MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2366 E., 2025/1524 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çatak Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/25 E., 2017/56 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı okullarda 2005-2016 yılları arasında eğitim-öğretim dönemlerinde ücretli öğretmen olarak görev yaptığını, günde 6, haftada 30 saat derse girmesine rağmen hizmetlerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna eksik bildirildiğini ileri sürerek davacının 2005-2016 yılları arasındaki eğitim öğretim dönemlerinde eksik bildirilen hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 5510 sayılı Kanun’un 80/1-h maddesine göre davacının çalışmalarının Kuruma eksiksiz bildirildiğini, 657 sayılı Kanun’un 89. maddesine göre ders ücreti karşılığı öğretmen olarak çalıştığını, kadrolu öğretmenler ile statülerinin farklı olması nedeniyle aralarında karşılaştırma yapılmasının hakkaniyete uygun olmadığını ayrıca hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Fer'î müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; öncelikle müvekkili Kurumun 6552 sayılı Kanun ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7/4. maddesi uyarınca fer’î müdahil olmasına rağmen davalı olarak gösterilmesinin Kanun'a aykırı olduğunu, öte yandan davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, ücretli öğretmen olarak çalışmış olan davacının hizmetlerinin çalıştığı gün ve saat esas alınarak Kuruma bildirildiğini, bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirir yönü nedeniyle tüm araştırmaların re’sen yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.03.2017 tarihli kararı ile dosya içeriğine uygun, teknik verilere göre hazırlanan denetime elverişli olup hükme esas alınan bilirkişi raporundaki açıklamalar dikkate alındığında davanın kabulüne karar verilmesi; Sosyal Güvenlik Kurumunun ise Kanun gereği fer’î müdahil olarak davaya eklenmesi gerektiği gerekçesiyle davalı Bakanlık yönünden davanın kabulüne, davalı Kurum yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 30.03.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Bakanlık vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 07.11.2017 tarihli kararı ile Kurumun hizmet tespiti davasında 5521 sayılı Kanun’un 7/4 üncü maddesinde yer alan hükme istinaden davalı olarak gösterilmesinin hatalı olduğu, öte yandan İlk Derece Mahkemesi tarafından davacının şahsi sicil dosyası ile davalı iş yeri dosyasının ve dönem bordrolarının celbedildiği, davacının aylık kaç saat çalıştığı ve bu çalışması karşılığında ödenen ücrete ilişkin kayıtların da dosya içinde bulunduğu, davacının gelen kayıtlara bir itirazının ve ücretini aldığı saatten daha fazla bir çalışma iddiasının bulunmadığı, bu itibarla ücretli öğretmen statüsündeki davacının prim ödeme gün sayısının 5510 sayılı Kanun’un 80/h maddesi uyarınca 1 gün=7,5 saat esası üzerinden aylık çalışma saatinin aylık gün sayısına dönüştürülerek hesaplanması gerektiği, Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin içtihatlarının da bu yönde olduğu, bu hâli ile davacının Kuruma bildirilen hizmetlerinde eksiklik bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bu esasa göre hazırlanmadığından yasal ve hukuksal duruma, davacının çalışmasının niteliğine uygun olmadığı gerekçesiyle davalıların istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı SGK yönünden davanın husumet yokluğundan, davalı Bakanlık yönünden ise esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Son Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 25.06.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı Bakanlık vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Eldeki davada, Bölge Adliye Mahkemesince uyuşmazlığın 506 sayılı Kanun dönemine isabet eden kısmı bakımından 1 gün=7,5 saat çalışma esasından hareketle, 5510 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu dönem bakımından ise davacının aynı Kanun'un 80/j maddesi kapsamında çalıştığı varsayılarak hüküm kurulduğu görülmektedir. Yukarıda açıklanan ilkeler kapsamında Bölge Adliye Mahkemesince kayıtlardaki çelişkiler giderilerek, ücretli öğretmen statüsündeki davacının tespite konu tüm dönemde hangi aylar kaç saat çalıştığı tespit edilmeli, prim ödeme gün sayıları hesaplanırken toplam aylık çalışma saatleri, 1 gün = 7,5 saat esası üzerinden aylık çalışma gün sayısına dönüştürülerek, varılacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının ... İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü adına kayıtlı ... sicil numaralı iş yerinde,
2008 yılı Nisan ayında 1 gün,
2008 yılı Mayıs ayında 1 gün,
2008 yılı Haziran ayında 16 gün,
... sicil numaralı iş yerinde,
2010 yılı Eylül ayında 4 gün,
2014 yılı Ocak ayında 1 gün,
2016 yılı Ocak ayında 4 gün sigortalı hizmetin Kuruma eksik bildirildiğinin tespiti ile bu sürelerin Kuruma bildirilen süreye eklenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1 Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bir ücretli öğretmenin sadece çalıştığı gün veya çalıştığı saat esas alınarak ve çalışılan günün belli bir rakama (7.50) bölünmesi ile çıkan değere göre sigortalı sayılmasının hakkaniyete uygun olmadığını, davacının tam zamanlı olarak çalıştığının anlaşılması karşısında davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
2- Davalı Bakanlık vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ile karar verildiğini, davacı adına eksik bildirim yapılmadığının Kurum kayıtları ile ispatlandığını, aksine davacı adına 561 gün fazladan bildirim yapıldığını, buna göre davacının sigorta bildirimlerinin eksiksiz ve zamanında hatta fazlasıyla yapıldığının anlaşıldığını beyan etmektedir.
3- Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının çalışmaları bakımından Kurum kayıtlarının esas olduğunu, huzurdaki dava ile ileri sürülen iddiaların Kurum kayıtlarına eş değerde belgelerle kanıtlaması gerektiğini, buna göre ispatlanamayan davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının ücretli öğretmen olarak tam gün esası ile çalışmasına rağmen Kuruma bildirilmeyen eksik günlerinin tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.