MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/6 E., 2025/2149 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 17. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/244 E., 2023/331 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.06.1987 tarihi olduğunun ve davacının yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile birikmiş aylıklarının davacı yana ödenmesine karar verilmesini talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, yetki, derdestlik, hakdürücü süre yönünden reddi gerektiğini, zamanaşımı defi yapılmış sayılarak usul ve kanuna aykırı olarak açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının, bir hizmet akdine bağlı olarak dava dışı ...’in ... sicil numaralı iş yerinde 01.06.1987 tarihinde 1 gün sigortasız olarak çalıştırıldığı anlaşıldığından 1 günlük süresinin 506 sayılı Kanun'un 79. maddesinin 8. fıkrası gereğince sigortalılık süresi ve 506 sayılı Kanun'un 60. maddesinin 1. fıkrasının G bendi hükmü gereğince davacının 15.07.1970 doğum tarihine göre 18 yaşını doldurduğu 15.07.1988 tarihinin sigorta başlangıcı olarak tespitine fazla istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının ve yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Davanın yasal dayanakları, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2., 6., 9., 79., 108., geçici 81. maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin kanunun belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-4 48... /21-306-320 sayılı Kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının iş yerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği iş yerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu iş yeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 5 06... sayılı Kanun'lar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.
Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, dava dışı ... ünvanlı işverenin ... sicil no.lu iş yerinden davacı adına 01.06.1987 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, bina inşaatı mahiyetli iş yerinin 01.06.1987- 3...8 tarihleri arasında Kanun kapsamında olduğu, iş yerinden dava konusu 1987 yılı için dönem bordrosunun verilmediği, 1988/1. ve 2. dönemden verilen dönem bordrolarının dosya kapsamına alındığı ve bu dönem bordrolarında bildirilen sigortalıların davacıyı tanımadıkları, komşu iş yerinin sadece emniyet vasıtasıyla araştırıldığı ve komşu iş yeri tespit edilemediği,başkaca komşu iş yeri araştırması yapılmadığı, inşaatın dava konusunda faal olup olmadığının araştırılmadığı,davacı ile birlikte çalıştıklarını beyan eden ancak hizmet dökümlerinde 1987 yılında hiç sigortalılık bildirimleri olmayan ... ile ...'ın davacı tanığı olarak dinlendiği, böylelikle Mahkemece davacı tanıklarının beyanı ve dosyadaki diğer delillere göre yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Tüm bu açıklamalara göre Mahkemece, iş yerinin inşaat konulu olması nedeniyle, söz konusu inşaatın ruhsatı ve yapı kullanım izni bilgileri, su,elektrik abonelik bilgileri ilgili Belediye Başkanlığından sorularak araştırılarak dava konusu tarihte faal olup olmadığı belirlenmeli, SGK, vergi dairesi ve belediye aracılığıyla da dava konusu dönemde iş yerine komşu iş yeri ve kayda geçen sigortalıları tespit edilerek sigortalılık ve çalışma kayıtları getirtilerek beyanları alınmalı, komşu iş yerinin belirlenememesi halinde taraflardan sorulmak suretiyle davacının çalışmasını bilebilecek olan kişiler tespit edilerek beyanları alınmalı, bu kişilerin de sigorta ve vergi kayıtları getirtilerek beyanları denetlenmeli, davacı tanığı olarak dinlenen ... ile ... adına dava konusu iş yerinden verilmiş işe giriş bildirgesi olup olmadığı da araştırılarak beyanları denetlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle,sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Kabule göre de, eldeki davada, Mahkemece davacının 15.07.1970 doğumlu olduğu, 01.06.1987 tarihinde 16 yaşında olduğu, buna göre, davacı yönünden sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 15.07.1988 tarihi olduğu, bu tarihten önceki hizmet süresinin de prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiği yönünde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, isabetsiz bulunmuştur.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.