MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/704 E., 2025/66 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirkette işçi olarak işe başladığını, işe başlangıç tarihinin Sosyal Güvenlik Kurumuna 10.01.1984 tarihi olarak bildirilmesine rağmen yaklaşık 1 aylık süreye ait sigorta primlerinin yatırılmadığını öğrendiğini, bu durumun müvekkilinin maddi kayba uğramasına neden olduğunu, emeklilik işlemlerinde de gecikmeye sebep olduğunu belirterek, müvekkilinin sigorta başlangıç tarihinin 10.01.1984 tarihi olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK cevap dilekçesinde, Kurumun fer'i müdahilliğine karar verilmesini, davacının çalışmalarında müvekkili Kurum kayıtlarının esas olduğunu, davacının huzurdaki dava ile ileri sürdüğü iddilarının müvekkili Kurum kayıtlarına eş değerde belgelerle kanıtlanması gerektiğinden davacının çalışma iddialarının salt tanık anlatımlarına dayalı olarak kanıtlanmasına muvaffakatlerinin olmadığını, iş yerinin varlığının, iş yerinin 506 sayılı Kanun kapsamına girip girmediğinin araştırılmasını, davacının tespitini talep ettiği döneme ilişkin davalı işverene ait iş yeri kayıtlarının ve Kurumun resmi kayıtlarının incelenmesi ve sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm verilmemesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.11.2022 tarihli kararı ile davanın kabulü ile davacının kuruma ... sicil numarası ile kayıtlı iş yerinde 25.08.1990 tarihinde 1 gün işçi olarak çalıştığının tespitine, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 25.08.1990 olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 17.11.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 03.05.2023 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA KARARI
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 03.05.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 29.03.2023tarihli kararı ile "...; öncelikle davacıya ait işe giriş bildirgesinde davacının çırak olarak çalıştığı hususunda bir yazı olmaması karşısında çıraklık sözleşmesi düzenlenip düzenlenmediği araştırılmalı, bir meslek eğitim merkezinde çıraklık kaydı olup olmadığı araştırılmalı, var ise buna ilişkin kayıtlar getirtilmeli, yukarıda anılan çalışma ilişkisi aydınlatılarak, davalıya ait iş yerinde davacının tam olarak hangi işleri yaptığı, davacının yaptığı işlerin üretimin bir parçası mı yoksa meslek ve sanat öğrenimine yönelik mi olduğu, iş yerinde işlerin davacının talep konusu dönemde yaşı itibariyle yapabileceği işlerden olup olmadığı, bu işleri yapma hususunda fiziksel ve psikolojik yetkinliğinin olup olmadığı, bu işi yapmayı bu yaşta öğrenip öğrenemeyeceği, yaptığı işi ne kadarlık süre içinde öğrenebileceği belirlenmeli, dinlenen tanık beyanları arasındaki çelişkiler de giderilmek suretiyle açıklığa kavuşturulmalı, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Kabule göre de, davanın niteliği itibariyle davalı işverenliğe husumet düşmeyeceği, kaldı ki davalı şirketin Türk Ticaret Kanunu'nun 7. maddesi kapsamında dava tarihinden önce 07.07.2014 tarihinde terkin edildiği hususu gözetilmeksizin anılan işverenliğe Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligat yapılıp hakkında hüküm tesis edilmiş olması yerinde görülmemiştir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..Yargıtay ilamı ile bozma konusu edilen konunun, davacının iş yerindeki çalışmasının niteliğine ilişkin olduğu, bozma doğrultusunda davacının iş yerinde işin üretimine doğrudan katılıp katılmadığının aydınlatılmasının gerektiği, bu hususta Kuruma ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne yazılan müzekkereler uyarınca, davacının bildirge tarihi ile çıraklık sözleşmesinin bulunduğuna ya da herhangi bir çıraklık merkezinde eğitim gördüğüne dair bilgiye ulaşılamadığı, nitekim dosyada dinlenen bordro tanıklarının da, davacının iş yerinde çalıştığı dönem boyunca çıraklık merkezinde eğitim görmediğini beyan ettiği,
Bozma sonrasında tekrar dinlenen bordro tanığı ...'ın, davacının iş yerinde işin üretimi bilfiil katıldığını ve iş yerinde düzenli olarak çalıştığını, çalışması karşısında ücretini aldığını beyan ettiği, yine o dönemde yaşı küçük ve işe yeni başlayan kişilere çırak denildiği, bu kişilerin işin öğrenimi ile birlikte iş yerindeki işin üretiminde doğrudan çalıştıklarını beyan ettiği,
