01.03.2017-26.06.2018 tarihleri arasında ise 3.500,00 TL olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili iş yerinde fizyoterapist olarak çalıştığını ve çalıştığı süre boyunca yasal ücretlerini bordroları imzalayarak düzenli olarak aldığını, davacının iddialarının doğru olmadığını ödenen yasal ücretleri üzerinden prim borcu düzenli olarak SGK'ya ödendiğini, primlerinin eksik yatırıldığına dair iddaları kabul etmediklerini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Kurum kayıtlarında yer almayan iddasını aynı değerde yazılı delille ispatı gerektiğini, ücret konusunda tespiti istenilen sürenin evvelinde ve sonrasında beyyine başlangıcı sayılabilecek ödeme belgeleri ve sair bu nitekte bir belge yoksa HUMK.'nın 288. maddesinde yazılı sınırları aşan tavan ücret alma iddiasında yazılı delil aranması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında;
"Davanın reddine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere SGK'dan geldiklerinde elden maaş aldıklarını söylememeleri için çalışanlar ... grubunda uyarıldığını, ... konuşmaları delil başlangıcı sayılarak müvekkilin ne kadar ücret aldığı konusunda detaylı araştırma yapmadan karar verildiğini, davacının gerçek kazancına ilişkin emsal ücret araştırması yapılmadığını, kararın bozulmasını savunmaktadır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi 1. fıkrası hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.