MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/93 E., 2025/81 K.
ASIL DAVADA
BİRLEŞEN DAVADA
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacı, davalı Kurum ve davalı Kooperatif vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Mayıs 2012 yılından itibaren kesintisiz olarak davalı ... ... ... Kooperatifinde değnekçi olarak çalıştığını, müvekkilinin yaz aylarında günlük 60-75 TL, kış aylarında 80 TL verilmek suretiyle çalıştırıldığını, 12.07.2019 tarihinde SGK denetmenlerince düzenlenen denetleme raporuna göre ... Otogarının alt katında .... peronda değnekçilik yaparken tespit edildiğini, açıklanan nedenlerle müvekkili ...'un Mayıs 2012 tarihinden 05.08.2019 tarihine kadar geçen süre içinde davalı ... ... ... Kooperatifinde sigortalı olarak çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin Mayıs 2012 olarak tespiti ile bu süreler içinde yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına, müvekkilinin bu hizmetlerinin diğer hizmetleri ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı .... ... ... Kooperatifi vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Kooperatifin... sıra numaralı iş yeri hakkında 07.01.2020 tarihli ve 307.931 sayılı Kurum yazısında belirtilen kişi için aylık prim ve hizmet belgesi düzenlenmesinin istendiğini, söz konusu belge düzenlenmediğinden 18.000,00-TL borç tahakkuk ettirildiğini ve buna ilişkin olarak düzenlenen yazının müvekkili tarafından 23.01.2020 tarihinde tebliğ alındığını, borç tahakkukuna karşı yasal süresi içerisinde Kuruma itiraz edildiğini, ancak itirazlarının reddedildiğini, Kurumun itirazın reddine ilişkin yazısının müvekkiline 20/03/2020 tarihinde tebliğ edildiğini, ...'un müvekkili kooperatif bünyesinde ... garajında değnekçi olarak çalıştığı iddiası ile müvekkili hakkında davaya konu borcun tahakkuk ettirildiğini, ancak müvekkili kooperatifin ... garajında iş yerinin veya peronunun bulunmadığını, müvekkilinin işveren sıfatının bulunmadığını beyanla; Kurumun 07.01.2020 tarihli ve 307.931 sayılı yazısıyla yapılan borç tahakkukunun iptaline ve söz konusu borç sebebiyle müvekkilinin Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Asıl davada davalı Kooperatif vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, öncelikle zamanaşımı ve husumet yokluğuna ilişkin itirazları dikkate alınarak haksız ve mesnetsiz olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve yersiz açılmış olup, reddi gerektiğini, davanın süresinde açılmadığını, davacı Kooperatif ile ilgili olarak 20.11.2019 tarihli ve 2019/45 sayılı denetmen raporuna istinaden ... isimli kişinin Kooperatifte çalışmasına rağmen prim ve hizmet belgelerinin düzenlememesi sebebiyle borç tahakkuk ettirildiğini, Kurum işlemlerinin hukuka ve mevzuata uygun olup, iptalini gerektirecek bir hususun bulunmadığını beyanla; davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen davada dahili davalı ..., cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.02.2022 tarihli kararı ile Kurum işleminin iptali istemli davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 15.02.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı Kooperatif vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 20.10.2022 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 20.10.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı Kooperatif vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz tarafından verilen 07.02.2024 tarihli karar ile temyize konu dava ile Kooperatife karşı açılan ve derdest olan hizmet tespiti davası arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu, davaların birleştirilerek görülmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile
"Asıl dosya olan Mahkememiz 2022/93 Esas sayılı dava yönünden;
1- Davanın kısmen kabulü ile
Davacının davalıya ait iş yerinde 01.09.2014-13.03.20 18... .07.2019-24.07.2019 tarihleri arasında hizmet akdiyle bağlı olarak çalışmış olduğunun tespitine,
Davacının 14.03.2018-12.07.2019 dönemine yönelik tespit talebi konusuz kaldığından bu dönemle ilgili esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Birleşen ... 4. İş Mahkemesi 2024/230 Esas sayılı dava yönünden;
1-Davanın reddine," karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı/birleşen davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1.Davanın denetmen raporundan sonra açıldığını ve denetmen raporu da göz önünde bulundurularak raporda geçen tarihlerin de sigortalılık süresi içinde kabul edilmesi gerektiğini, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmektedir.
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1.Davacının tespitini istediği dönemde herhangi bir çalışması bulunmadığını, Kurum kayıtları esas olup, davacının bunun aksini aynı değerdeki yazılı belgelerle ispatlayabileceğini,
2.Davacının eylemli olarak çalışıp çalışmadığının şüpheye yer bırakmayacak nitelikte kanıtlanmış olması gerektiğini, oysa tanık anlatımları dışında dosya kapsamında fiili çalışmayı kanıtlar, şüpheden uzak bir delilin yer almadığını, davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmektedir.
Davalı/birleşen davacı Kooperatif vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1.Dosya kapsamında yalnızca SGK Kurum müfettişinin raporu doğrultusunda karar verildiğini,
2.Müvekkilinin peronunun dahi olmadığı bir yerde işveren sıfatının olmasının kabul edilemeyeceğini, değnekçi olarak çalıştığını iddia eden bu kişinin müvekkili iş yeri ile herhangi bir ilgisi bulunmadığını, sadece şoförlerle ilgili olduğundan müvekkili kooperatifin prim borçlarından sorumlu tutulmasının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu,
3.Kurum tarafından müvekkili kooperatife ait defteri kebir, yevmiye defteri ve karar defterlerinin incelenmiş olup belgelerde müvekkili kooperatifte bu kişinin çalışmadığını, kooperatifin böyle bir kişiyi istihdam edebilmesinin mümkün olmadığını, dahili davalının değnekçi olarak müvekkili kooperatifçe çalıştırılmadığının incelenen defter ve kayıtlarda tespit edildiğini,
4.Tanık beyanları incelendiğinde dahili davalının kooperatifin çalışanı olmadığı, düzenli olmayan periyotlarla kendisine göre garaja geldiği, bir çalışma düzenin olmadığı, kimi zaman ... vs. sattığı, müvekkili Kooperatifin üyelerinin bazılarına kısmi zamanlı, değnekçi adı altında hizmet ettiği, bu dönemde ...'a yolcu taşıyan başka bir kooperatif veya işletme olmadığından yolcu toplanmasına da ihtiyaç olmadığı, sırası gelen aracın yolcularını aldıktan sonra duraktan ayrıldığı, dolayısı ile dahili davalının çalıştırılmasına ihtiyaç olmadığı sübuta ermiş olup buna rağmen mahkemenin davanın reddine karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl davada davacının Mayıs 2012- 05.08.2019 tarihleri arasında çalıştığının tespiti, birleşen davada Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı, davalı Kurum ve davalı Kooperatif vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.