MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/124 E., 2025/124 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalıya ait işyerinde Ocak 2014 – Kasım 2015 tarihleri arasında sürekli ve kesintisiz olarak aylık 1.200,00 TL ücretle çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, davalı yanında hiçbir zaman çalışmadığını, aralarında işçi-işveren ilişkisi olmadığını, davalının 14.07.2014 tarihinde elim bir kaza sonucu oğlunu kaybettiğini ve işyerini kapatmaya karar verdiğini, davacı yanın, işyerini kapatmak yerine kendisinin emekli olduğunu, yapacak yeni bir iş aradığını, ticaret yapmak istediğini, birlikte çalışabileceklerini davalıya teklif ettiğini, bunun üzerine davacıya bir maliye kaydı oluşturularak komisyon usulü çalışma konusunda anlaştıklarını, ancak davacının maliye kaydı açtırmayı sürekli ötelediğini, davalıyı oyalayarak satış işlemlerini davalıya ait işyeri üzerinden yapmaya başladığını, davacının kendi nam ve hesabına yaptığı satışlarda davalının post cihazını kullandığını, davalının bu duruma daha fazla izin vermediğini, zira davalının satışını yaptığı ürünleri kendi müşterilerine peşin satıp, davalıya ise vadeli sattığını söylemesi üzerine aralarındaki ilişkinin sonlandığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 31.05.2022 tarih ve 2020/6 - 2022/359 E.K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 06.10.2022 tarih ve 2022/3207 - 2022/2629 E.K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Daire kararı ile ... hükmün eksik araştırma ve incelemeye dayalı olduğu, Mahkemece, her ne kadar ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiş ise de resen araştırma ilkesi kapsamında, dosyada mevcut davalı tarafından davacıya gönderilen Denizli 4. Noterliğinin 30.03.2017 tarihli ihtarnamesi ve içeriği göz önüne alındığında, anılan ihtarnamede adı geçen ve beyanı alınan serbest muhasebeci ...’nun davacının çalışması ve niteliğine ilişkin yeniden ayrıntılı beyanları alınmalı, başka komşu işyeri tanıkları da tespit edilerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek, fiili çalışmanın varlığı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde açıklığa kavuşturulduktan sonra deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesine gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 06.05.2025 tarih ve 2023/124 - 2025/124 E.K. sayılı kararı ile Yargıtay bozma kararına uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının ihtilafa konu dönemde davalının yanında hizmet akdine tâbi olarak geçtiği iddia edilen fiili çalışmalarının varlığı, Yargıtayın içtihadında öngörüldüğü üzere hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde yöntemince ispat edilemediğinden, davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı tarafından Denizli 4.Noterliğinin 30.03.2017 tarih ve 8033 yevmiye no.lu evrakı ile verilen cevapta, çalışma hususunun kabul ve ikrar edildiğini, buna karşın işyeriyle alakası olmayan tanık beyanlarına göre karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.