MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/763 E., 2025/2307 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 16. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/396 E., 2021/440 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması talep edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra, duruşma için 03.03.2026 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü davacı ... adına Av. ... ile davalı ... İnş. ve Turz. A.Ş. adına Av. ... geldiler. Davalı ... İnş. Taah. San. Tic. A.Ş. adına gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan asıl işveren ... İnşaat ve Turizm A.Ş. tarafından yaptırılmakta olan AVM inşaatı işyerinde kaba inşaat işlerini üstlenen taşeron ... İnşaat Taah. San. ve Tic. AŞ. işçilerinden ...’ın 08.11.2018 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiği, kaza nedeniyle SGK Müfettişi tarafından düzenlenilen raporda olayın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca bir iş kazası olduğu, gerekli iş güvenliği önlemlerini almayan işveren ... İnş. A.Ş.’nin sorumlu olduğu, ayrıca asıl işveren ... İnş. A.Ş.’nin de 5510 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun belirlendiği, ... sigortalının hak sahiplerinden eş ... ’a 186.622,42 TL, oğlu ...’a 47.306,67 TL, kızı ...’a 64.446,19 TL ve oğlu ... ’a 53.216,96 TL peşin değerli gelir bağlandığı, 548,63 TL tedavi gideri ve 595,00 TL cenaze yardımı ödemesi yapılmış olup, toplam 352.735,87 TL Kurum zararı meydana geldiği, kaza olayı ile ilgili İzmir Cum. Baş. 2018/128183 sayılı dosyasında soruşturmanın devam ettiği, alacağın tespiti ile kusur ve miktar yönünden fazlaya ilişkin dava ve istem hakları saklı kalmak üzere, Kurum zararının şimdilik 176.367,93 TL’sinin sarf, ödeme ve bağlanan gelirin onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan ve yargılama sırasında kusuru bulunduğu tespit edilecek kişi/kişilerden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı ... İnşaat ve Turizm AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinden, davanın kısmi dava olarak açıldığının anlaşıldığı, ancak talep konusu bölünebilir nitelikte olmadığından, işbu davanın kısmi dava olarak açılmasının mümkün olmadığı, dava dilekçesinde diğer davalı şirkete ait işyerinde, işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili mevzuata uyulmadığı, denetim ve gözetimin eksik olduğu, gerekli iş güvenliği önlemlerinin alınmaması neticesinde bu kazanın meydana geldiği iddia edilmekte ise de, iddiaların somut ve açık bir şekilde açıklanmadığı, dolayısıyla davacının HMK 194. maddesinde düzenlenen somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediği, davacı tarafın delillerini usul hukuku hükümlerine uygun bir şekilde göstermediği, davacı Kurum sigortalısı ile davalı arasında bir hizmet sözleşmesinin kurulmadığı, kazalı işçinin davalı şirketin çalışanı olmadığı, diğer davalı şirket ile aralarında alt-üst işveren ilişkisinin bulunmadığı, bu itibarla davalı açısından pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddedilmesi gerektiği, kazada ... işçinin tam ve ağır kusurlu olduğu, diğer davalı tarafın sunduğu evraklardan olay yeri fotoğraflardan anlaşıldığı üzere ... işçiye gerekli iş güvenliği eğitimlerin verilmiş ve kişisel koruyucu malzemelerin temin edilmiş olduğu, İzmir Cum. Baş. tarafından 2018/128183 sayılı dosyadan yürütülen soruşturmanın bekletici mesele yapılması, şirket tarafından yatırılan işveren sorumluluk sigortası kapsamında davanın ... Sigorta A.Ş.’ye ihbar edilmesi gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortalı ...’ın davalı şirket nezdinde kalıp işlerinde düz işçi olarak çalışmakta iken 08.11.2018 tarihinde üzücü kazanın meydana geldiği, sigortalının kalıp söküm işini yaptığı sırada telefonunun çalması üzerine telefon görüşmesi yapmak için iskeleye takılı haldeki emniyet kemerinin bağlantısını çözerek telefonla konuştuğu, ancak sonrasında emniyet kemerinin bağlantısını dalgınlık ve unutkanlık ile iskeleye takmadığı ve dengesini kaybederek düştüğü, sigortalıya işe girişte gerekli eğitimlerin verildiği, kişisel koruyucu malzemelerin temin edildiği ve her türlü talimatlar verilip önlemler alındıktan sonra işbaşı yaptırıldığı, şirket ile iş kazası ve oluşan zarar arasında uygun illiyet bağının bulunmadığı, şirketin kusuru bulunmadığından davacı Kurumun taleplerinden de sorumlu olmayacağı, meydana gelen kazanın, sigortalı ...’