MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3658 E., 2025/1939 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/804 E., 2021/262 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde, asıl işverenin ... ... A.Ş. olduğunu, davacının ... ....Şti.'nde ... olarak çalıştığını, 20.11.20 15... :30-01:00 sıralarında ...Merkezinde çalışırken elektrik çarpması sonucunda yaralandığını, davalı ...Ş.’ye ait olan ...merkezinde ... Sistemleri ve ... işi yapılacağından müvekkilin de bulunduğu bir grup işçinin çalışma alanına geldiklerini, hazırlıklara başladıkları sırada şantiye yetkilileri tarafından montaj ve bakım yapılacak olan trafoların elektrik kesme işlemlerinin yapılmaya başlandığını, elektrikleri kesilen trafoların kapağının açık bırakılacağının işçilere bildirildiğini, ardından işçilere, trafolarda elektrik kesildiği ve işe başlayabileceklerinin bildirildiğini davacının kapısı açık olan ve elektriği kesildiği belirtilen bölümlerden birine girerek tamirata başladığı sırada elektrik akımına kapılarak ağır şekilde yaralandığını, tedavisinin halen devam ettiğini, Antalya C. Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmanın devam ettiğini, davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla, 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
2.Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile maddi tazminat tutarını 475.199,03 TL olarak artırarak, bu tutardaki maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ....Şti. vekili, davacının, iş kazası tarihinden 4,5 ay sonra 07.03.2016 tarihinde sağlık raporunun bittiğini ve müvekkil şirkette tekrar iş başı yaptığını, 3 ay sonra ise 12.06.2016 tarihinde kendi isteğiyle, başka bir işyerinde çalışacağını beyan ederek istifa ettiğini, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, diğer davalı ...Ş.'nin çalışanları tarafından hücrede elektrik akımının kesilmediğini ve o hücreye girmemeleri konusunda davacının ve diğer çalışanların uyarılmasına rağmen davacının kimseye bilgi vermeden, sormadan enerjili hücreye girdiğini, ... ve verme, güvenli bir şekilde teslim etmenin ... ... A.Ş.'nin görevi olduğunu, kaza esnasında olay yerinde ... ... A.Ş.'nin ilgili personelleri bulunduğunu, müvekkilinin “... .../... ve Çok ... işlerde..." eğitimini aldırdığını, şirketin personele iş güvenliği eğitimlerini aldırdığını, sağlık kontrollerini yaptırdığını, kişisel koruyucuları teslim ettiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı ....Şti. vekili, müvekkilinin Antalya, Burdur ve Isparta illerindeki 168 adet ... Merkezlerindeki mevcut altyapının ... (Merkezi Denetleme Kontrol ve Veri Toplama Sistemi) uyumlu hale getirilmesi için 09.03.2015 tarihinde ... ... ...Şti. ile hizmet sözleşmesi imzaladığını, sözleşmenin 21. maddesine göre yüklenici işe başlama tarihinden itibaren belirtilen adet ve özellikte teknik personeli iş yerinde devamlı olarak bulundurmak zorunda olduğunu, alt yüklenici çalıştırıldığı takdirde bu sözleşmede yüklenici için belirtilen hükümlerin alt yükleniciler için de geçerli olduğunu, müvekkili ile yüklenici arasında İş Sağlığı ve Güvenliği/Çevre Ek Sözleşmesi imzalandığını, davacının alt yüklenicinin işçisi olduğunu, sözleşme gereğince müvekkilinin iş kazasından sorumlu olmayacağını, iş sağlığı ve güvenliğinden yüklenici ve alt yüklenici davalı firmanın müteselsilen sorumlu olduklarını, iş kazasının davacının kendi ağır kusuru ve ihmali nedeniyle meydana geldiğini, davacıya iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verildiğini, kişisel koruyucu malzeme verildiğini, gerekli eğitimleri aldığını, müvekkilinin kusuru olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.05.2021 tarihli kararı ile davacının kaza nedeniyle %25,0 nispetinde maluliyete uğradığı, davacının davalı ... Şirketinde elektrikçi olarak çalışırken gece saat 01.00 sıralarında ... ... A.Ş.'nin işlettiği ...Merkezinde çalışmakta ...hücresine girdiği esnada bu hücrenin alt kısımdaki giriş ayırıcı kontakları açılamadığı için kapalı konumda olduğu esnada hücre içinde çalışırken hücreye tersten ... gelmesi ve giriş ayırıcısına yakın olması nedeniyle elektrik ark alevleri oluşması sonucunda yanarak 20.11.2015 tarihinde iş kazası geçirdiği, ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, ... Sosyal Güvenlik ... 