MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/641 E., 2022/1657 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/114 E., 2021/16 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının oğlu olan Uzm. Çvş. ...'in ... Jandarma Koruma Tabur Komutanlığı emrinde görevli iken ateşli silah yaralanmasına bağlı olarak 04.04.2019 tarihinde şehit olduğunu, ...'in vazife malulü sayılması için 23.07.2019 tarihinde davalı Kuruma başvuru yapıldığını, Kurumca başvuruya cevap verilmeyerek zımi olarak reddedildiğini, bu nedenle Ankara 8. İdare Mahkemesinin 2019/1922 E sayılı dosyası kapsamında dava açıldığını, yapılan yargılama ile 8. İdare Mahkemesinin 2019/1922-2020/270 E-K sayılı ilamıyla; uyuşmazlığın 5510 sayılı Kanun 101. Maddesi uyarınca iş mahkemesinde görülmesi gerektiğinden bahisle davanın görev yönünden reddine karar verildiğini, AİHM kararlarında da benimsendiği üzere, askeri birimlerinin kontrolünde bulunan kışlada meydana gelen ölüm olayının vazifeden kaynaklanmadığını ispat etme yükümlülüğünün devlete ait bulunduğunu, 6353 sayılı Kanun ile de vazife malullüğünün kapsamı genişletildiğini beyanla, davacının oğlu olan Uzm. Çvş. ...'in 5434 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü sayılmaması yönünden davalı idare işleminin iptali ile müteveffanın vazife malulü olduğunun kabulüne, bu kapsamda vefat tarihi olan 04.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya vazife malullüğü aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, somut olayda ilgilinin durumunun Vazife Malullüğü Tespit Kurulunca 02.03.2020 tarihinde 211 sayı ile incelenerek ilgilinin ... Havalimanının ... taşınması ile ilgili alınacak tedbirleri ve görevlendirmelere ilişkin ... ... Jandarma Koruma Tabur Komutanlığınca görev dağılımı ve alınacak emniyet tedbirlerinin gözden geçirilmesi maksadıyla 04.04.2019 tarihinde saat 21:45 sıralarında alınan içtima esnasında aynı birlikte görevli olan . ...'in tabancasını beline takılı olan silahlık kılıfından alarak göğüs kısmına ateş etmek suretiyle intihar ederek yaralandığını, kaldırıldığı hastanede vefat ettiğini, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 07.10.20 19... /14406-18083 Soruşturma-Karar sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına şeklinde karar verildiğini, ...'in vefatına neden olan intihar eylemi nedeniyle hakkında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığına karar verildiğini, Kurumca yapılan işlemlerde bir yanlışlık bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine;
a) Davacının oğlu 1...6 T.C kimlik numaralı ...'in 04.04.2019 tarihinde ... Jandarma Tabur Komutanlığında görev yaptığı esnada vefat etmesi sebebiyle 5510 sayılı Kanun'un 47. maddesi uyarınca vazife malulü sayılması gerektiğinin tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline,
b) Davacının, vazife malulü aylığı bağlanması talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Jandarma Genel Komutanlığı ... İl Jandarma Komutanlığı .... olarak görev yapmakta iken 04.04.2019 tarihinde vefat eden ...'ìn babası ... tarafından, ilgilinin görevi sırasında intihar ettiğinden bahisle hakkında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanması talebiyle müvekkil Kurum aleyhine açılmış davanın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, somut olayda ilgilinin durumu Vazife Malullüğü Tespit Kurulunca 02.03.2020 tarihinde 211 sayı ile incelenerek; "....ilgilinin ... Havalimanının ... Havalimanına taşınması ile ilgili alınacak tedbirleri ve görevlendirmelere ilişkin ... .... görev dağılımı ve alınacak emniyet tedbirlerinin gözden geçirilmesi maksadıyla 04.04.2019 tarihinde saat 21:45 sıralarında alınan içtima esnasında aynı birlikte görevli olan ...'ìn tabancasını beline takılı olan silahlık kılıfından alarak göğüs kısmına ateş etmek suretiyle intihar ederek yaralandığını,kaldırıldığı hastanede vefat ettiğinin anlaşıldığını, kendisini vurması nedeniyle meydana gelen ölüm olayındaki eylemin, 5510 sayılı Kanun'un 47. maddesinin d fıkrası kapsamına girdiğinden, hakkında anılan kanunun vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmayarak yakınlarına aylık bağlanmaması hususunda müvekkil Kurumca yapılan işlemde herhangi bir yanlışlık bulunmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 04.04.2019 tarihinde vefat eden davacı murisi ...'ìn ölümü vazife malulü olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
