MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/640 E., 2025/139 K.
Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... sicil no.lu dosyadan emekli aylığı almakta olan ...'nın gelir aylığının göreve girme nedeniyle 01.11.2010 tarihinden itibaren kesilmiş olduğunu, 01.11.2010-31.12.2012 tarihleri süresinde 42.418,86 TL yersiz ödeme yapıldığının anlaşılmış olduğunu, bakiye alacak miktarını 38.645,90 TL'nin halen ödenmemiş olduğunu, aleyhine İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğünün 2013/17364 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından icra takibine itiraz edildiğini; İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğünün 2013/17364 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini, takibin devamını %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davada öne sürülen iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve başlatılan icra takibinin hukuka aykırı olduğunu açılan davanın reddi gerektiğini, müvekkilin emekli maaşının kesilmemesi ödenen maaşların haksız ve yersiz ödeme adı altında geri istenmesinin Kanuna aykırı olduğunu, İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesinin 2014/386 Esas sayılı dava dosyası ile İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesinin 2013/766 Esas sayılı dava dosyasının birleştirilmesini, davacı Kurumun başlattığı icra inkar takibinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 07.12.2013 tarihli ve 2018/206 Esas ve 2023/976 Karar sayılı kararı ile "Asıl dosya ile açılan davanın reddine, Mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verilen İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesinin 2014/386 Esas sayılı dosyası ile açılan davanın konusuz kalması nedeni ile esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bozma Kararı
Mahkemenin 07.12.2013 tarihli ve 2018/206 Esas ve 2023/976 Karar sayılı kararının taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 18.04.2024 tarih ve 2024/3256 Esas ve 2024/4130 K. sayılı ilamı ile "...Eldeki dosyanın incelenmesinde; davacı ...'nın Kurum işleminin iptaline ilişkin açmış olduğu dava Bölge İdare Mahkemesi kararı ile kesinleşmiş olup, artık söz konusu dava dosyasında ...'nın talebi olmadığından işbu dosya kapsamında "asıl dosya ile açılan davanın reddine" dair yeniden hüküm kurulması isabetsizdir. Eldeki dava, Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümünün 2018/70 Esas, 2018/141 Karar sayılı 26.03.2018 tarihli kararı ile davacı SGK tarafından davalı ...'ya karşı açılan itirazın iptali davası bakımından uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevli olduğuna karar verilmesi üzerine görülen itirazın iptali davası olup, davacı tarafın SGK olduğu açıktır. Mahkemece yargılama sırasında sehven hata yapıldığı anlaşılmakla, UYAP sisteminden kayıtların düzeltilmesine karar verilmiş ise de gerekçeli kararda söz konusu hata tekrarlanmış, ... davacı, Kurum davalı taraf olarak gösterilerek talepler hatalı değerlendirilerek hüküm kurulmuştur. Bu nedenle, yukarıda belirtilen esaslar dahilinde davacı ve davalı tarafların sıfatları ve davaya konu talep doğru bir şekilde belirlendikten sonra karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi bozma nedenidir. " gerekçesine dayalı olarak karar bozulmuştur.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; itirazın iptali davasının konusunun bir alacak olmadığını, borçlu tarafından takibe yapılan itirazdan feragat edilmediği ya da takibe konu borcun tamamı (asıl alacak, faiz, icra vekalet ücreti, icra masrafı, icra tahsil harcı) ödenip ödenen para alacaklının hesabına geçmediği sürece yani icra dosyası infaz edilip ortada derdest bir icra dosyası kalmadığı sürece konusuz kalmasının mümkün olmadığını, ödenmiş olan borcun işbu dava konusu icra takibine konu olan sadece asıl alacak bakımından olduğunun mahkeme kararında dikkate alınmadığını, Mahkemece hatalı karar verildiğini, itirazın iptali davası yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmemiş olmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık itirazın iptaline ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde belirtilen hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz kapsam ve nedenlerine göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
2. Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,
02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.