MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/84 E., 2025/137 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalılar ... Kapı Otomatikleri San. Tic. Ltd. Şti. ve ... Yönetim Hizmetleri İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar murisinin 23.11.2011 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat ettiğini belirterek müteveffanın nikahsız eşi, çocuğu ve babası için maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...A.Ş. vekili verdiği cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... adı ile marfu ... Alışveriş Merkezinin yapı müteahhidi olduğunu, projenin dış cephesinin cam işlerinin yapılması için diğer davalı ... Kapı...Şti. ile yüklenicilik sözleşmesi imzalandığını, cam işlerinin diğer davalı ... Kapı...Şti. tarafından itihdam edilen işçiler tarafından yapıldığını, ... in bu işçilerden biri olarak ilgili projede çalıştığını, 23.11.2011 tarihinde bir an dikkatsizlik ve tedbirsizliği ile ... şantiyesindeki su dolu çukura düşmek suretiyle hayatını kaybettiğini, kazada müvekkili şirketin kastı, suçu sayılı bir eylemi olmadığını, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili tüm tedbirlerin eksiksiz alındığını, kazada ...'in tam kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini talep ve müdafaa etmiştir.
Davalı ... vekili verdiği ceap dilekçesinde özetle; davacı ...'ın ... ile evli olmadığını, resmi nikalı olmadığını, bu nedenle bu kişi yönünden davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin müteveffanın çalıştığı şirkette iş güvenliği danışmanı olarak hizmet vediğini, bu nedenle olaylardan sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin İşverene karşı danışmanlık sorumluluğu olduğunu, başkaca mesuliyeti olmadığını, müvekkilinin iş güvenliği konusunda gerekli önlemleri aldırdığını, eksiklikleri kaydederek işverene bildirdiğini, işverenin buna uyup uymaması kendi insiyatifinde olduğunu, müvekkilinin yaptırım gücü olmadığını, kazada müteveffanın kusuru olduğunu, olayın meydana gelmesinde müvekkilinin kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini talep ve müdafaa etmiştir.
Davalı ... şirketi tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.11.2020 tarihli ve 2014/73 E., 2020/559 K. sayılı kararında özetle; davacı ... bakımından davanın kısmen kabulü ile, 251.540,17 TL maddi, 70.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... bakımından kısmen kabulü ile 28.107,83 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... bakımından kısmen kabulü ile 70.212,99 TL maddi 50.000,00 TL, manevi tazminatın olay tarihi olan 23.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 11.11.2020 tarihli ve 2014/73 E., 2020/559 K. sayılı kararına karşı davacılar ve davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 11.11.2021 tarih ve 2021/366 E., 2021/2533 K. sayılı kararı ile davacıların murisi ...'in davalılara ait inşaat projesinde çalışırken 23.11.2011 tarihinde iş kazası geçirerek hayatını kaybettiği, ücret miktarını ispat külfeti üzerinde bulunan davacılar vekilinin dava dilekçesinde müteveffanın aldığı ücret miktarı konusunda beyanda bulunmadığı, dinlenen davacı tanıklarının ücrete ilişkin beyanlarının duyuma dayalı olduğu, davacının ücret miktarını iddia ve ispat edememesi karşısında hükme esas alınan 12.05.2002 tarihli ek raporda müteveffanın asgari ücret aldığının kabulü ile yapılan hesaplamanın dosya kapsamına uygun olduğu, dava konusu iş kazasına ilişkin Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/357 E. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporları ile İlk Derece Mahkemesince alınan 08.06.2018 tarihli iş güvenliği uzmanları ve makine mühendisi ..., İnşaat Mühendisleri ... ve ... tarafından düzenlenen Ek Kusur Raporunun birbiriyle uyumlu olduğu, olayın meydana gelmesinde davacıların murisi müteveffa ...'in %20, davalı ... şirketinin %40, davalı ... şirketinin %30, davalı ...'nin %5, dava dışı ...'