MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1124 E., 2025/1427 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/208 E., 2025/69 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının köyde yaşayan tarımsal faaliyet ile geçinen bir kişi olarak süt üretimi ile uğraştığını ve elde ettiği sütü, süt ürünleri fabrikasına verdiğini, 6111 sayılı Kanun'a göre 01.07.1977-01.11.20 04... .03.2005-02.07.2010 tarihleri arasında tarımsal faaliyetlerini yapılandırdığını ve primlerini 2011 yılı içinde ödediğini, Kurumun, ödediği primlere ait günlerini, tevkifat kesinti listelerinde adı olmadığından bahisle iptal ettiğini, primleri 31.12.2013 tarihinden önce ödediğini, dolayısıyla 6552 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen geçici 54. maddeye istinaden iptal edilmemesi gerektiğini, Kuruma 07.10.2019 tarihinde yazı yazarak konunun yeniden değerlendirilmesinin istenmesine rağmen, davalı Kurumun 17.10.2019 tarihli yazısı işle olumlu cevap vermediğini, 01.03.1997-01.11.20 04... .03.2005-02.07.2010 tarihleri arasında primlerini ödemiş olduğunu belirterek tüm günlerinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davacının dava konusu ile ilgili olarak Kurum kayıtlarında yapılan incelemede, 01.02.1997-31.12.2000 tarihleri arasında tevkifat kesintisi olduğu gerekçesi ile tescil talebinde bulunduğunu, ancak söz konusu dönemler için Kurumca yapılan araştırmada sigortalının kesintilerine ve kimlik bilgilerine rastlanmadığını, dolayısıyla çeşitli fabrikalara süt verdiği iddiasında olan davacının bununla ilgili kesinti yapıldığına dair müstahsil makbuzlarının Kuruma ibrazı gerektiğini, davacının sadece 24.01.2011-24.01.2011 tarihleri arası 7...7 b Bağ-Kur numarası ile tescilinin yapıldığını savunarak gerek açıklanan nedenlerden dolayı, gerekse Mahkemenin re'sen saptayacağı sebeplerle, gerekse muhakeme sırasında ortaya çıkacak sebeplerden ötürü, davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında:
"Davanın kabulü ile
-Davacı ... ve ... oğlu, 01.01.1962 doğumlu, 53...51 8 TC kimlik numaralı ...'ın 24.03.2011 tarihli başvurusu ile tevkifat kesintileri esas alınarak 01.03.1997-01.11.20 04... .03.2005-02.07.2010 tarihleri arasında 4/1.b.4 (Tarım Bağ-Kur) sigortalısı olarak tescil edilmesine ilişkin işlemler ile 6111 sayılı Kanun kapsamında borçlarının yapılandırılması işlemlerin iptal edilmesine dair davalı Kurum işlemlerinin yerinde olmadığının tespitine,
-Davacının, 01.03.1997-01.11.20 04... .03.2005-02.07.2010 tarihleri arası Tarım Bağ-Kur süresinin 2926 sayılı Kanun'a istinaden ihyasına,
-Aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde: kurum işleminin yerinde olduğunu eksik araştırma ile karar verildiğini, dinlenen aynı isimdeki kişilerden bazılarının süt teslim ettiğini beyan ettiğini, kararın bozulmasını savunmaktadır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tevkifat kesintisinin aidiyetinin ve davacının Tarım Bağ-Kur'lu sigortalılığının tespiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 7. maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanun'un 2, 3, 6, 9 ve 10. maddeleridir.
2926 sayılı Kanun'un 2. maddesinde, Kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3. maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılacakları belirtilmiştir.
Anılan Kanunun 3. maddesinin (b) bendinde; "Tarımsal faaliyette bulunanlar: kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanlar veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanlar" olarak tanımlanmış, 5. maddesinde, sigortalı olmanın zorunlu olduğu, sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6. maddesinde ise, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce sigortalılıklarının sona ereceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca aynı Kanunun 9. maddesi Kuruma re'sen tescil yükümlülüğü yüklemiştir.
Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanun'da, bildirimsiz kalan sigortalılar için 506 sayılı Kanun'un 79... sayılı Kanun'un 86. maddesinde öngörülen "hizmet tespiti" davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Anılan düzenlemede, kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının hükme bağlanmış olması karşısında, kayıt ve tescil, yada tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı öncesine isabet eden tarımsal faaliyet ve buna dayalı "Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti" söz konusu olamayacaktır.
3.Tevkifatların alt kimlik bilgileri bulunmaması sebebiyle aidiyeti şüpheli olduğu durumlarda kurum bağkur süresinin tespiti yönünden talepleri reddetmektedir. Kurumun işleminin iptali ile aidiyetin tespiti davalarında gerçeğin tam olarak saptanması için, işin kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde etraflıca araştırılması gereği ortadır. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır.
4.Davacı tevkifata dayalı 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitini talep etmiş ise de verilen karar eksik incelemeye dayalıdır. Mahkemece, ürün teslimini gösterir belgelerin davacıya ait olduğuna ilişkin yeteri kadar araştırma yapılmamıştır. Öncelikle aynı ilçede, davacı ile aynı isim ve soy isminde 35 kişi bulunması sebebiyle kişilerin fiilen tarım ile uğraşıp uğraşmadıklarının araştırılması gerektiği gibi beyanı alınan davacı ile aynı isim ve soy ismi taşıyan kişilerin aynı bölgede hayvancılık ile uğraşıp süt teslimi yaptığından, ürün teslim belgesinin kime ait olduğu net olarak belirlenmelidir. Sosyal Güvenlik Kurumunun 22.02.2023 tarihli yazısında belirtildiği şekilde davacı dışında 4/b sigorta kaydı olan diğer iki ... isimli kişi talimat yoluyla dinlenilmiş ve süt teslim ettiklerini belirtmiş ancak farklı müstahsil numaraları olduğunu beyan etmiş ise de müstahsil numaraları açıkça belirlenip gerekirse kurumdan sorulmalı, davacının tevkifat listesinde ismi geçen ... olduğu açıkça belirlenmelidir. Açıklanan nedenlerle yeterli araştırma yapılmadan eksik inceleme ile kabul kararı verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2026 tarihinde karar verildi.