MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3070 E., 2025/1968 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 61. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/235 E., 2023/289 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı ... yanında 01.07.1992 tarihinde çırak olarak çalıştığını, çıraklık döneminde oto tamiri alanında faaliyet gösteren iş yerinde meslek ve sanat eğitim arka planda kalacak şekilde çalışmalara bilfiil katılmasını, çalışmasının karşılığı olarak da tam ücret aldığını, müvekkilinin çırak olarak çalışmaya başladığı 01.07.1992 tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle 18 yaşını ikmal ettiği 01.02.1993 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazı doğrultusunda davanın müvekkili Kurum yönünden taraf sıfatı yokluğundan usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... 13.01.2023 tarihli ön inceleme tutanağında özetle; ...'ın 19 92... yılları arasında çırak olarak işyerinde çalıştığını, davacının babası olduğunu, davacının getir- götür işlerini yaptığını, gelen araçların her türlü tamir işlerini yapma becerisinde olduğunu, davacının daha öncesinde de yaz döneminde kendisinin yanında çalışarak işi öğrendiğini, davacıyı çıraklık okuluna yazdırdığını, davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...dosyadaki tüm kayıt ve belgeler incelendiğinde; davacının çalıştığını iddia ettiği 1992 yılında 17 yaşını ikmal ettiği, davalı işverenin davacının öz babası olduğunun nüfus kayıtlarıyla anlaşıldığı, davalının beyanında da davacının babası olduğunu ve davayı kabul ettiği, yargılama sırasında dinlenen tanık anlatımlarında da davacının davalı yanında çalıştığını belirttikleri anlaşılmışsa da; hizmet akdinin oluşabilmesi için çalışma olgusu ve bunun karşılığında bir ücret ödenmiş olması gerektiği ortadadır. Hayatın olağan akışında öz çocuğun babasının yanında ücret alarak çalışmasının beklenemeyeceği, kaldı ki tanık anlatımlarında da davacının davalıdan ücret aldığına ilişkin herhangi bir beyanda bulunmadıkları, davacının 1992 yılında çırak olarak çalıştığına ilişkin giriş bildirgesinin bulunduğu, davacının çalışmasının tamamen işi öğrenmeye yönelik olduğu, üretim ve gerçek bir çalışmanın bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, davacının üretime yönelik çalıştığının ispatlandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2., 3/II-B, 6., 60. maddenin (G) bendi, 108., 2089 sayılı Çırak Kalfa ve Ustalık Kanunu'nun 4., 5., 16. maddesi, 3308 sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunu'nun 10. maddesi, 14. maddesi, geçici 4. maddesi hükümleridir.
506 sayılı Kanun'un 108. maddesi gereğince sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesine ilişkin açılan her dava, sigortalılığın saptanması istemini de içerdiğinden, aynı Kanun'un 79. maddesinin 10. fıkrası kapsamında bir günlük çalışmanın belirlenmesi davasıdır. Bu nedenle hizmet tespiti davalarındaki kanıtlama yöntem ve ilkeleri benimsenip uygulanmalı, başka bir anlatımla, sigortalılıktan söz edilebilmesi için, çalışmanın varlığı, hizmet tespiti davaları yönünden kabul edilen yöntem ve ilkelere uygun biçimde saptanmalıdır.
506 sayılı Kanun’un 2. maddesine göre sigortalılık niteliği, hizmet akdinin kurulması ve 6. madde gereğince çalışmaya başlanması ile edinilir. “Sigortalı Sayılmayanlar” başlıklı 3/II-B maddesinde; “Özel kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu Kanunun 35 inci maddesi hükümleri uygulanmaz.” hükmü öngörülmüştür.
Öte yandan aynı Kanun'un 3/II-B maddesinde, özel kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu kanunun 35'inci maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda; sigortalı ile işveren arasındaki hukuki ilişkinin niteliği ve sigortalının çırak olup olmadığı belirlenirken çalışma ilişkisi irdelenmeli, çıraklık sözleşmesinde akdi ilişkinin üstün niteliğinin çalışma yerine sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesi olduğu hususu gözetilmeli, sigortalının iş yerinde üretimle ilgili çalışmalara eylemli olarak katılması ve meslek ve sanat eğitiminin ikinci plânda tutulması, bir başka anlatımla sigortalının emeğiyle iş yeri ve işverene katkıda bulunması durumlarında çıraklık ilişkisinin söz konusu olamayacağı benimsenmelidir.
05.07.1977 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 2089 sayılı Çırak Kalfa ve Ustalık Yasası'nın 4. maddesi çırağı, “Bu Kanuna tabi bir sanatı, o sanat için düzenlenen teorik ve pratik öğrenim programına göre o iş yerinde öğrenmek amacı ile bir çıraklık sözleşmesi ile bir işyeri sahibinin hizmetine giren kimse...” olarak tanımlamıştır. Kanunun 5. maddesine göre çırak olabilmek için 12 yaşından küçük, 18 yaşından büyük olmamak gerekir. Kanun'un 16. maddesinde ise, işyeri sahibi veya temsilcisinin çırak adayını çalıştırmağa başlamadan önce velisi veya Kanuni mümessili ile üç örnek yazılı bir çıraklık sözleşmesi yapmaya mecbur olduğu, 20 maddesinde, sözleşmenin bir örneğinin ... Çıraklık Eğitim Komitesine, derneğe kayıtlı ise ilgili derneğe veya odaya vermek ve sicil numarasını alarak sözleşmeye yazmak zorunda olduğu öngörülmüştür.
