MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/1504 E., 2024/2232 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İskenderun 1. İş Mahkemesi
SAYISI: 2017/317 E., 2024/141 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 06.07.1974 tarihinde .... Demir ve Çelik A.Ş'nin inşaatında iş alıp çalışan ... Firmasında çalışmaya başladığını, bu firma nezdinde yaklaşık 3 ay çalıştığını daha sonra da işten ayrıldığını, çalıştığı iş yeri 06.07.1974 tarihinde davacının için davalı Kuruma işe giriş bildirgesi verildiğini dönem bordrolarında prim ödemesine rastlanmadığını, davacı ile sunmuş olunan belgelerden de görüleceği üzere çeşitli tarihlerde davalı Kuruma dilekçe vererek hizmete başlangıç tarihini tespit ettirmek istemiş ise de 06.07.1974 tarihinde işe giriş bildirgesinin fakat prim ödenmediğinden gün sayısının bulunmadığının bildirildiğini, davacının 06.07.1974 tarihinde bir gün süreyle çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde,davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 4 4120 01 01 0008480 .... sicil numaralı ...'in işyerinde 06.07.1974 tarihinde hizmet akdine dayalı olarak 1 (bir) gün fiilen çalıştığının ancak sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği 05.06.1975 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davanın kuşku bırakılmayacak şekilde ispatlanamadığını, Mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2, 6, 9, 79, 108. madde ile geçici 54. madde hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir tereddüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.
2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada,mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
3.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı ... unvanlı işverenin 8480 sicil no.lu İskenderun Demir Çelik Personeli Sitesi 4. Kısım Lojman İnşaatı-Hatay adresli işyerinden 06.07.1974 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, anılan işyerinin inşaat mahiyetinde olup 26.09.1973-31.12.1974 tarihleri arasında Kanun kapsamında olduğu, işyerine ait 1974/3. dönem bordrosunun 1 sayfasının dosyaya geldiği, gelen bordroda 18 kişinin isminin yer aldığı, dinlenen davacı ve bordro tanıklarından ...'ın 1974/3. dönemde 49 gün sigortalılığının bulunduğu, ancak bu sigortalık döneminin dava konusu 06.07.1974 tarihini de içerip iöermediğinin anlaşılamadığı, öte yandan dinlenen 5 bordro tanığının davacıyı hatırlayamadıkları, yine davacı tanığı olarak dinlenen Metin Kocabaş'ın da o dönemde sigortalılığının olmadığı böylelikle davacının çalışmasının her türlü tereddütten uzak bir şekilde belirlenememesine karşın Mahkemece anılan tanık beyanları ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
4.Buna göre, Mahkemece, işyerinin 1974/3. dönem bordroları Kurumdan eksiksiz olarak celbedilerek davacıya da bu bordrolu çalışanlar arasında çalışmasını bilebilecek olanları sorulmak suretiyle dinlenmeyen diğer bordro tanıkları dinlenilmeli, bordro tanıklarının beyanlarının yetersiz kalması halinde dava konusu dönemde işyerine komşu işyeri ve kayda geçmiş çalışanlarının, emniyet, vergi dairesi, SGK ve belediye aracılığıyla yapılacak araştırmayla yöntemince saptanarak,sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı, komşu işyeri ve çalışanları ya da diğer işyeri çalışanlarının tespit edilememesi halinde tarafların da beyanları alınarak davacının çalışmasını bilebilecek olan kişiler tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, böylelikle, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
5.5510 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesi yollamasıyla uygulanan mülga 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesinde "Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir" hükmü öngörülmüştür. Öte yandan, aynı Kanun'un geçici 54. maddesinde, 01.04.1981 tarihinden önce malullük,yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescil edilmiş olanlar hakkında 60. maddenin (G) bendi uygulanmaz” hükmü mevcuttur.
Kabule göre de eldeki davada, 06.07.1974 tarihinin sigorta başlangıcının tespiti talepli davada, sigorta başlangıcı tarihinin 06.07.1974 tarihi olduğunun tespiti yerine Kanun'un 60/G maddesi uygulanarak davacının 18 yaşını ikmal ettiği tarih olan 05.06.1975 tarihinin, sigorta başlangıcı olduğunun tespitine şeklinde karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple,
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.