MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/182 E., 2025/166 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının maluliyet aylığına hak kazandığının tespitini, hak kazandığı tarihten itibaren aylığın yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.10.2020 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 21.10.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 03.06.2021 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 03.06.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizce; "Eldeki dosyada; gerek Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporu ve gerekse de Adli Tıp Kurumu raporları nazarında yazılı şekilde karar verilmiş ise de, mahkeme kararı sonrası 28.09.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp aynı tarihte yürürlüğe giren Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile 03.08.2013 tarihli ve 28727 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin yürürlükten kaldırıldığı anlaşılmıştır.
Yargılama safhasında yürürlüğe giren söz konusu mevzuat kapsamında da değerlendirme yapılması gerektiğinden, mahkemece 28.09.2021 tarihli Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği kapsamında, maluliyetin bulunup bulunmadığı konusunda, Adli Tıp 3.İhtisas Kurulundan ve raporlar arasında çelişki bulunması halinde, Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu’ndan rapor alınıp (maluliyetin bulunduğuna karar verilmesi durumunda başlangıcının, yönetmeliğin yürürlük tarihi olduğu gözetilmek kaydıyla) sonucuna göre karar verilmelidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın gerekçesinde; "Bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılamada; Yargıtay ilamı doğrultusunda dosyanın SGKYSK'ya gönderilerek 28.09.2021 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine göre davacının maluliyet durumunun tespiti hususunda rapor hazırlanmasının istenildiği, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 27.05.2024 tarih ve 2024/12073 sayılı Kararı ile “İncelenen sağlık kurulu raporları; ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi (20.06.2023- 20...34 aefac) Sigortalının dosyası Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti işlemleri Yönetmeliği kapsamında incelenmiş olup adı geçenin mevcut sağlık kurulu rapor/raporlarında yer alan tüm hastalık/arızaları anılan Yönetmeliğin 2. bölüm, 5. maddesi hükümleri çerçevesinde değerlendirildiğinde, Yönetmelik Ek-1 Hastalık Listesinin K/8 madde/maddelerinde belirtilen seviyelerde hastalık/arızası bulunmadığından çalışma gücünü ağır düzeyde kaybetmemiş olduğundan malul sayılamayacağının tespit edildiği, itirazlar üzerine dosyanın ATK'ya gönderildiği, 29.11.2024 tarihli Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporda ...’un mevcut hastalık ve arızaları, 28/09/2021 tarih ve 31612 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında değerlendirildiğinde çalışma gücünün en az %60 (yüzdealtmış)'ını kaybetmemiş olduğu, malul sayılamayacağının tespit edildiği, davacı vekilince her ne kadar 27.05.2024 tarihli SSYSK raporu ile Adli Tıp Kurumu raporunun çeliştiğinden bahisle Adli Tıp Kurumu Üst Kuruldan rapor aldırılması talep edilmişse de Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nin 29.11.2024 tarihli raporunun ve SSYSK raporunun birbirleri ile uyuştuğu, yeniden rapor aldırılmasını gerektirir bir durum olmadığı görülerek Kurum tarafından davacının talebine yönelik işlemlerde usul ve mevzuata aykırı bir işlem olmadığı ve davacının da davasını ispat edemediği görülmekle davanın reddine karar verildiği” belirtilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulunun raporlarının eksik düzenlenmiş olduğunu ileri sürerek söz konusu raporlara istinaden verilen mahkeme hükmünün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, maluliyetin tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.