ın %5 oranında kusurlu bulunduğuna ilişkin bilirkişi kusur raporunun iş ve sosyal güvenlik mevzuatına uygun olduğu, İlk Derece Mahkemesince 25.05.2025 tarihli celsede 1. no.lu ara karar ile ''davacıların ekonomik sosyal durumlarına göre adli yardım taleplerinin kabulu ile yargılama harç ve giderlerinden muaf tutulmalarına'' verildiği gözetildiğinde harçtan muaf olan davacının ıslah harcını yatırmamasında isabetsizlik bulunmadığı, davacıların murisi ...'in 23.11.2011 tarihinde iş kazası geçirerek vefat ettiği, olayla birlikte zararın öğrenildiği ve zamanaşımı başlangıç tarihinin olay tarihi olarak kabulü gerektiğine dair Yargıtay 21. HD. içtihatları nazara alındığında (25.02.2014) dava tarihi ve ıslah tarihi olan (30.09.2019) itibariyle kazanın meydana geldiği (23.11.2011) tarihlerinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı, hükme esas alınan 12.05.2002 tarihli bilirkişi ek hesap raporunda SGK peşin sermaye değerinin kusur oranında indirilerek bulunan değerin tenzil edildiği, evlilik indiriminin yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda %12 olarak kabulü ile hesaplama yapıldığı gibi raporun hükme esas alınmaya yeterli ve dosya kapsamına uygun olduğu, davacı tanıklarının '' ...mütevefanın nikahsız eşi davacı ... 'ın kızı ... ile birlikte müteveffanın babası diğer davacı ... ile birlikte yaşadıkları'' beyanları ile müteveffanın gerek davacı ... gerekse davacı ... destek olduğunun ispatlandığı, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedildiği, yemek ve yol ücretinin yapılan hesaplamalarda ücrete ilave edilmediği, Yargıtay uygulamaları doğrultusunda maddi ve manevi tazminat alacaklarına kaza tarihi olan 23.11.2011 tarihinden itibaren faiz işletildiği, kazanın meydana gelmesinde davacıların murisinin % 20 oranında, davalıların toplam %80 oranında kusurları, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kaza tarihi, olayın oluş şekli ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde İlk Derece Mahkemesince takdir edilen manevi tazminat miktarlarının Yargıtay uygulamaları doğrultusunda olduğu gerekçesiyle, davacılar ve davalılar ... Kapı Oto. San ve Tic. Ltd. Şti. ile ... İnş. Tur. San. ve Tic. A.Ş. tam bölünmesi ile oluşan şirketlerden ... Yön.hiz.san.inş.san.ve Tic.a.ş Ve istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.11.2021 tarih ve 2021/366 E., 2021/2533 K. sayılı kararının süresi içerisinde davacılar ve davalı ... Kapı..Ltd. Şti. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 27.10.2023 tarih ve 2022/8694 E- 2023/10391 K. ile "... Dosya kapsamından davacı çocuk için bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerlerinin rücu edilebilir kısmının tüm davacıların maddi tazminat alacağından tenzil edildiği anlaşılmaktadır. Bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece yapılacak iş, davacılar için bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerleri Kurumdan sormak ve alınacak hesap raporunda işbu bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerlerinin rücu edilebilir kısmının davacıların herbirinin kendi maddi tazminat alacağından tenzil ederek yapılacak hesabı - usuli kazanılmış hakları gözeterek- hükme esas almaktan ibarettir.. .
.Somut olayda, davacılar murisi sigortalının kaynakçı olarak çalışmaktayken davaya konu iş kazasına uğradığı, hesap raporlarında ücret noktasında olay tarihinde asgari ücret elde ettiği varsayımlarına göre yapılan hesaba itibarla karar verilmiş ise de davacının yaptığı işe göre asgari ücret düzeyinde ücret aldığının kabulü hatalı olmuştur. Bu yöne ilişkin temyiz itirazları yönünden mahkemece yapılacak iş, davacılar murisi sigortalının olay tarihinde yaptığı “kaynakçı”işi dikkate alınarak, kaza tarihindeki yaşı ve kıdemi dikkate alınarak, TÜİK, Çevre Şehircilik Bakanlığı rayiç ücretleri ile sendikalı olmadığının anlaşılması halinde sendikalar haricindeki meslek odalarından davacının bilinen dönemde alabileceği ücreti belirlemek, bu yönle tespit edilecek emsal ücretleri gözeterek yapılacak hesabı - usuli kazanılmış hakları gözeterek- hükme esas alarak karar vermekten ibarettir.
" gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Sosyal Güvenlik Kurumundan davacılara bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerlerinin celp edildiği, hesap bilirkişisinden rapor ve ek rapor alındığı, Yargıtay bozma ilamında işaret edildiği üzere davacılar için bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerlerinin rücu edilebilir kısmının davacıların herbirinin kendi maddi tazminat alacağından tenzil ederek hesap yaptırıldığı, davacının sendikalı olmadığı ve sendikalı emsal ücret yazısı dikkate alınmadan, TÜİK ve Çevre Bakanlığınca bildirilen ücret ortalaması doğrultusunda hesap yaptırıldığı, itiraz üzerine itirazların değerlendirildiği ek rapor alındığı, son raporda sendika emsal ücret yazasıda ortalamaya katıldığından bu hesabın kabul edilmediği alınan bilirkişi raporunun 1. seçeneği doğrultusunda davacının ücretinin kabul edildiği gerekçesiyle;
1-a) Maddi tazminat davasının davacı ... bakımından kısmen kabulü ile, 3.205.030,25 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 23.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile iş bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
b) Maddi tazminat davasının davacı ... bakımından kısmen kabulü ile 488.228,99 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile iş bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
c) Maddi tazminat davasının davacı ... bakımından kısmen kabulü ile 543.551,24 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile iş bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, takdiren davacı ... için 70.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00 TL, manevi tazminatın olay tarihi olan 23.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... Kapı Otomatikleri San. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a.Bedel artırım hakkının belirsiz alacak davalarında bir defaya mahsus kullanılabileceğini,
b. Islah edilen alacaklara ıslah tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini,
c.Taleplerin tamamının zamanaşımına uğradığını,
d.Müteveffanın işe bir hafta önce başladığını, vasıfsız işçi olduğunu,
e. Kusur raporunu kabul etmediklerini,
f.Müteveffanın nikahsız eşi olarak tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu,
g.Manevi tazminatın fahiş olduğunu,
h.Davacıların, müteveffanın kendilerine ne surette destek olduğunu ispatlamaları gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... Yönetim Hizmetleri İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a.Müteveffanın işe bir hafta önce başladığını, vasıfsız işçi olduğunu,
b. Kusur raporunu kabul etmediklerini,
c.Müteveffanın nikahsız eşi olarak tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu,
d.Manevi tazminatın fahiş olduğunu,
e.Davacıların, müteveffanın kendilerine ne surette destek olduğunu ispatlamaları gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının ve yakınlarının tazminat istemine ilişkindir.
1.Manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacının, dava açmada hukuki yararının bulunması 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h maddesinde de belirtildiği üzere dava şartlarından olduğu gibi temyiz yoluna başvuracak olan tarafın da temyiz yoluna başvuruda hukuki yararının bulunması gerekir. Temyiz yoluna başvuran tarafın hukuki yararının bulunup bulunmadığı, öncelikle onun davadaki talebi ile mahkemenin hükmü karşılaştırılarak belirlenir.
Somut olayda Dairemizin 27.10.2023 tarih ve 2022/8694 E- 2023/10391 K. ile kararıyla, temyiz eden davacılar ve davalı ... Kapı..Ltd. Şti. vekillerinin tüm manevi tazminatlara yönelik temyiz isteminin miktardan reddine karar verildiği anlaşılması karşında, taraflar yönünden manevi tazminat tutarları kesinleştiğinden, iş bu hükme karşı temyiz başvurusunda bulunmasında hukuki yarar bulunmadığından temyiz başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde belirtilen hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar ... Kapı Otomatikleri San. Tic. Ltd. Şti. ve ... Yönetim Hizmetleri İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekillerinin manevi tazminata yönelik temyiz dilekçelerinin hukuki yarar yokluğundan REDDİNE,
Davalılar ... Kapı Otomatikleri San. Tic. Ltd. Şti. ve ... Yönetim Hizmetleri İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekillerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililerinden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.