16/02/2017-309 Karar tarih sayılı Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespitine İlişkin Kurum Sağlık Kurulu Kararında %27,2 nispetinde maluliyete uğradığının bildirildiği, Yüksek Sağlık Kurulu raporuna göre %25 maluliyeti olduğu, 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporuna göre %25.0 maluliyeti olduğu, SGK tahkikat raporunda davacının kusursuz, davalı ....Şti.'nin %50, davalı ....'nin %50 oranında kusurlu olduğu, Mahkemece alınan ve birbiri ile örtüşen kusur raporlarında, davacının %10, davalı ....Şti.'nin %50, davalı ....'nin %40 oranında kusurlu olduğu, 25.03.2019 tarihli kusur heyet raporunda davacının %10, davalı ....Şti.'nin %50, davalı ....'nin %40 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 425.199,03 TL maddi, 60.000,00 TL manevi olmak üzere tazminatın kaza tarihi olan 20.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 27.05.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 31.03.2022 tarihli kararı ile davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne,
1. Davacının maddi tazminata ilişkin davasının kabulü ile 475.199,03 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 20.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2.Davacının manevi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulü ile 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 31.03.2022 tarihli kararının süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "..Dosya kapsamındaki bilgi ve beyanlara göre, davalı ... ... A.Ş., kendi işlettiği 168 adet trafo merkezindeki alt yapının scada denilen merkezi denetleme kontrol ve veri toplama sistemine uyumlu hale getirilmesi işini 09.03.2015 tarihli sözleşme ile dava dışı..... A.Ş.'ye verdiği, dava dışı...... A.Ş.'nin ise üstlendiği işi yaptırmak üzere diğer davalı, davacının işvereni olan ... ... .... A.Ş. ile sözleşme yaptığı belirtilmiş olmakla birlikte anılan bu sözleşme örneklerinin dosya içinde mevcut olmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece, davalıların kendi aralarında ve dava dışı ... ... ... ..... A.Ş. ile aralarındaki hukuki ilişkinin ne olduğu tüm sözleşme örnekleri dosya içine alınarak incelenmek suretiyle aralarında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunup bulunmadığı belirlenmeli, tarafların kusur oran ve aidiyetlerinin belirlenmesi açısından dosyanın iş kazasının gerçekleştiği alanda uzman A sınıf iş güvenliği uzmanlarından teşkil edilecek 3 kişilik heyete tevdi edilmesi, belirlenecek kusur oranları ile dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin bir bütün olarak değerlendirilerek, davalıların sorumlulukları hakkında bir karar verilmesi, aynı zamanda bozmadan sonra yapılacak yargılamada davacının kararı temyiz etmemiş olması nedeniyle davalı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hak kapsamında özellikle maddi tazminatın hesabında hükme esas alınan 01.02.2021 tarihli hesap raporuna tespit edilecek kusur oranı uygulandıktan sonra bu raporda işlemiş (bilinen) devre tarihi olarak esas alınan tarihin ileri çekilmemesine özen göstererek hüküm tesis edilmesi gerekmektedir..." gerekçesiyle sair yönleri incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Olay nedeniyle yapılan SGK soruşturması sonucu düzenlenen raporda davacının kusursuz, davalı ....Şti.'nin %50, davalı ....Şti.'nin %50 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Mahkemece alınan 26.11.2018 tarihli ve 25.03.2019 tarihli kusur raporlarında davacının %10, davalı ....Şti.'nin %40, davalı ....Şti.'nin %50 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, bozma sonrası alınan kusur raporunda davacının %30, davalı .....Şti.'nin %30, davalı ... ....Şti.'nin %30, ihbar olunan asıl işveren ... ....Şti.'nin %10 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, raporlar arasındaki çelişki nedeniyle alınan bilirkişi heyeti raporunda davacının %10, davalı ... ....Şti.'nin %50, davalı ....Şti.'nin %40 oranında kusurlu olduğu, ihbar olunan ... ....Şti.'nin olayda etkisinin olduğuna dair tespit yapılmadığının belirlendiği görülmüş, bu raporun dosya kapsamına ve oluşa uygun olduğu değerlendirilerek hükme esas alınmıştır.
