MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2023/675 E., 2025/206 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 14.12.2012-12.08.2017 tarihleri arasında kesintisiz olarak davalıya ait ...'de satış elemanı olarak çalıştığını, 14.12.2012-04.11.2015 tarihleri arasındaki çalışmalarının Kuruma bildirilmediğini beyan ederek eksik bildirilen hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; davalının 2010 yılında ...'yi devraldığını, davalının eşi ...'nın gündüz çalışmasından dolayı eşine yardım edemediği için part time bir eleman aldığını, davacının marketin karşısında oturduğunu ve ihtiyaç olması halinde markette çalışabileceğini davalıya beyan ettiğini, 08.05.2013 tarihinde davalının eşinin işten çıkarıldığını ve gündüzleri markette yardımcı olarak çalıştığını ve part time elemana ihtiyaç kalmadığını, davalının eşinin işine dönecek olması üzerine davacının 2015 yılında Haziran- Ekim arası haftada 1 gün işi öğrenmek için davalının yanında yevmiye usülü çalıştığını ve 19.10.2015 tarihinde davalının eşinin sürekli işe başlamasından ötürü davacının sürekli olarak büfede işe başladığını, 10.08.2017 tarihinde İzmir'e taşınacağını söylemesi üzerine 11.08.2017 tarihinde işi bıraktığını, 2012 yılında davacının davalı yanında çalışmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.05.2022 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 10.05.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 21.10.2022 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 21.10.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz tarafından verilen 15.02.2023 tarihli karar ile "Eldeki somut olayda, davacının çalıştığını iddia ettiği hizmetlerine ilişkin dinlenen komşu işyeri tanıklarının büfede başka bir çalışanın olduğuna dair beyanda bulundukları ve davacı ile davalı arasında 21.12.2012 tarihi itibariyle başlayan ve sıkça devam eden telefon görüşmeleri ... operatör kayıtları ve dosya kapsamından anlaşımaktadır. Bu kapsamda telefon görüşmelerinin muhatabı olan davalı ve eşi dinlenilerek görüşmelerin ne maksatla olduğu sorulmalı, tanık beyanları ile karşılaştırmak suretiyle çalışma ilişkisi belirlenmeli, ayrıca söz konusu büfeye mal teslimi yapanlar tespit edilip, büfede malzemelerin kim tarafından teslim alındığı sevk irsaliyeleri vb. belgeler celbedilerek belirlenmeli, bu belgelerin üzerinde isim ve imzası olanlar tanık olarak dinlenmek suretiyle davacının çalışmalarının niteliği ve süresi hakkında varsa çelişkiler giderilmeli, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile "Bozma öncesi ve bozma sonrası dinlenen tanık beyanlarından davacının davalının yanında çalıştığını kanıtlayacak kesin bir ibareye rastlanılmadığı, tanıkların beyanlarıyla taraflar arasında bir arkadaşlık ilişkisinin bulunduğunun anlaşıldığı, bozma sonrası uyuşmazlık konusu dönem ile ilgili davalı iş yerinde yapılan tebligatta davacının isim ve imzasının bulunup bulunmadığı hususunun araştırıldığı, yapılan araştırmalar neticesinde de davacının davalının yanında çalıştığına dair bir kanıt elde edilemediği anlaşılmış olup, tüm bu bilgiler ışığında davanın reddine" karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle,
1.Davacının hizmet tespiti talep edilen dönemde işverenle ve işverenin eşiyle evvelce hiçbir bağı olmadığı halde hizmet ilişkisinin başlamasıyla bu kişilerle yaptığı telefon görüşme sıklığı (Dosyaya eksik gelen arama kayıtlarında dahi davacının 2012 yılı Aralık ayından itibaren davalı ve eşiyle 2 yıllık süreçte toplam 200'den fazla kez görüşme yapıldığı görülmektedir), davacı tanığı ... ve davalı tanığı ...'ın tevilli beyanı ve çoğu tanığın davacının 2011 yılından sonra yaşlı bir personelin yerine işe başladığını beyan etmesi karşısında davanın kanıtlandığını ve kabulünün gerektiğini,
2.Kamu düzenini de ilgilendiren işbu dava dosyası kapsamında bordro tanıklarının tespit edilmeye çalışıldığı halde tespit edilememesinin külfetinin davacıya yüklenemeyeceğini, davanın reddine gerekçe yapılamayacağını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.