ın iş sağlığı ve iş güvenliği kurallarına uymaması ve kişisel koruyucu malzemeleri kullanmaması neticesinde oluştuğu, şirketin ve şirket çalışanlarının hiçbir kusur, ihmal ve sorumluluğunun bulunmadığı, İzmir Cum. Baş. tarafından 2018/128183 sayılı dosyadan iş yürütülen soruşturmanın bekletici mesele yapılması, işveren mali sorumluluk sigortası kapsamında davanın ... Sigorta A.Ş.’ye ihbar edilmesi, Sigorta Şirketi tarafından ödeme yapılmışsa mahsup edilmesi, davacı tarafın talep ve beyanlarının zamanaşımına uğradığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla davanın kabulü ile davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, peşin sermaye değerli gelir, tedavi gideri ve cenaze yardımından oluşan toplam 176.367,93 TL'nin gelir için onay tedavi yardımı ve cenaze giderleri yönünden sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
1.Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; iş kazası sonucu oluşan Kurum zararının tahsili talepli davanın kısmen kabulüne dair kararın sigortalıya atfedilen kusur oranı yönünden usul ve yasaya aykırı olduğu, Kurum müfettiş raporunda işverenlerin %90 kusurlu olduğu tespit edilmişken, mahkemece bu rapor ile bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmediği ve ilgili ceza soruşturmasının akıbetinin araştırılmadığı, olayda masa tipi kalıp altı iskele sisteminin korkuluksuz ve güvensiz şekilde kullanıldığı, ahşap kirişlerin sabitlenmediği ve işverenlerin denetim/gözetim yükümlülüğünü tamamen ihmal ettiğinin bilirkişi raporuyla da ikrar edildiği, "işi sürdürme baskısı" altında çalışan ve güvenli çalışma ortamı sağlanmayan sigortalıya %30 oranında kusur izafe edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Davalı ... İnşaat ve Turizm A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; şirketin asıl işveren değil, projenin yatırımcısı ve "iş sahibi" konumunda olduğu, kaba inşaat işlerinin anahtar teslimi bir "eser sözleşmesi" ile uzman kuruluş ... İnşaat’a devredildiği, davalının işçiler üzerinde emir ve talimat yetkisi bulunmadığı, dolayısıyla davada pasif husumet ehliyetinin olmadığı, kazanın, müteveffanın emniyet kemerini yaşam hattından kendi kusuruyla (telefon görüşmesi yapmak amacıyla) ayırması neticesinde meydana geldiği ve bu ağır kusurun illiyet bağını kestiği, şirketin sözleşmesel yükümlülüğü olmamasına rağmen üst düzey ... denetim mekanizmaları kurarak üzerine düşen özeni fazlasıyla gösterdiği, ayrıca maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için kritik önemdeki ceza soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
3.Davalı ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığı ve alacağın belirlenebilir olduğu, kazanın meydana geldiği çalışma platformunun mevzuata uygun, korkuluklu ve can halatlı olduğu, sabitlenmemiş kalas iddiasının maddi gerçekle örtüşmediği, ... sigortalının emniyet kemeri takılı vaziyette çalışırken gelen bir telefon araması üzerine bilinçli olarak kemer bağlantısını çözdüğü ve görüşme sonrası tekrar takmayı ihmal ederek kazaya sebebiyet verdiği, bu durumun tanık beyanları ( ... ve ... ) ile sabit olduğunu ve işçinin bu ağır kusurunun illiyet bağını kestiği, şirketin İSG eğitim, denetim ve ekipman sağlama yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiği, öte yandan destekten yoksun kalma hesabında eşin evlenme ihtimalinin, çocukların destek sürelerinin ve evlenme yaşlarının hayatın olağan akışına aykırı ve fahiş belirlendiği, kusur durumunu netleştirecek olan ceza yargılamasının bekletici mesele yapılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.