MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2025/381 E., 2025/1130 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesi
SAYISI: 2020/448 E., 2021/671 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin temizlik işçisi olarak 3 ay kadar çalıştığını, davalı şirket yetkililerinin müvekkilinden imza örnekleri vekaletname alarak kendisini şirket yetkilisi olarak gösterdiklerini, aldıkları vekaletname ile şirketin her türlü işlemlerini yaparak şirketi borçlandırdıklarını ve SGK borçlarını ödemediklerini, müvekkilinin okur yazar olmadığını, bu sebeple alınan vekaletnamenin geçerli olmadığının iradesi dışında yapılan işlemlerin yok hükmünde olduğunu, müvekkilinin olayı öğrendikten sonra şirketten ayrıldığını buna rağmen müvekkili adına tüm işlemleri yürütmeye devam ettiğini bu sebeple müvekkili adına yüklü miktarda prim borcu çıktığını, müvekkilinin mağduriyet yaşadığını belirterek, mağduriyetinin giderilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.10.2021 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 13.12.2023 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 03.10.2024 tarihli kararı ile "...Davaya konu ödeme emirlerinin dava dışı Ltd. Şti.'ye ait prim borçları nedeniyle düzenlendiği, davacının 29.04.2010 tarihli kararla şirket ortağı ve aynı zamanda 5 yıl süre ile müdür olarak atandığı, 11.02.2011 tarihli hisse devir sözleşmesi ile hisselerini devrettiği ve aynı zamanda müdürlük görevinin sona erdiği anlaşılmaktadır. Davacıya ödeme emri 20.07.2020 tarihinde tebliğ edilmiş olup davanın açılış tarihi itibariyle davacının kamu borçlusu olduğu, şirket ortak ve yöneticisi olduğu 29.04.2010 tarihinden itibaren kamu borçlusu olması nedeniyle ödeme emrinin iptaline yönelik davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi yerinde olup davacının 3. kişi olduğu dönem yönünden ise davanın menfi tespit olarak değerlendirilmesi yerindedir. Ancak davacının sorumluluğunun 2010/3. ayından da kamu borçlusu olarak sorumlu olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir." gerekçesiyle söz konusu kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.05.2025 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davanın reddi gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.