Davacının dava dilekçesinde ücretinin net 3.000,00 TL olduğunu iddia ettiği, dosyada emsal ücret araştırması yapıldığı, ...'nin ...-... işçi ücretlerini ayrı ayrı bildirdiği, (... işçi 2015 yılı ücreti 2.950,00-3.250,00 TL arası), odalardan bildirilen ücretler, banka kayıtları ve davacının kalifiye işçi olması dikkate alındığında ücretinin net 3.000,00 TL olduğunun kabulünün dosya kapsamına uygun olacağı anlaşılmış, bu ücrete göre düzenlenen ek rapor esas alınmıştır...Olay tarihi, davacının maluliyet oranı, olayın özelliği, kusur durumu, tarafların ekonomik durumları, davacının 14 ay gibi bir süre hastanede yatarak yanık tedavisi görmesi hususları dikkate alındığında 60.000,00 TL manevi tazminat miktarının makul olduğu değerlendirilmiştir."
gerekçesiyle,
1.Davacının maddi tazminata ilişkin davasının kabulü ile 475.199,03 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 20.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2.Davacının manevi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulü ile 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ....Şti. vekili temyiz dilekçesinde, müvekkiliyle diğer davalı arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olmadığını, müvekkilinin scada altyapı adaptasyon işlerini yerine getirmek amacıyla ihale düzenlediğini, ihaleyi alan...Firması ile hizmet sözleşmesi imzaladığını, bu şirketin sözleşme kapsamında hizmeti kendine ait işçiler vasıtasıyla yerine getirmeyi üstlendiğini, müvekkilinin kendi işçilerini çalıştırmadığını, asıl işveren sıfatı bulunmadığını, yüklenicinin iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili her türlü tedbiri almayı, sahada yapacağı her türlü çalışmada işin takibi, sorumluluğu ve alınacak önlemlerden sorumlu olacağını taahhüt ettiğini, davacının alt yüklenicinin işçisi olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun olmadığını, olayda davacının ağır kusurlu olduğunu, manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
Davalı .....Şti. vekili temyiz dilekçesinde, ... kesme ve kontrol etme görevinden diğer davalı ...Ş.'nin sorumlu olduğunu, ... ... A.Ş. çalışanları tarafından, hücrede elektrik akımının kesilmediğini ve o hücreye girmemeleri konusunda davacının ve diğer çalışanların uyarılmasına rağmen, davacının kimseye bilgi vermeden, sormadan enerjili hücreye girdiğini, tüm kusurun davacıya ait olduğunu, kazanın olduğu.... ... ... A.Ş’ye ait olduğunu, ... kesme ve verme, çalışma yapılacak hücrelerin enerjisi kesilerek güvenli bir şekilde teslim etmenin ... ... A.Ş’nin görevi olduğunu, kazadan sonra davacıya kısım kısım ödemeler yapıldığını, müvekkilinin kusuru olmadığını, manevi tazminatın fahiş olduğunu, bilirkişi raporlarında yazılı tüm aleyhe hususlara itiraz ettiklerini, Adli Tıp raporuna itiraz ettiklerini, hesap rapordaki hesaplamalar denetime elverişli olmadığını, tüm kusur raporları ve maluliyet raporlarının yasaya ve usule aykırı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1.Davalı ....Şti. vekili ile davalı .....Şti. vekilinin davacı lehine hükmolunan manevi tazminat tutarına yönelik temyiz istemi yönünden;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre temyize getirilen manevi tazminat tutarının 14.11.2024 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 6100 sayılı HMK'nın Ek 1/3. maddesinin yürürlük tarihine ilişkin 7531 sayılı Kanun'un geçici 1/6. maddesi gereği Bölge Adliye Mahkemesinin ilk karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalılar .... A.Ş. vekili ile davalı .... A.Ş. vekilinin temyiz itirazının miktardan reddine karar verilmiştir.
2.Davalı ....Şti. vekili ile davalı .....Şti. vekilinin davacı lehine hükmolunan maddi tazminat tutarına yönelik temyiz istemi yönünden;
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkeme kararının ve kararın gerekçesinde belirtilen hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR :
Açıklanan sebeple;
1.Davalı ....Şti. vekili ile davalı .....Şti. vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2.Davalı ....Şti. vekili ile davalı .....Şti. vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.