MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/410 E., 2024/215 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 30.06.2012 - 14.05.2013 tarihleri arasında davalı şirket bünyesinde sigortalı olarak çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi; davanın reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Daire kararında; Mahkemece dinlenen bir kısım bordro tanıklarının davacının kısa süreli ara verdiğini beyan etmiş olması, bordro tanığı ...'ın davacı ile sadece 5-6 ay birlikte çalıştığını beyan etmiş olması, Tokat, Aydın, Muğla, Tekirdağ, Sivas ve ... terminallerinden celbedilen giriş çıkış kayıtlarından bir kısmına ulaşılamadığı, bir kısmında ise davacıya ait bilgi bulunmadığı, kollukça davacının fotoğrafının gösterilmesi suretiyle yapılan 03.03.2020 tarihli araştırmada davacıyı tanıyan olmadığı, komşu iş yeri ve çalışan bilgisine erişilemediği ve tüm bu deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının bildirilen dönem dışında çalıştığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de Mahkemece verilen karar eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır.
Mahkemece davacının çalışmasını bilebilecek aynı çevrede iş yapan başka işverenler veya bu işverenlerin çalıştırdığı otobüs şöförü, muavin, yazıhane çalışanları vb. kişiler, komşu işyeri tanıkları re’sen saptanarak tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, davalı işverenin bulunduğu terminal yönetimine müzekkere yazılarak, davacıya ilişkin herhangi bir bilgi, belge veya kayıt olup olmadığı sorulmalı, davalı işyerinin şehirlerarası yolcu taşımacılığı üzerine kurulu olduğu da gözetilmek suretiyle, ihtilaf konusu dönemde davalı şirket adına kayıtlı araç sayısının ne kadar olduğu, plakalarına göre terminalden giriş–çıkış tarihleri ve sefer için gidilen iller, sefer sayısı ve gidilen mesafeye göre gerekli olan şoför ihtiyacı araştırılarak belirlenmeli, aracın tapograf kayıtları getirtilmeli ve elde edilecek tüm deliller bir arada değerlendirilmek suretiyle davacının çalışması hiçbir kuşku ve duraksamaya meydan vermeyecek biçimde belirlenmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davanın kabulünün gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 391/1., 3 70... . maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 86. madde hükümleri
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.