MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının daha öncesinde 4/a kapsamında çalıştığını, 30.0.2015 tarihinde davalı Kurumda hukuk müşaviri olarak 4/c kapsamında çalışmaya başladığını, davalı Kuruma açıktan atanmasının söz konusu olmadığını, 30.04.2015 tarihinden önceki statüsünün korunması gerektiğini, bu durumun emeklilik süresini uzattığını, bu nedenlerle yasal dayanağı olmayan 4/1-c statüsü ile ilişkilendirilmesinin iptali ile geçmiş hizmetlerinin 4/1-a statüsüne dönüştürülmesi gerektiğinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili, davacının statüsünün kapsam dışı kadroya açıktan atanma şeklinde olduğu, diğer davalı ... Ana Statüsünün 25/3. maddesi ile aksi yönde açılan davaların aleyhe sonuçlanarak Danıştay 11. Dairesi tarafından onanması sonucunda konunun Yönetim Kuruluna sunulduğu, Yönetim Kurulunun 20.09.2001 tarihli ve 909 sayılı kararı ile Kurumun teşebbüs haline dönüştürülmesinden sonra açıktan atanan ve kapsam dışı statüde görev yapan personelin 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanun'un mülga 12. maddesi hükümlerine göre statülerinin 4/1-c olarak belirlendiği, ... Ana Statüsünün 25. maddesinin 2 ve 3. fıkralarının kaldırılmış olmasının Emekli Sandığı Yönetim Kurulu kararını ortadan kaldırmadığı, davacının Emekli Sandığı statüsü ile ilişkilendirilmesinin yerinde olduğu belirtilerek haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili, müvekkil Kurumun 233 sayılı KHK göre kurulmuş KİK olduğu, personel statüsünün ... Ana Statüsünün 25. maddesi ile belirlendiği, kapsam dışı kadroya açıktan atananların statüsünün Emekli Sandığı ile ilişkilendirilmesinin yerinde olduğu, davacının açılan sınavda kapsamında 30.04.2015 tarihinde açıktan atama suretiyle hukuk müşaviri olarak göreve başladığı, davacının emsal olarak dosyaya sunduğu davalara konu edilen personelin devir neticesinde Kurumda göreve başlamış olması nedeni ile önceki statülerinin korunduğu, davacının ise açıktan atanmış olması nedeni ile önceki statüsü ile ilişkilendirilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle davacının Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün Yönetim Kurulunun 20.09.2001 tarih ve 909 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile müvekkil kuruluşun tabi olduğu 4/1-c maddesi kapsamına alınmış olduğu belirtilerek haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının davalı ... Müdürlüğünde 08.07.2015 tarihinden itibaren olan çalışmalarının 4/1-a statüsünden tescil edilmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili, davacının davalı tarafından işe alınmasının başka bir kamu kuruluşunda hukuk müşaviri olarak görev yapmış olması şartına bağlı kılan yönetmelik hükmüne dayalı olduğu, kamu Kurumundaki çalışma süresinin tamamının davalı iş yerindeki kıdemine dahil edilmesi gerektiği, yine önceki kamu Kurumundaki görevinden ayrıldığı günün ertesi günü davalı iş yerinde göreve başladığı, kamu kuruluşunda tabi olduğu mevzuata bağlı olarak başlamış olması dikkate alındığında önceki Kurumdan istifasının bir prosedürün yerine getirilmesi için olduğunun değerlendirilmesi ve davalı Kuruma naklen geçmiş olduğunun kabulü gerektiğini, bu konuda emsal kararlar bulunduğunu, yapılan işlemin eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, eda davası ikame edilmiş olmasına rağmen tespit kararı verilmesinin yerinde olmadığını, taleplerinin bir kısmı hakkında karar verilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili, verilen kısmen kabul kararının yerinde olmadığını hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, ana statünün 25. maddesinin yürürlükten kaldırılmış olmasının yönetim kurulu kararının uygulanmasını ortadan kaldırmadığını, 5510 sayılı Kanun'un 4/1-c bendi kapsamında kurulan ilgilerinin devam etmesi gerektiğini, bu görevden ayrılmadıkları sürece ilgilerinin iptal edilerek 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a bendi uyarınca sigortalı sayılabilmelerine imkan bulunmadığını, kanunla ilgililerin kendi istekleri ile 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a - 4/1 -b kapsamına alınmalarına ilişkin düzenleme olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
3.Davalı Kurum vekili, ... personelinin Ana Statüsünün 25. maddesinin üçüncü fıkrası gereği kurulmamış olup Kurumun Yönetim Kurulunun 20.09.2001 tarih 909 sayılı kararı ile kurulmuş olduğundan 25. Maddenin üçüncü fıkrasının yürürlükten kaldırılmış olmasının Yönetim kurulu kararının uygulamasını ortadan kaldırmadığını, rapora itibar edildiğinde 30.05.2015-07.07.2015 tarihleri arasında 4/1-c kapsamında olduğu kabul edilen ilgilinin bu tarihten sonra kendi isteği ile 4/1-a kapsamına geçiş talebinin 5510 sayılı Kanun'un 5434 sayılı Kanun'a ilişkin geçiş hükümleri başlıklı geçici 4. maddesine göre mümkün olamayacağını, raporun hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının davalı ... Müdürlüğünde 4/c kapsamında geçen çalışmalarının 4/a kapsamında olması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Yasal mevzuat değerlendirildiğinde;
Bu kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından;
a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar,
c) Kamu idarelerinde;
1) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendine tabi olmayanlardan, kadro ve pozisyonlarda sürekli olarak çalışıp ilgili kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar,
2) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine tabi olmayanlardan, sözleşmeli olarak çalışıp ilgili kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca açıktan vekil atananlar,
sigortalı sayılırlar.
