MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/39 E., 2025/170 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ...1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2022/290 E., 2024/199 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının kendisinin ve davalılar ... ile ...'ın müşterek murisi olan ...'a ait, ........ adresindeki ... sicil numaralı "pansiyon işletmeciliği" faaliyetinde bulunan iş yerinde açılışından itibaren uzun süre işçi olarak çalışmasına rağmen gerçeğe uygun olarak ve süresinde ... Kurumuna bildirim yapılmadığını ve bu iş yerindeki ilk işe girişinin 01.10.1996 tarihinde yapılmış olduğunu, iş yerinde 08.03.1993 tarihinde yapılan teftiş sonucu sigorta müfettişi tarafından düzenlenen tutanakta davacının iş yerinde çalışmakta olduğu tespit edilmekle birlikte bu çalışmasının "aile dayanışması" kapsamında görüldüğünü ve bu nedenle resen tescilinin yapılmadığını, oysa 506 sayılı Kanun'un 3/C maddesinde; "Aynı konutta birlikte yaşayan ve üçüncü dereceye kadar (üçüncü derece dahil) olan hısımlar sırasında ve aralarında dışarıdan başka kimse katılmayarak bu konut içinde yapılan işlerde çalışanların" sigortalı sayılmayacakları belirtilmiş olup dava konusu iş yerinin konut içinde yapılan işlerden olmadığı gibi o tarihte bu iş yerinde işverene hısım da olmayan işçi çalıştırıldığını belirtmek sureti ile davacının 08.03.1993 tarihinde bir gün süre ile davalılar murisine ait iş yerinde sigortalı olarak çalışmış bulunduğunun ve her türlü sigortalılık haklarının da bu tarihten itibaren tanınmasının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacının Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının, davalılara ait ...... sicil numaralı işyerinde 08.03.1993 tarihinde 1 gün süre ile çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 08.03.1993 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, Kurum kayıtlarında bulunmayan çalışma olgusunun tanık beyanları ile kanıtlanmasının mümkün olmadığını, keza Kurum kayıtlarının aksinin ancak yazılı belgelerle kanıtlanabileceğini, dava konusu olayda olduğu üzere çalışma iddialarının bilgi ve belgelere dayanmaksızın ve doğrulanmaksızın salt yetersiz ve soyut nitelikte tanık beyanlarına dayandırılması nedeniyle davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2., 6., 9., 79., 108. maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-4 48... /21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir tereddüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 5 06... sayılı Kanun'lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde,davacı ile davalılar ... ve ...'ın müşterek murisi ...'ın 07.09.2007 tarihinde öldüğü ve geriye mirasçıları olarak davacı ile adı geçen davalıların kaldığı, davacı adına murise ait... sicil numaralı iş yerinde 01.10.1996 tarihinde çalışmaya başladığına ilişkin işe giriş bildirgesi düzenlenerek Kuruma verildiği, pansiyon işletmesi mahiyetli anılan iş yerinin 01.05.1992-31.12.1996 tarihleri arasında kanun kapsamında bulunduğu ve iş yeri sicil dosyasının imha edilmiş olduğu, 1992/2 ve 1996/3 dönemleri dışında iş yeri dönem bordrosu bulunmadığı, davacının ibraz ettiği ve sigorta müfettişi tarafından 08.03.1993 tarihinde mahallinde düzenlenmiş belgede; ... ile iki oğlu ... ve ...’ın aile dayanışması içerisinde hizmet akdine bağlı olmaksızın ve ücret almaksızın çalıştıklarının belirtildiği, geniş çaplı yapılan komşu işyeri araştırmasında komşu işyeri tespit edilemediği, davacı tanıkları olarak davacının arkadaşları ile işyerinde aşçı olarak çalıştığını beyan eden ancak bildirimi bulunmayan ...'ın olduğu,mahkemece anılan tanık beyanları ile dosyadaki diğer delillere göre yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Davacının imzasının da bulunduğu ve ... müfettişi tarafından tanzim edilen 08.03.1993 tarihinde mahallinde düzenlenmiş tutanakta, davacının kardeşi ile birlikte babasının işvereni olduğu pansiyon işletmesinde aile dayanışması içerisinde hizmet akdine bağlı olmaksızın ve ücret almaksızın çalıştıklarını beyan ettikleri öte yandan davacının dava konusu dönem sonrasında da anılan işyerinden sigortalı bir çalışmasının da mevcut olmadığı göz önüne alındığında Mahkemece davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.