MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/443 E., 2025/265 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının Orman Genel Müdürlüğüne bağlı ... Orman İşletme Müdürlüğü Ağaçlandırma Bölge Şefliği nezdinde 15.07.1984 tarihinde çalışmaya başladığını, bu çalışması nedeniyle ... sicil sayısı ile tescil edilmiş olmasına rağmen primlerinin ödenmediğini, müvekkilinin tüm sigortalılık işlemleri halen bu sicil sayısı üzerinden yürütüldüğü halde sigorta primi ödenmediği için işe giriş tarihi sigorta başlangıcı olarak kabul edilmediğini belirterek, davacı müvekkilinin sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği 03.03.1986 olarak tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesini 05.04.2022 tarihli kararı ile davanın kabulüne, davacının sigorta başlangıç tarihinin 03.03.1986 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 05.04.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 23.11.2023 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 23.11.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece,"... yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, dava dışı Orman Genel Müdürlüğü ... Orman İşletme Müdürlüğü unvanlı işverenin ... sicil no.lu iş yerinden davacı adına 15.07.1984 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, işe giriş bildirgesinin üzerinde sigortalının isim ve kimlik bilgilerinin bulunduğu bölümde sigortalının doğum tarihinin 1950, nüfus kaydına ilişkin cilt no:20 olarak belirtilmişken davacıya ait nüfus kaydında ise doğum tarihinin 03.03.1968, evlenmeden önceki nüfus bilgilerinde ise cilt no.nun 32 olduğu, işe giriş bildirgesindeki diğer kimlik bilgileri ile nüfus kaydı bilgilerinin uyumlu olduğu, ... ile dava dışı işveren arasında 15.07.1984 başlangıç tarihli bir hizmet sözleşmesinin akdedildiği, sözleşmenin konusunun fidanlık, ağaçlandırma, mera, ıslah, tohum toplama, reçine çıkarma vs. konulu olduğu, dava dışı işveren tarafından davalı Kuruma 13.09.1984 tarihli üst yazı gönderilen işten çıkarılan işçi listesinde ... adının yanında işten çıkış tarihi olarak 30.07.1984 olarak belirtildiğinin görüldüğü, dava dışı iş yerinden dosyaya sunulan 31.07.1984 düzenleme tarihli puantaj cetvelinde ... adı ve imzasının da bulunduğu, bu ismin karşısında Temmuz 1984 döneminde 2 gün çalışmanın karşılığında 2.500 TL ödeme yapıldığının belirtildiği, davacının sigorta sicil no.sunun 1984 yılı serisinden olduğu, 1984/1-3. dönem arası iş yerine ait bordroların davalı Kurum tarafından dosyaya sunulduğu, bordro tanıklarının dinlenmediği, aidiyet konusuna ilişkin gerekli araştırmanın da yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Tüm bu açıklamalara göre Mahkemece, öncelikle Kurumdan dava dışı Orman Genel Müdürlüğü ... Orman İşletme Müdürlüğü unvanlı işverenin ... sicil no.lu iş yerinden ... adına verilen 15.07.1984 tarihli işe giriş bildirgesindeki doğum tarihi ve nüfus cilt no. ile davacıya ait nüfus kaydındaki doğum tarihi ile evlenmeden önceki nüfus sicil no.nun birbirinden farklı olduğu gözetilerek, Kurumda sigorta sicil dosyası olan başkaca ... olup olmadığının araştırılarak varsa sicil dosyası celbedilmeli, Türkiye genelinde nüfus kaydı araştırması yapılarak belirlenmeli, varsa bildirilen kişilerin adres bilgileri ile birlikte nüfus bilgileri de temin edilerek dava konusu hakkında bilgilerine başvurulmalı, dava konusu dönem bordrosunda kayıtlı sigortalılardan yeteri kadarı dinlenerek çalışmanın davacıya ait olup olmadığı hususunda beyanları alınmalı, böylelikle çalışmanın kime ait olduğu hususu net olarak ortaya konularak, toplanan tüm deliller değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmelidir..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Bozma kararı doğrultusunda yapılan araştırmada ... kızı ... (...) isimli başka bir kişinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Orman İşletme Müdürlüğünün 1984 yılı Temmuz ayına ait puantajlı istihkak bordrosunda ismi geçen tanıklar davacı ile birlikte çalıştıklarını, köyde başka ... olmadığını beyan etmişlerdir. Ayrıca davacının 1950 doğumlu olmadığını da belirtmişler, birlikte çalıştıklarını söyledikleri kişilerin de istihkak bordrosunda yer aldığı tespit edilmiştir. Tüm kanıtlar davacının 15.07.1984 tarihinde ... sicil sayılı iş yerinde orman ağaçlandırma faaliyeti sırasında; çalıştığını doğruladığından davanın kabulüne ve 18 yaşını doldurduğu tarihin de sigorta başlangıç tarihi olduğunun tespitine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.." gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının sigorta başlangıç tarihinin 03.03.1986 tarihi olduğunun ve davacının 15.07.1984 tarihinde ... sicil sayılı iş yerinde bir gün süreyle çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, fiili çalışmanın ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddinin gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmişlerdir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespitine ilişkindir.
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7/3. maddesi yollaması ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361/1. maddesinde temyiz yoluna başvuru süresinin iki hafta olduğu ve bu sürenin ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlayacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, davalı Kurum vekiline usulüne uygun olarak 29.07.2025 tarihinde tebliğ edildiği, temyiz dilekçesi ise yasal süre geçirildikten sonra, 25.08.2025 tarihinde verilmiş olup bu sebeple söz konusu kararı süresinde temyiz etmeyen davalı Kurum vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.