19.06.1986 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 3308 sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunu'nun 10. maddesinde, çırak olabilmek için 13 yaşını doldurmuş, 19 yaşından gün almamış olmak, en az ilkokul mezunu olmak, bünyesi ve sağlık durumu gireceği mesleğin gerektirdiği işleri yapmaya uygun olmak koşullarına yer verilip, 14. maddesinde, çıraklık süresinin 3-4 yıl olduğu ve bu sürenin mesleklerin özelliğine göre ilgili kuruluşların görüşü alınarak Bakanlıkça belirleneceği kesintisiz olarak devam edeceği, Geçici 4. maddesinde ise Kanunun 25. maddesine göre sigorta primlerinin ödenmesine bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden mali yıl başından itibaren başlanacağı, bu tarihe kadar olan sürede primlerin işyeri sahiplerince ödenmesine devam edileceği düzenlemesi yer almaktadır.
Çıraklık sözleşmesinde, akdi ilişkinin üstün niteliği çalışma olgusu değil, sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesidir. Ancak çırak, işyerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılıyor, meslek ve sanat eğitimi arka planda tutuluyorsa, bu durumda çıraklık ilişkisinden söz edilemeyecektir.
Sözü edilen öğrencilerin sigortalı sayılmamaları, “tatbiki mahiyetteki yapım ve üretim işleri” nin gördükleri öğrenimin doğal bir gereği olmasından ötürüdür. Bir başka anlatımla, bu işler -SSK anlamında sigortalı işçilerin gördükleri iş görünümünde bulunsalar bile- belirgin olarak öğrenim çevresine girmektedir. Bu bakımdan, bu gibi durumlarda, esasen bir hizmet akdinin varlığından söz edilemeyeceği için sigortalılık niteliği edinme hali de söz konusu değildir (Mustafa Çenberci, Sosyal Sigortalar Kanunu Şerhi; Ankara, 1977 Baskı, s;130).
2.Bu açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının 01.02.1975 doğumlu olduğu, dava dışı ... Çıraklık Eğitim Merkezi Müdürlüğü ünvanlı işverenin ... sicil numaralı iş yerinden 01.07.1992 tarihli işe giriş bildirgesinin verildiği, davacının işe giriş bildirge tarihinde 17 yaşında olduğu, davacı vekili beyanında davacının, adına verilmiş olan bu işe giriş bildirgesi tarihinde babası ...'a ait oto eksoz tamircisi mahiyetli "... Altındağ-Ankara adresinde kurulu işyerinde çalıştığını beyan ettiği, Mahkemece anılan işyerine ilişkin tescil bilgilerinin dosya kapsamına alındığı buna göre ... sicil no.lu işyerinin oto ekzos tamircisi mahiyetli olarak 01.04.1987-31.12.1989 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu,işyerinden 19 92... yıllarında bordro verilmemiş olduğunun bildirildiği, işyerinin vergi kaydının araştırılmadığı, öte yandan davacının ... Mesleki Eğitim Merkezinde kaynakçılık dalında 01.07.1992-24.12.1993 tarihleri arasında kalfalık eğitimine katıldığının ve çalıştığı işletme olarak da ... -"... Altındağ-Ankara adresinin bildirildiğinin belirtildiği, davacının babası ...'a ait anılan işyerindeki vergi kaydının araştırılmadığı, komşu işyeri araştırmasının sadece emniyet vasıtasıyla yapıldığı,komşu işyeri tespit edilemediği başkaca araştırma yapılmadığı,üç davacı tanığının dinlendiği,bunlardan ..., ... ve ...'ın davacının çalıştığını iddia ettiği ... işyerine komşu olduğunu belirttikleri ancak, komşu işyeri niteliğinde olup olmadıkları ve dava konusu dönemde faal olup olmadıklarının da araştırılmadığı, beyanlarında da davacının işyerinde tam olarak hangi işleri yaptığı hususlarında da yeterli beyanlarının alınmadığı ve davacının dava konusu dönemde çırak olarak çalışıp çalışmadığı hususu tam olarak açıklığa kavuşturulmadan yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
3.Buna göre, Mahkemece, ...'ın ... Altındağ-Ankara adresindeki faaliyeti ile mükellefiyet dönemlerini içerecek şekilde vergi kaydı celbedilmeli, yine ... işyerine dava konusu dönemde komşu işyerleri ve kayıtlı çalışanları, SGK, vergi ve belediye marifetiyle de araştırılmak suretiyle tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı, çalışıyorsa işyerinde tam olarak hangi işleri yaptığı, işlerin üretimin bir parçası mı yoksa meslek ve sanat öğrenimine yönelik mi olduğu, davacının işyerindeki işleri yapabilecek fiziksel ve psikolojik yetkinliğinin olup olmadığı, bu işi yapmayı bu yaşta öğrenip öğrenemeyeceği, yaptığı işi ne kadarlık süre içinde öğrenebileceği hususlarında ayrıntılı şekilde beyanları alınmalı, ayrıca bozma öncesi davacı tanıkları olarak dinlenen ..., ... ve ...'in de tekrar yukarıda belirtilen kapsamda beyanları alınmalı, bu tanıkların vergi kayıtları getirtilerek dava konusu dönemde faal olup olmadıkları hususu ile belediye marifetiyle dava konusu işyerine olan uzaklıkları da tespit edilmek suretiyle komşu olup olmadıkları hususundaki beyanları denetlenmeli, tanık beyanları arasında oluşabilecek çelişkiler de giderilmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.