5510 sayılı Kanun'un "Vazife Malûllüğü" başlıklı 47. maddesinde; "bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa 4. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlar için aşağıdaki hallerde vazife malûllüğü hükümleri uygulanır. 25. maddede belirtilen malûllük; sigortalıların vazifelerini yaptıkları sırada veya vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamu idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden veya Kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken ya da idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında veya işyerinde meydana gelen kazadan doğmuş olursa, buna vazife malûllüğü ve bunlara uğrayanlara da vazife malûlü denir" tanımının yapıldığı, aynı hükmün 4'üncü fıkrasında ise "süresi içerisinde bildirimde bulunulan vazife malûllüğü aylıkları, sigortalının ölüm ya da malûliyeti sebebiyle göreviyle ilişiğinin kesildiği tarihi takip eden aybaşından itibaren bağlanır. Ancak, harp malulleri ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'a veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren Kanunlara göre veya 5434 sayılı Kanun'un 56. maddesine göre vazife malulü olduğuna karar verilenlerden, sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam edenlere ise görevden ayrılmalarına ve başkaca bir müracaata gerek kalmaksızın sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ay başından itibaren aylık bağlanacağı" hükmü yer almaktadır.
2330 sayılı Kanun'un "Amaç" başlıklı 1 inci maddesinde; "Bu Kanun'un amacı; barışta güven ve asayişi korumak, kaçakçılığı men, takip ve tahkikle, trafik ve yol güvenliğini veya tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakillerini sağlamakla görevli olanların; ... bu görevlerinden dolayı ya da görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma veya hastalık sonucu ölmeleri veya engelli hâle gelmeleri hâlinde ödenecek nakdi tazminat ile birlikte bağlanacak aylığın ve bu yüzden yaralanmaları hâlinde ödenecek nakdi tazminatın esas ve yöntemlerinin düzenlenmesidir." hükmü;
Anılan Kanun'un "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde ise "Bu Kanun;
a) İç güvenlik ve asayişin korunması veya kaçakçılığın men, takip ve tahkiki veya trafik ve yol güvenliğini sağlamak konularında görevlendirilen:
1. (Değişik: 7.6.1990 - 3658/1 md.) ... Genel Müdürlüğü ve ... Güvenlik Komutanlığı personelini, ... kapsar." hükmü yer almaktadır.
Uyuşmazlık, müteveffanın,...olarak görevli iken 04.04.2019 da saat 22.05 sıralarında tabur binası arka bahçesinde, içtima sırasında önünde bulunan uzman çavuş ...'in beylik tabancasını aniden belinden alarak, silahı kalbine tutarak, bir el ateş ederek vefat etmesi neticesinde 5510 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Somut olayda, Kurumca, vefat eden ... hakkında Vazife Malullüğü Tespit Kurulunca verilen 02.03.2020 tarihli kararda, murisin intihar ederek yaralandığı, kaldırıldığı hastanede vefat ettiği, vefatına neden olan intihar eyleminin vazife malullüğü sayılmasını gerektirmeyeceği gerekçesiyle Kanun hükümlerinden yaralandırılmadığı tespit edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ise de davacının oğlu hakkında 5510 sayılı Kanunun 47. maddesinin birinci fıkrasına göre vazife malullüğü hükümlerinin uygulanacağına dair verilen hükmün yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda izah edilen mevzuat kapsamında , davacının murisinin yaralanması ve devamında vefatına neden durum, vazife malullüğünü kaldıran sebep olan intihar eylemidir. Dolayısı ile hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken; vazife malullüğü hükümlerinden yararlandırılması hatalıdır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.