Bozma öncesinde dinlenen ...'ın 09.06.2022 tarihli celsedeki beyanında, "Davacı da ben yaklaşık 10-15 gün kadar sonra yani 1983 yılının Temmuz yada Ağustos ayında işe başlamıştı. İş yeri araç yedek parça üzerineydi, ben iş yerine başladığımda 19 yaşlarımda idim, davacının kaç yaşlarında işe başladığını hatırlamıyorum iş yerinde işverenlerde dahil 10 - 12 kişi kadar çalışan vardı. Bu çalışanların arasında ismini hatırlamamakla birlikte 1 tane çırak vardı ancak o kişi davacı değildi iş yerinde yaklaşık 3 kişi dışında kalan kişiler her işi yapardı, bahsettiğim 3 kişi de usta vasfı ile özel beceri gerektiren işleri yapardı, benim çalıştığım dönemde davalı iş yeri ile herhangi bir sözleşmem olmadı, davacı çıraklık okuluna gitmedi aynı zamanda ismini hatırlayamadığım ancak çıraklık yaptığını bildiğim o kişide herhangi bir çıraklık okuluna gitmezdi, yaşı küçük olduğu için ve işi henüz bilmediği için çırak kendisine davalı iş yerinde deniyordu" şeklinde beyanda bulunduğu, tanığın da davacının doğrudan işin üretiminde çalıştığının beyan ettiği, yine tanığın bordro tanığı ...'ın beyanına benzer olarak, yaşı küçük ve işte çalışmaya yeni başlayan kişilere çırak dendiğini, ancak çırakların da işin üretiminde doğrudan çalıştığını beyan ettiği, yine iş yeri ortaklarından bordro tanığı ...'un 01.02.2022 tarihli celsedeki beyanında, "Huzurdaki davacı iş yerinde eli de yatkın olduğu için biz ne işi söylesek yapardı. Kendisini işçi olarak işe almıştık" şeklinde beyanda bulunarak, davacının iş yerindeki işin üretiminde çalıştığını beyan ettiği,davacının bildirge tarihi itibari ile 15 yaşında olduğu, iş yerinin torna atölyesi olduğu, davacının yaşı itibari ile iş yerindeki işleri, tecrübesiz bir işçi vasfı ile yapabileceği kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olmayacağı, nitekim dinlenen tanıkların da davacının iş yerinde işçi olarak her türlü işi yaptığının beyan ettiği, davacının iş yerindeki çalışmasının hukuki anlamda meslek öğrenimine yönelik çıraklık kapsamında olmadığı,..." gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının 5 davacının 10.01.1984 tarihinde bir gün süreyle asgari ücretle 506 sayılı Kanun'a tabi sigortalı olarak çalıştığının tespitine, 506 sayılı Kanun'a 60-G maddesine göre davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 01.07.1987 tarihi olduğunun tespitine ve 10.01.1984 tarihindeki 1 günlük çalışmasına ait primlerinin prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, fiili çalışmanın ispatlanamadığını belirterek karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
Davanın yasal dayanakları, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2., 3/II-B, 6., 108., 2089 sayılı Çırak Kalfa ve Ustalık Kanunu'nun 4., 5., ve 16. maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin kanunun belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-4 48... /21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının iş yerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği iş yerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu iş yeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 5 06... sayılı Kanun'lar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.
Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, bozmaya uyulmak suretiyle yapılan yargılamada, mahkemece davalı SGK'dan davacı adına düzenlenmiş çıraklık sözleşmesinin olup olmadığının sorulduğu davalı Kurumca kendilerinde çıraklık sözleşmesine ilişkin kaydın olmadığı ancak diğer ilgili kurulardan sorulması gerektiğinin belirttiği, Beyoğlı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün ise okul ve kurumlarında bir bilgi ve belgeyte rastlanmadığının bildirildiği ancak mahkemece ilgili meslek eğitim merkezi müdürlüklerinden bu araştırmayı yapmadığı,davacı adına dava konusu 10.01.1984 tarihli işe giriş bildirgesini düznlemeiş olan torna işleri mahiyetli iş yeri olan işveren .... San. Tic. Ltd. Şti.'nin ... sicil no.lu iş yerinden dava konusu 1984/1. döneminden verilen bordroda 5 kişinin bildirilmiş olduğu, bu dönemde bildirilenlerden Mahkemece bozma sonrası sadece ...'ın dinlendiği, diğer sigortalıların dinlenmediği,...'ın beyanında, 14 yaşında olan davacının üretime yönelik olarak iş yerinde çalıştığını çalıştığını beyan ettiği,ancak davacının üretime yönelik olarak hangi işleri yaptığına dair somut bir beyanda bulunmadığı, böylelikle Mahkemece bozma öncesi dinlenen davacı tanık beyanları ile bozma sonrası dinlenen tanık beyanı ve dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Buna göre,Mahkemece, ilgili meslek eğitim merkezi mğdürlüklerinden davacı adına düzenlenmiş bir çıraklık sözleşmesi olup olmadığı araştırılmalı, iş yerinin 1984/1. dönem bordrosunda yer alan bordrolu çalışanlarının, iş yerinde hangi işlerin yapıldığı, davacının tam olarak bu işlerden hangilerini yaptığı, davacının yaptığı işlerin üretimin bir parçası mı yoksa meslek ve sanat öğrenimine yönelik mi olduğu, iş yerinde işlerin davacının talep konusu dönemde yaşı itibariyle yapabileceği işlerden olup olmadığı, bu işleri yapma hususunda fiziksel ve psikolojik yetkinliğinin olup olmadığı, bu işi yapmayı bu yaşta öğrenip öğrenemeyeceği, yaptığı işi ne kadarlık süre içinde öğrenebileceği hususlarını ortaya koymaya yönelik beyanları alınmalı, dinlenen tanık beyanları arasındaki çelişkiler de giderilmek suretiyle açıklığa kavuşturulmalı, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine,
10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.