MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının eski eşi ... ile 24.04.1986 tarihinde evlendikleri ve 04.04.2002 tarihinde de boşandıkları, davacının boşandıktan sonra eski eşi ile birlikte yaşamadığı, ancak müşterek çocukları ile ilgili konularda bir araya geldikleri, boşanma tarihinden sonra da eski eşin ... ...'a taşındığı, davacının da oğulları ile birlikte İstanbul'da ikamet ettiği, davacının babasının vefatından sonra ölüm aylığı bağlandığı, yapılan ihbarla ölüm aylığının kesildiği ve ödenen aylıkların geri alınması için Kurum tarafından ... 3. İcra Müdürlüğünün 2016/6051 takip sayılı dosya ile takip başlatıldığı, yapılan takibin haksız olduğu ve bu nedenle takibe itiraz ettikleri, Mahkemenin 2017/40 Esas sayılı dosya numarasını aldığı ve 11.09.2019 tarihinde kesinleştiği, davacının boşandıktan sonra tekrar fiili olarak birlikte yaşamadığı, aylığının kesilmesinin kendisini mağdur duruma düşürdüğü iddiasıyla Kurum tarafından yapılan ölüm aylığının iptaline yönelik işlemin iptaline, davacıya Kasım 2020 tarihinden itibaren ölüm aylığının tekrardan bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum müfettişi tarafından 2016/TY/60 sayılı rapor ile davacının boşandığı eşi ile 2010 yılından itibaren ... Mah. ... Evleri No: 7 .../... adresinde fiilen birlikte yaşamaya devam ettikleri, davacının nüfus kayıtlarındaki adresinde yapılan araştırmada ... Mah. ... Evleri No: 26 .../... adresinde kaydının bulunduğu, eski eş ... beyanına göre ... Mah. ... Evleri No: 7 .../... adresinde oturduğu, her iki adreste yapılan araştırmada davacı ve boşandığı eşin fiilen birlikte yaşadıkları tespit edildiği ve davacının ölüm aylığının kesildiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarından toplanan delillerden davacının Kuruma başvuru tarihi 12.10.2020 tarihinden sonra eski eş ... ile fiili olarak birlikte yaşamadığı gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, ... Sosyal Güvenlik İl Merkezi 13251145 sayı 04.11.2020 tarihli ölüm aylığı talebinin reddine yönelik işlemin iptaline, davacı ...'in talep tarihi olan 12.10.2020 tarihini takip eden aybaşından itibaren ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının bir yıl sonra eski eşiyle birlikte yaşamadığını belirterek bu davayı açmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, tanık ...'ın davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşamaya devam ettiğini belirttiği iddiasıyla temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işleminin iptaline ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.