MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/332 E., 2025/125 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 01.09.1994 - 15.08.2013 tarihleri arasında davalılar için çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği gibi bahsi geçen iş yerinde belirttiği sürelerde çalışmadığını beyanla; davanın reddini talep etmiştir.
Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve yersiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 01.04.2022 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacı ...'ın ... sicil numaralı iş yerinde 15.07.2005-15.11.2005 tarihleri ile 08.08.2006-06.03.2009 tarihleri arasında hizmet akdine tabi olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararın gerekçesinde "Bordro tanığı ..., davalıların beton direk, bahçe duvarı, portatif duvar imalatı yapılan iş yerinde 2000 yılında işe başladığını, yaklaşık 10 yıl kadar çalıştığını, işe başladığında davacının orada çalıştığını, hangi tarihte işe başladığını bilmediğini, 10 yıl kadar beraber çalıştıklarını, işten çıktığında davacının halen çalışmaya devam ettiğini, davacının 2013 yılında işten çıktığını beyan ettiği, ancak tanık ...'in 15.07.2005-15.11.20 05... .08.2006-06.03.2009 tarihleri arasındaki çalışmalarının Kuruma bildirildiği, bu suretle tanığın davacı ile birlikte çalıştıklarına dair beyanına bildirilen süreler kapsamında itibar edilebileceği, dava konusu uyuşmazlığın çözümü noktasında yöntemince yapılan araştırmada davacının talep ettiği tarihlerin tamamında çalıştığına dair delilin tespit edilemediği..." belirtilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin 01.04.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizce, "Dosyada bulunan ... Kaymakamlığı Mal Müdürlüğünün 07.08.2015 tarihli cevabi yazısına göre, davalı ...'nun ... Honaz/Denizli adresinde 16.10.1999-31.12.2001 tarihleri arasında faaliyet gösterdiği, davalı ...'nun 01.07.2005 tarihinde ... Honaz/Denizli adresinde faaliyete başladığı, ayrıca vergi kayıtlı iş yerinin kanun kapsamına alındığı anlaşılmış olup, ara dönem yönünden çalışma olgusu araştırılmalıdır. İlgili belediyeden iş yerleri ile ilgili denetim zabıta tutanakları, abonelikler istenmeli, vergi yoklama tutanakları ve davacının yeşil kartlı olduğu belirtilmesine göre buna ilişkin belgeler celbedilmeli, iş yerlerinin tespitinden sonra iş yerlerinin komşu iş yerleri işveren ve çalışanları tespit edilip dinlenerek, hangi davalı nezdinde hangi dönemlerde çalıştığı belirlenmeli, davalılar arasındaki ilişki ortaya koyulmalı, davacının çalışmaya ara verip vermediği belirlenmeli, çalışma sürekli değilse hak düşürücü süre yönünden değerlendirme yapılmalı, elde edilecek sonuca göre infaza elverişli şekilde hüküm kurulmalıdır.
Kabule göre de, davacınn 01.09.1994-15.08.2013 tarihleri arasında çalıştığını iddia etmesi, buna karşılık mahkeme 2 dönem halinde çalışmaları kabul etmiş ise de, hükmedilen sürelere göre hak düşürücü süre söz konusu olup, Mahkemece yazılı şekilde verilen karar hatalıdır. " gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tanık ...’nın da beyanında da açıkça anlaşıldığı üzere davacının davalılara ait iş yerinde çalıştığını,davacının davalı iş yerinde dönemler halinde çalışmış olma ihtimalinin hayatın olağan akışına ve mantığa aykırı olacağını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
İnceleme konusu eldeki davada, davacı 01.09.1994 - 15.08.2013 tarihleri arasında davalılara ait iş yerinde çalıştığının tespitini istemiş, Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş olup bozma sonrasında yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.
Davanın somutlaştırılması kapsamında davacının beyanı alınmış olup, beyanında iş yerinde bulunan barakada kaldığını; kendisiyle birlikte ... ve ... lakaplı kişiyle çalıştığını belirtmiştir. Ancak bu kişilerin beyanlarına Mahkemece başvurulmamış; ayrıca tanık ...'nün beyanlarında yer alan "kısa boylu, gözü engelli" kişinin davacı olup olmadığı yönünde bir araştırma yapılmamıştır.
Anılan kişilerin de tanık olarak dinlenmesi ve mevcut tüm tanık beyanları arasındaki olası çelişkilerin giderilmesi suretiyle, davacının çalışması varsa, kesintili olup olmadığı ve ara vermelerin bulunup bulunmadığı değerlendirilmeli, hakdüşürücü süre yönünden de irdelenip elde edilen tüm bulgular doğrultusunda karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.