MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/23 E., 2025/2588 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 14. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/23 E., 2024/627 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 01.03.1999 - 29.09.1999 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili; davacının, dava konusu olan hizmetleri bakımından 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın gerekçesinde, davacının 1 Mart 1999- 29... tarihleri arasında çalıştığını iddia ettiği, davalı işveren adına ... sicil numarasıyla tescilli iş yerinden, 29.09.1999 - 05.08.2005, 12.10.2005 - 31.01.2007, 12.03.2007 - 05.03.2010 tarihleri arasında bildirimlerinin bulunduğu, en son 05.03.2010 tarihinde davalıya ait işten ayrıldığı, hizmet tespit davasının 29.01.2023 tarihinde açıldığı, bu hâle göre mülga 506 sayılı Kanun'un 79/10. fıkrası hükmünde belirtilen 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği belirtilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili özetle,
1-Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği ve diğer sair mevzuatta sayılan belgelerden birisinin dahi verilmiş olması hâlinde artık hak düşürücü süreden söz edilemeyeceğini, Yargıtay uygulamasında da anılan maddenin yorumu geniş tutulmuş ve eğer sayılan belgelerden birisi işveren tarafından verilmişse burada Kurumun işçinin çalışmasından haberdar olduğunu ve artık hizmet tespiti davası için hak düşürücü sürenin varlığından söz edilemeyeceğinin kabul edildiğini, ancak Mahkemece davanın hak düşürücü süreden dolayı reddine karar verilmiş olup kararın usule ve kanuna aykırı olduğunu,
2-İlk Derece Mahkemesine 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemeyeceği hususunda sundukları Yargıtay kararları doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken beyanlarının ve Yargıtayın yerleşik içtihatlarının tamamıyla yok sayılmış olup haksız ve hukuksuz yere davanın reddine karar verildiğini, ayrıca, dava dilekçesinde bu hususta tüm açıklamalar yapılmışken bilirkişi raporu alınmadan önce bu husus göz önüne alınıp araştırılması gerekirken bilirkişi raporu alındıktan sonra bu şekilde bir karar verilmiş olmasının hem zaman açısından hem de bilirkişi ücreti olarak gider avansı yatırıldığından maddi olarak müvekkilinin mağdur edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.