MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2012/583 E., 2013/391 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle, yersiz alınan ölüm aylıklarının iadesi için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali takibin devamını, talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.02.2011 tarihli kararı ile davanın reddine, dair karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin 10.02.2011 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece,".. davalının yersiz ölüm aylıklarından kaynaklanan iade yükümünün belirtilen hükümler çerçevesinde belirlenmesi gereği üzerinde durulmaksızın, yazılı gerekçelerle karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. .." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın 6100 sayılı Kanun'un 150/5. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, bozma sonrası çıkarılan tebligatın usulsüz olduğundan bahisle, davanın kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ölüm aylıklarının iadesi için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davanın yasal dayanağı olan, 6100 sayılı Kanun'un 150. maddesinde ; "
(1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.
(2) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez..."düzenlenmiştir.
Eldeki davada, Mahkemece bozma ilamı sonrası düzenlenen 17.08.2012 tarihli tensip zaptında duruşma gününün belirtildiği, duruşmaya gelinmediği taktirde verilecek karara dair ihtaratın yapıldığı, bozma ilamından sonra, Mahkemece, tebliğ çıkartılan zarfta yargıtay ilamının iş bu zarfta yer aldığının belirtildiği ancak tensip zaptının kendisinin yer almayıp yalnızca tensip tarihinin bu tebligatta yazdığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda da açılan 29.11.2012 tarihli duruşmada da 6100 sayılı Kanun kapsamında işlemden kaldırma kararı verildiği, ardında da HMK 150. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verildiği tespit edilmekle , Mahkemece tarafları duruşmaya davet eden tensip zaptının usulüne uygun tebliğ edilmemesi hatalı görülmüştür.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.