MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/925 E., 2025/1719 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzincan 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2023/551 E., 2024/277 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin işveren ...'a ait inşaat işindeki 01.02.2013- 31.07.2013 tarihindeki çalışmasına ilişkin sigorta bildirimlerinin fiili bir çalışmaya dayanmadığı gerekçesiyle iptal edildiğini, müvekkilinin çalışmalarının fiili bir çalışma olduğunu belirterek Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılardan SGK vekili; davacının çalışmasının fiili bir çalışma olmadığının tespit edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalılardan ...; cevap dilekçesi vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile SGK tarafından davacının 01.02.2011-31.07.2013 yılları arasındaki tüm çalışmalarının sigorta bildirimlerinin fiili çalışmaya dayanmaması sebebi ile iptal edildiği, SGK denetimleri sırasında beyanı alınan davacının, inşaatta 2011-2013 yılları arasında çalıştığını beyan ettiği, ancak çalıştığı inşaat ile ilgili ve çalışma arkadaşları ile ilgili bir beyanının bulunmadığı, davacı ile aynı dönem çalışması olan tek bordro tanığı ...'ın da SGK tarafından çalışmalarının iptal edildiği, bu nedenle beyanlarına itibar edilmediği, dosyada dinlenen diğer tanıkların davacı ile aynı dönem çalışması olmayan kişiler olduğu, beyanlarının kendi içlerinde, birbirleriyle ve resmi kayıtlarla çelişki içerdiği, itibar edilmesinin mümkün görülmediği, davacı tanığı ..., ... ve ...'ın beyanlarında inşaata gittiklerinde davacının çalıştığını gördüklerini beyan ettikleri, ancak tanıkların inşaat çalışanları olmadığı gibi komşu işyeri tanıkları da olmadıkları, ayrıca tanıkların sadece Mahkemede dava açan davacıları ismen bildikleri, çalışması olan ancak Mahkemede davası olmayan başkaca işçileri tanımadıkları ve çalışan diğer işçilerin isimlerini hatırlamadıklarını beyan etmelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, tanıkların davacının kaç gün çalıştığına ve hangi yıllarda çalışma yaptığına, ne kadar ücret aldığına ilişkin bilgilerinin olmadığı ve olmasının da mümkün olmadığı anlaşıldığından beyanlarına itibar edilmediği, komşu işyeri tespit edilemediği, davacının adres hareketlerine göre 24.03.2007 tarihinden itibaren İstanbul'da ikamet ettiği, HDC kayıtlarına göre, 31.01.2011 yılında İstanbul'daki iş yerinden ayrılır ayrılmaz 01.02.2011 tarihinde ...'a ait ...'daki inşaatta işe başladığının anlaşıldığı, ... Belediye Başkanlığının 25.02.2020 tarihli müzekkere cevabından inşaatın mimari projesinin onaylandığı tarihin 26.11.2012 olduğu, davacının 01.02.2011 tarihinde çalışmaya başlamasının bu nedenle mümkün olmadığı, SGK tahkikat evrakları aksi ispatlanıncaya kadar geçerli olup soyut, çelişkili, yer, zaman ve kişi unsuru açısından birbirleriyle uyumsuz ve hayatın olağan akışına aykırı tanık beyanlarına itibar edilmesinin mümkün olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara, toplanan delillerle, kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre ve özellikle, eldeki davanın sigorta bildirimi yapan gerçek veya tüzel kişinin hak alanını da ilgilendirmesi nedeniyle davanın işverene de yöneltilmesinde hata olmaması, davacının çalışma olgusunun ispatlanmaması nedeniyle kurumun iptal işleminde hukuka aykırılık olmaması karşısında mahkemenin kararında hukuka aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin iptal edilen sigortalılık süresinin ... numaralı işyerinden bildirilen 01.02.20 13... .07.2013 arasındaki 180 günlük süre olduğunu, bu nedenle Mahkemenin 20 11... yılına ilişkin yapmış olduğu değerlendirmelerin konu ile ilgisinin olmadığını, tek sigortalı ...'ın sigortalılığının da iptal edilmesi sebebiyle, inşaat ile ilgili olan ve inşaata yakın yerlerde ikamet eden/işyeri bulunan kişilerin beyanlarına itibar edilmesi gerektiğini, müvekkilinin çalıştığı inşaattan (topraktan) ev alan ... ve ... ile inşaatın karşısında ikamet eden ...'ın beyanlarında müvekkilinin çalıştığını belirttiklerini, bu beyanlar ile müvekkilinin çalıştığının doğrulandığını, müvekkilinin çalışmadığına ilişkin olarak bir tespit de yapılamadığını, ayrıca davalı kurum işleminin doğru olduğunu kabul etmenin, inşaatın işçi olmadan yapılıp tamamlandığı anlamına geleceğini, bunun da mümkün olmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali talebine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.