MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
EK KARAR TARİHİ: 11.07.2025
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 37. İş Mahkemesi
SAYISI: 2016/425 E., 2023/381 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 05.10.1986-30.11.1986 tarihleri arasında davalı nezdinde geçen çalışmaların tespitini talep etmiştir
Davacı vekili talebini 18.11.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 1 günlük hizmet tespiti olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, şirketin 1981 de kollektif şirket olarak kurulduğunu, 1992 de anonim şirket olduğunu, dolaysıyla bildirgede yazılı firmanın kendileri olmadığını, o tarihte anonim şirket olmadıkları davacının kendi firmalarında çalışmasının mümkün olmadığını, ... sicilli Kadıköy sicilde kayıtlı firma olabileceğini belirterek, davanın reddinin istemiştir.
Davalı SGK davaya cevap vermemiş, duruşmada davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket yönünden davanın işlemsiz bırakıldığı ve yenilenmediği gerekçesiyle açılmamış sayılmasına, davalı Kurum yönünden davanın kabulü ile davacının 4...1 5 sicilli iş yerinde 05.10.1986 1 gün süre ile asgari ücret ile çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin bu tarih olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili fiili çalışmanın ispatlanmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2., 6., 9., 79.,108. maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-4 48... /21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir tereddüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 5 06... sayılı Kanun'lar ile Yargıtayın Yerleşik İçtihatları gereğidir.
2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davalı .... A.Ş. ünvanlı işverenin ... sicil no.lu işyerinden davacı adına 05.10.1986 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, baraj inşaatı mahiyetindeki işyerinin 01.01.1974-01.01.1991 tarihleri arasında Kanun kapsamında olduğu, iş yerinden dava konusu 1986/1-3 arası dönem bordrolarının dosya kapsamına alındığı, yüzlerce sigortalının bildirimlerinin olduğu, dinlenen bordro tanıkları ve davacının bildirdiği bordro tanıklarının davacıyı tanımadıkları, davacı tanığı olarak davacı ile birlikte çalıştıkları yönünde beyanda bulunan tanıkların ise işyerinden bildirimlerinin olmadığı,böylelikle Mahkemece bir kısım tanık beyanlarına ve dosyadaki diğer delillere göre yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
3.Tüm bu açıklamalara göre Mahkemece, davacıya işyerinin dava konusu 1986/3. dönem bordrosunda yer alıp da dava konusu dönemi içerecek şekilde çalışması bulunanlar arasından davacının çalışmasını bilebilecek olanlarını tespit ederek Mahkemeye bildirmesi sonucu Mahkemece beyanları alınmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle, sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.