MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/383 E., 2025/143 K.
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; kümesçilik faaliyetinden dolayı Melen Vergi Dairesindeki vergi kaydına istinaden 24.01.1990 tarihinde zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için başvurduğunu, 24.01.2004 tarihine kadar vergi mükellefiyetinin devam ettiğini, bu tarihte vergi kaydını kapatıp ... şirketi ile çalışmaya başladığını, bu şirketten civcivleri alıp 45 gün bakıp büyüttükten sonra teslim ettiğini ve emeğinin karşılığında %18 vergi kesilerek kalanı ücret olarak aldığını, 24.01.1990-24.01.2004 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olarak primleri ödediğini, daha sonra da prim tutarlarını ödediğini, 9000 prim gün şartını yerine getirdiğini düşünerek 09.04.2012 tarihinde emeklilik müracaatında bulunduğunu, 24.01.2004 tarihinden sonra müracaat olmadan gelirinin ziraiye çevrildiğini öğrendiğini, 22... ay 7 günlük priminin heba edildiğini, ödediği primlerin sigortalı olarak kabul edilmesi gerektiğini beyanla Kurumun 04.06.2012 tarihli işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı 13.02.2018 tarihli duruşmada; "dava dilekçemde belirtmiş olduğum Bağ-Kur Sigortalılığı ile ilgili talebim kabul edilmeyecek ise ben lehime olan 2926 sayılı Kanun'da düzenlenen ve lehime olan zorunlu sigortalılıktan yararlanmak istiyorum " şeklinde beyanda bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacının 24.01.1990 tarihinde başlatılan 1479 sayılı Kanun'a tabi Bağ-Kur sigortalığının 2926 sayılı Kanun'a tabi sigortalılık olduğunun tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline, davacının fazlaya dair tüm istemlerinin reddine karar vermiştir
IV. İSTİNAF
Taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuş olup Sakarya Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. 1. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Daire kararında, 1479 sayılı Kanun'un 24/II-d maddesi hükmüne göre tarım işi yapanlar ve Kanun kapsamında zorunlu sigortalı sayılmazlar. 12.12.2005 tarihli Mudurnu Mal Müdürlüğü yazısı ile davacının 17.01.1982-01.06.19 87... .03.1988 - 31.03.1989 tarihleri arasında “Tavuk Yetiştiricisi” faaliyetinden dolayı vergi mükellefiyeti bildirilmiş, bu faaliyetin zirai ya da ticari olup olmadığı hususunda bilgi verilmemiştir. Yine Kuruma ibraz edilen İB formunda ve Bağ-Kur’a giriş bildirgesindeki mesleğine ilişkin kısımda “tavuk üreticisi” olarak yazılmıştır.
Eldeki dosyada; davacının vergi kaydına istinaden 03.08.1994 tarihli işe giriş bildirgesi ile 24.01.1990 tarihinden başlatılan 1479 sayılı Kanun'a tabi Esnaf Bağ-Kur sigortalılığının, daha sonra vergi kaydının zirai kazançtan kaynaklandığının anlaşılması üzerine Kurum tarafından iptal edilerek ödenen primlerin isteğe bağlı sigortalılığa aktarılmasından kaynaklanmaktadır.
Dosyaya sunulan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacının kümes hayvanlarının yetiştirilmesi işi kapsamında 02.04.1990-30.05.2004 tarihleri arasında Düzce Vergi Dairesine kayıtlı gelir vergisi mükellefi olduğu, Kurumun 03.08.1994 tarihli işe giriş bildirgesinde de davacının mesleki faaliyetinin tavuk besiciliği olarak belirtildiği ancak işe giriş bildirgesinin ise 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalılığı olarak kaydedildiği görülmüştür.
Somut olayda; davacının 24.01.1990-30.05.2004 arası tarım sigortalısı sayılmasına ilişkin Mahkeme kararı yerinde ise de 30.05.2004 sonrası için verilen karar eksik incelemeye dayalıdır.
Dosya kapsamında, tavuk besiciliğinden gelen zirai kaydın 30.05.2004 tarihi itibariyle son bulması karşısında bu tarihten sonraki talep konusu dönem yönünden tarımsal faaliyetin varlığı araştırılıp irdelenmeli ve sonucuna göre karar verilmeli; davacının yaşlılık aylığı talebi olması hususu karşısında da tahsis koşulları işbu faaliyet araştırmasının sonucuna göre belirlenip yeniden değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Son Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının 24.01.1990-30.05.2004 tarihleri arasında bildirilen 1479 sayılı Kanun'a tabi Bağ-Kur sigortalığının 2926 sayılı Kanun'a tabi sigortalılık olduğunun tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline, davacının fazlaya dair tüm istemlerinin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkeme kararının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkeme kararının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Kısmi yaşlılık aylığını düzenleyen 1479 sayılı Kanun'un Geçici 10. maddesinin son fıkrasında; “Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olanlardan, 15 tam yıl prim ödeme süresi ile kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurma koşulunu, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşından itibaren,
a) 2 tam yıldan fazla, 4 tam yıl veya daha az süre içinde yerine getiren, kadınlara 51, erkeklere 56 yaşını,
b) 4 tam yıldan fazla, 6 tam yıl veya daha az süre içinde yerine getiren, kadınlara 52, erkeklere 56 yaşını,
c) 6 tam yıldan fazla, 8 tam yıl veya daha az süre içinde yerine getiren, kadınlara 53, erkeklere 57 yaşını,
d) 8 tam yıldan fazla, 10 tam yıl veya daha az süre içinde yerine getiren, kadınlara 54, erkeklere 57 yaşını,
e) 10 tam yıldan fazla süre içinde yerine getiren, kadınlara 56, erkeklere 58 yaşını, doldurmaları ve talepte bulunmaları halinde, yaşlılık aylığı bağlanır.” hükmü yer almaktadır.
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2. Somut olayda, davacının 55 yaş, 3600 prim gün sayısı ve 15 yıl sigortalılık süresi (kısmi aylık) tahsis koşullarının gerçekleştiği tarih itibariyle kısmi aylık bağlanabileceği gözetilerek irdeleme yapılmalı; kısmi aylık (55 yaş, 3600 prim gün sayısı ve 15 yıl sigortalılık süresi) şartları bu kapsamda ve yargılama sırasında da oluşması halinde istemi durumunda bağlanabileceği gözetilerek değerlendirilmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,
10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.