MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/195 E., 2025/246 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı ve davalılardan ... mirasçıları ve Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı ...'a ait ... dolmuş hattında 06... ve 06... plakalı araçlarda şoför olarak 01.10.1998 tarihinde fiilen çalışmaya başladığını, iş sözleşmesini işe başladığı tarihten itibaren hiç sigortasının yaptırılmaması ve çalışma saatlerinin insanın dayanamayacağı uzunlukta olması nedeniyle haklı nedenle 22.10.2012 tarihinde feshettiğini, çalışma olgusunun davalı ...'a ait 06... ve 06... plakalı araçlara ait trafik ceza tutanakları ile sabit olduğunu ileri sürerek, davacının 01.10.1998 – 22.10.2012 tarihleri arasında gerçek ücreti olan 1.350 TL net ücret üzerinden çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; görev ve husumet itirazında bulunduklarını, davalının 06... plakalı minibüsün sahibi olduğunu, 06... plakalı minibüs ile ilgisinin bulunmadığını, bu nedenle taraf sıfatı yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, davacının davalıya ait minibüste 01.10.1998 tarihinde çalışmaya başlamadığından hak düşürücü sürenin geçtiğini, öte yandan davacının sürekli bir çalışmasının bulunmadığını, iddia ettiği ücret miktarını kabul etmediklerini, bahsi geçen tarihler arasında davacının Bağ-Kur sigortalılığının bulunduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın kamu düzenini ilgilendirdiğini, bu nedenle re’sen araştırma yapılması ve fiili çalışma olgusunun ispatlanması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın işbu davayı davalı ...'a karşı 06... ve 06... plakalı minibüslerdeki çalışmalarının tespiti için 05.11.2012 tarihinde açtığını, davalının 06... plakalı minibüsün sahibi olduğunu, davalı aleyhine açılan bir davanın bulunmadığını, davaya dahil edildiği tarih itibariyle 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.04.2015 tarihli kararı ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Daire kararı ile; ... Somut dosyada; davacı 06... ve 06... plakalı minibüslerde çalıştığını iddia etmiş olup, 06... plakalı aracın malikinin davalı olduğu, 06... plaklı aracın malikinin ise dava dışı ... olduğu anlaşılmakla; davacının, 06... plakalı aracın maliki her ne kadar davalının kardeşi ... ise de, söz konusu aracın davalı tarafından işletildiğini beyan etmesi karşısında, 06... plakalı aracın vergilerinin kim tarafından yatırıldığı, davacının kimin emir, talimatı ve gözetimi altında çalıştığı, aracın gerçekte kim tarafından işletildiği ve böylelikle işverenin kim olduğu hususu araştırılarak sonucuna göre karar verilmelidir şeklindeki gerekçeyle eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen hüküm bozulmuştur.
Mahkemenin 17.01.2018 tarihli kararı ile davacının davasının husumet nedeniyle dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Daire kararı ile ... İncelenen dosyada; davacının davaya konu çalışmalarının davalının kardeşi ...'ın işyerinde geçtiğinin anlaşılmasına göre, HMK m. 124 gereğince adı geçene de usulüne uygun bir biçimde husumet yöneltilmelidir. Bu sebeple açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde; HMK’nın 124. maddesi gereğince davalının kardeşi ...'a husumetin yöneltilmesi için davacıya mehil verilerek, ...'a duruşma günü tebliğ edilip davaya iştiraki sağlanmalı, bu davalının göstereceği deliller de gözetilerek, sonucuna göre karar verilmelidir, şeklindeki gerekçeyle eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen hüküm bozulmuştur.
Mahkemenin 24.04.2019 tarihli kararı ile
1- Davacının davasının ... yönünden husumet nedeniyle reddine,
2- Davacının davasının ... yönünden 506 sayılı Kanun'un 79/10 maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Daire kararı ile ... İncelenen dosyada; Mahkemece davalı ... hakkında kurulan hüküm isabetli ise de, davacının davaya konu çalışmalarının davalının kardeşi ...'ın işyerinde geçtiğinin anlaşılmasına göre dava tarihi itibariyle davalı ... yönünden hak düşürücü sürenin dolmadığı açıktır. Bu sebeple mevcut dava dosyası ve deliller irdelenerek elde edilecek sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı biçimde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur.
Mahkemenin 13.11.2020 tarihli kararı ile bir önceki kararda direnilmesine karar verilmiştir.
Mahkemenin direnme kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.12.2022 tarihli kararı ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 429. maddesi gereğince bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun bozma kararı üzerine Mahkemenin 18.07.2025 tarihli kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 1- Davalı ... yönünden hak düşürücü süre yönünden davanın reddine,
2- Davacının 31.12.2002-22.10.2012 tarihleri arasında davalı ...'a ait 06... plakalı dolmuş iş yerinde çalıştığının tespitine (fazlaya ilişkin taleplerin reddine) karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece davalı ... yönünden verilen kararın hatalı olduğunu, esasen 1998 yılı Kasım ayında ...'la anlaşarak davalılara ait araçlarda çalışmaya başladığını, dosya kapsamında toplanan deliller, ceza tutanakları, vergi kayıtları ve tanık beyanları ile ...'ın işveren sıfatına haiz olduğunun belirgin olduğunu, davacının davalılar yanındaki çalışması blok çalışma olarak değerlendirilerek her iki davalı yönünden de kabul kararı verilmesi gerektiğini belirterek usul ve yasaya aykırı verilen kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının tüm taleplerinin hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiğini, Kuruma başvuru şartının yerine getirilmediğini, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarının yetersiz olduğunu, salt trafik cezalarının varlığının davacının tam zamanlı çalıştığını ispatlamadığını, eylemli ve gerçek çalışma olgusunun yöntemince ortaya konulamadığını belirterek, eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen kararın temyizen bozulmasını istemiştir.
3.Davalı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu, Kuruma başvuru şartının yerine getirilmediğini, bilirkişi raporunun hatalı tespitler içerdiğini, davacının çalışmalarının esasen iki farklı işyerinde geçtiğini, bu bakımdan hak düşürücü süre yönünden değerlendirme yapıldığında davanın reddinin gerektiğini, dosya kapsamında toplanan delillerin hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığını, tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, çelişkilerin giderilmediğini, davacının var ise çalışmalarının tam zamanlı mı yoksa parttime mı olup olmadığının irdelenmediğini belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazanç tespitine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı, davalılardan Kurum ve davalı ... mirasçıları vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerden ayrı ayrı alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.