MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/550 E., 2025/101 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilin Temmuz 2010 ile Kasım 2018 tarihleri arasında geçen süre içerisinde davalı şirket bünyesinde çalıştığını, müvekkilinin SGK hizmet dökümünde 05.10.2010 tarihinde davalı işyerinde işe başlamış gözükse de işverenin işe başlangıçta da girişini 3 ay sonra bildirdiğini, müvekkilinin çalıştığı dönemlerde işveren tarafından eksik prim ödemesinin bulunduğunu tespit ettiğini, müvekkilinin aynı işyerinde 2010 yılından bu yana kesintisiz olarak çalıştığını iddia ederek müvekkilinin davalı şirket bünyesinde belirtilen tarihler arasında bir fiil çalıştığının ve bu süre içerisinde eksik ödenmiş bulunan sigorta primlerinin tespiti ile eksik primlerin işverence tamamlatılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davacı taleplerine zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden itiraz ettiklerini, işe giriş ve işten ayrılış bildirgeleri incelendiğinde davacının dönem dönem davalı işyerinde çalıştığının görüleceğini, kesintisiz çalıştığı iddiasının kesinlikle doğru olmadığını, davacının iş akdinin sona erdiği tarihlerde İş-Kur'dan işsizlik ödeneği aldığını, eğer çalıştığını iddia ediyorsa işsizlik ödeneği için neden başvuruda bulunduğunu, kesintisiz çalışmış ise neden işsizlik ödeneği almak için başvurduğunu, davacının davalı işyerinde belirli dönemlerde çalıştığını, bu dönemlere ilişkin sigorta primlerinin eksiksiz olarak yatırıldığını iddia ederek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
2.Fer'i müdahil ... vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle hak düşürücü süre yönünden reddini, bu olmadığı takdirde davanın esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.02.2022 tarihli kararı ile tüm dosya kapsamı ve yukarıda yapılan açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalı işyerindeki çalışmalarının sürekli olmadığı ve davalı işyerinden yapılan hizmet bildirimleri dışında çalışmasının kanıtlanamadığı, sonuç olarak davacının dava konusu talebinin yerinde olmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 31.01.2023 tarihli kararı ile başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 18.05.2023 tarihli ilamında, "... Mahkemece yapılacak iş; davacının 05.10.2010-30.04.2012 tarihleri arasında davalı şirkete ait ... numaralı iş yerinde 566 gün, 26.09.2012-15.11.2012 tarihleri arasında ... numaralı iş yerinde 50 gün, 16.11.2012-16.01.2013 tarihleri arasında ... numaralı iş yerinde 61 gün, 17.01.2013-08.03.2013 tarihleri arasında ... numaralı iş yerinde 53 gün, 09.03.2013-06.04.2013 tarihleri arasında ... numaralı iş yerinde 29 gün, 19.02.2014-30.01.2015 tarihleri arasında ... numaralı işyerinde 340 gün, 26.02.2016-31.03.2016 tarihleri arasında ... numaralı iş yerinde 34 gün, 01.04.2016-30.09.2016 tarihleri arasında ... numaralı iş yerinde 180 gün, 01.10.2016-30.12.2016 tarihleri arasında ... numaralı iş yerinde 90 gün ve 09.05.2018-30.11.2018 tarihleri arasında ... numaralı iş yerinde 203 gün hizmet kaydının bulunduğu, davacının davalıya ait birçok iş yerinden bildirimleri yapıldığı gözetilerek, davacıya davalıya ait hangi iş yerinde çalıştığının sorulması, çaycı olarak çalıştığı için davalıya ait büro işyerinde çalışıp çalışmadığının tespit edilerek eğer büro iş yerinde ise aralıklı çalışmadan söz edilemeyeceği de dikkate alınarak, komşu iş yeri ve bordro tanıklarının beyanları alındıktan sonra tanık anlatımları arasındaki çelişki de giderilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir.." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı öncesi ve sonrasında yapılan yargılama sırasında toplanan tüm delillerin, iddia ve savunmaların değerlendirilmesi neticesinde davacının davalı iş yerindeki çalışmalarının sürekli olduğunun kabulünün mümkün olmaması sebebiyle davalı işveren tarafından Kuruma yapılan hizmet bildirimleri dışında çalışmasının davacı tarafından kesin ve somut olarak ispatlanamadığı kabul edilerek davanın reddine dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, eksik inceleme ve araştırma il hatalı olarak verilen kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
1. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
2.Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, iş yeri özlük dosyası temin edilip iş yerinin Kanun'un kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi iş yerinde ne iş yapıldığı, iş yerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
3.Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, iş yeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
4.Eldeki davada, Mahkemece her ne kadar bozma kararına uyulmuş ise de bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiş olup karar eksik incelemeye dayalıdır. Davacının davalı nezdinde Temmuz 2010 ile Kasım 2018 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışma sürelerinin tespitini talep ettiği eldeki davada, Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılamada davacının davalı iş yerinde ne iş yaptığının belirlenmesine dair 29.11.2023 tarihinde alınan davacı vekili beyanının yeterli ve açık olmadığı halde Mahkemece davanın reddine dair karar verilmiş ise de hüküm eksik araştırmaya dayalıdır.
Mahkemece davacının 05.10.2010-30.04.2012 tarihleri arasında davalı şirkete ait ... numaralı iş yerinde 566 gün, 26.09.2012-15.11.2012 tarihleri arasında ... numaralı iş yerinde 50 gün, 16.11.2012-16.01.2013 tarihleri arasında ... numaralı iş yerinde 61 gün, 17.01.2013-08.03.2013 tarihleri arasında ... numaralı iş yerinde 53 gün, 09.03.2013-06.04.2013 tarihleri arasında ... numaralı iş yerinde 29 gün, 19.02.2014-30.01.2015 tarihleri arasında ... numaralı işyerinde 340 gün, 26.02.2016-31.03.2016 tarihleri arasında ... numaralı iş yerinde 34 gün, 01.04.2016-30.09.2016 tarihleri arasında ... numaralı iş yerinde 180 gün, 01.10.2016-30.12.2016 tarihleri arasında ... numaralı iş yerinde 90 gün ve 09.05.2018-30.11.2018 tarihleri arasında ... numaralı iş yerinde 203 gün hizmet kaydının bulunduğu, davacının davalıya ait birçok iş yerinden bildirimleri yapıldığı gözetilerek, davacı asile davalıya ait hangi iş yerinde çalıştığının ve ne iş yaptığının sorulması çaycı olarak çalıştığı için davalıya ait büro işyerinde çalışıp çalışmadığının tespit edilerek eğer büro iş yerinde ise aralıklı çalışmadan söz edilemeyeceği de dikkate alınarak, komşu iş yeri ve bordro tanıklarının beyanları alındıktan sonra tanık anlatımları arasındaki çelişki de giderilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.