MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2389 E., 2025/1630 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesi
SAYISI : 2014/435 E., 2022/597 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması talep edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra, duruşma için 03.03.2026 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü davalı adına gelen olmadı. Davacı ... adına Av. ... geldiler. Yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kurum sigortalısı ...'in 19.05.2010 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiği, kazanın işverene ait 34... plakalı araçla çalışmakta iken iş kazası sonucu vefatı şeklinde meydana geldiği, olayın iş kazası olduğuna dair İstanbul Anadolu 8. İş Mahkemesinin 2011/1 69... /1258 Karar sayılı dosyasında verilen kararın Yargıtayca onandığı, sigortalının ölümü nedeniyle hak sahiplerine 41.076,90 TL peşin sermaye değerli gelir bağlandığı iddiasıyla 27.393,28 TL'nin onay tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; ... ...'in seyahat sağlık sigortasını yapan ... Sigortanın ihbar edilmesi gerektiği, ... poliçe numarası ile düzenlenen poliçenin 16.04.20 10... Ekim 2010 tarihleri arasını kapsadığı, ...'in 19.05.2010 tarihinde vefatı nedeniyle poliçe kapsamına girdiği, benzer şekilde ... poliçe numarası ile işveren mali mesuliyet Sigorta poliçesinin ... Sigortaya 24.06.20 09... .06.2010 tarihlerini kapsayacak şekilde yaptırıldığı, bu firmaya da ihbar yapılması gerektiği, ölüm olayından firmalarının sorumlu olmadığı, müteveffanın iş yerinde sadece 36 gün çalıştığı, kalp krizi sonucu ölmesi ile iş arasında uygun illiyet bağının bulunmadığı, yurtdışı kuralları gereği 8 saatten fazla sürüşün yapılamadığı, bunun araçtaki takograf cihazıyla kayıt altına alındığı, fazla sürüş yapmaları durumunda trafik kuralları gereği ceza uygulanacağı için şirkette fazla çalışma ve yoğun çalışmanın söz konusu olmadığı, ayrıca sürücülerin 15 gün çalışıp 15 gün dinlendiği, sürücünün ilk kez yaptığı bu yurtdışı seferinde olayın olduğu, şirketin iş güvenliği eksikliği açısından olmadığı, çalışanın mesleği gereği zaten trafik sürüş kurallarına uymak durumunda olduğu, murisin ise giriş sırasında verdiği 08.04.2010 tarihli sağlık raporunda çalışmaya engel bir durumun bulunmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla davanın kabulüne 27.383,28 TL peşin sermaye değerli gelirin gelir bağlama onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
1.Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; iş kazası sonucu oluşan Kurum zararının rücuan tazmini talebiyle açılan davanın kısmen kabulüne dair kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, işçinin iş görme edimini yerine getirirken inisiyatif alma hak ve yetkisinin bulunmadığı, iş kazasının meydana gelmesinde gerekli iş güvenliği eğitimlerini vermeyen, risk değerlendirmesi yapmayan ve denetim yükümlülüğünü ihmal eden işverenin %100 kusurlu olduğu, mülga İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü ve 4857 sayılı Kanun'un 77. maddesi uyarınca işverenin işyerinde fennin ve teknolojinin gerektirdiği tüm önlemleri almak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu, sigortalının işini kaybetmeme baskısı altında çalışırken meydana gelen olayda kendisine kusur atfedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sigortalının 19.05.2010 tarihinde aracında istirahat halindeyken kalp krizi sonucu vefat ettiği, bu durumun dışsal bir etkiyle değil işçinin genetik ve yaşam biçimine dayalı kronik rahatsızlığından kaynaklandığı, Mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesinin, alacak miktarı en baştan kuruşu kuruşuna (41.076,90 TL) belirlenebilir olmasına rağmen davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasına izin vererek zamanaşımına uğramış talepleri haksız yere canlandırdığı, dosyada işvereni tamamen kusursuz bulan veya olayı "kaçınılmazlık" kapsamında niteleyen 2015, 20 17... tarihli bilirkişi raporları ile %70 işveren kusuru veren raporlar arasındaki fahiş çelişki giderilmeden ve gerekçesiz şekilde işveren aleyhine hüküm kurulduğu, şirketin işe girişte sağlık raporu alma, periyodik muayene ve yasal mesai sürelerine riayet etme yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiği, Anayasa m. 141 ve HMK. m. 297 uyarınca kararın gerekçeli karar hakkını ihlal ettiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıdaki yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.