399 sayılı KHK.'nin 3. maddesine göre :
a) Teşebbüs ve bağlı ortaklıklarda hizmetler memurlar, sözleşmeli personel ve işçiler eliyle gördürülür.
b) Teşebbüs ve bağlı ortaklıklarda, devlet tarafından tahsis edilen kamu sermayesinin karlı, verimli ve ekonominin kurallarına uygun bir şekilde kullanılmasında bulunduğu teşkilat, hiyerarşik kademe ve görev unvanı itibariyle kuruluşunun karlılık ve verimliliğini doğrudan doğruya etkileyebilecek karar alma, alınan kararları uygulatma ve uygulamayı denetleme yetkisi verilmiş asli ve sürekli görevler genel idare esaslarına göre yürütülür. Teşebbüs ve bağlı ortaklıkların genel idare esaslarına göre yürütülmesi gereken asli ve sürekli görevleri; genel müdür, genel müdür yardımcısı, teftiş kurulu başkanı, kurul ve daire başkanları, müessese, bölge, fabrika, işletme ve şube müdürleri, müfettiş ve müfettiş yardımcıları ile ekli 1 sayılı cetvelde kadro unvanları gösterilen diğer personel eliyle gördürülür. Bunlar hakkında bu Kanun Hükmünde Kararnamede belirtilen hükümler dışında 657 sayılı Devlet Memurları Kanun'u hükümleri uygulanır.
c) (b) bendi dışında kalan sözleşmeli personel, teşebbüs ve bağlı ortaklıkların genel idare esasları dışında yürüttükleri hizmetlerinde bu Kanun Hükmünde Kararnamede belirtilen hukuki esaslar çerçevesinde akdedilecek bir sözleşme ile çalıştırılan ve işçi statüsünde olmayan personeldir. (Bunlar bu Kanun Hükmünde Kararnamede sözleşmeli personel olarak geçecektir.) Sözleşmeli personel işin niteliğine göre yılın veya günün belirli sürelerini kapsamak üzere kısmi zamanlı da istihdam edilebilir.
d) Memurlar ve sözleşmeli personel toplu iş sözleşmeleri kapsamına alınamaz ve bunlara toplu iş sözleşmeleriyle veya toplu iş sözleşmeleri emsal alınarak hiçbir ayni ve nakdi menfaat sağlanamaz.
e) İşçiler bu Kanun Hükmünde Kararnameye tabi değildir.
Yürürlükte olmayan 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun 12/I.j maddesinde "Ödenmiş sermayesinin yarısından fazlası yukarda sayılan daire, idare, banka ve kurumlardan birine veya bir kaçına ait ortaklıklarla bunların kendi sermayeleri ile kuracakları diğer ortaklıklarda çalışanların bu kanun kapsamında olduğu belirtilmiştir.
Davalı ... Ana Statüsünün 25. maddesine göre ise "Kuruluş ve bağlı ortaklıklarda hizmetler 1475 sayılı İş Kanun'u ile 854 sayılı Deniz İş Kanun'u hükümlerine göre çalışan işçiler ( Kapsam içi ve Kapsam dışı ) eliyle yürütülür. Kuruluş kapsam dışı personelinin; istihdam şekilleri, atama, göreve son verme, sorumlulukları ve kadro tespiti, ücret, prim, ikramiyeler, yurtdışına gönderme, siyasi faaliyet yasağı vekalet ücretlerinin dağıtımı ile yönetim kurulu üyesi denetçi ve tasfiye kurulu üyelerinin hakları konusunda 399 sayılı KHK’ye 408 sayılı Kararname ile eklenen ek madde 1 misüllü işlem yapılır. Kuruluşun kapsam dışı personeli hakkında 399 sayılı KHK'nın ek birinci maddesinde belirtilen kamu kuruluşlarının 233 sayılı KHK’den önce tabi oldukları iş kanunu hükümleri uygulanır.
... İlk defa açıktan kapsam dışı olarak atanan personel sosyal güvenlik açısından Emekli Sandığı ile irtibatlandırılır. 399 sayılı KHK’nın 408 sayılı KHK ile değişen ve 399 sayılı KHK’nın ek birinci maddesine tabii kuruluşlardan naklen geçenlerin ise hangi sosyal güvenlik kuruluşları ile irtibatları varsa ilişkileri aynen devam eder".
... 5434 sayılı Kanun ve gerekse 5510 sayılı Kanun hükümleri dikkate alındığında, memurlar ve sözleşmeli personelin 4/c kapsamında oldukları uyuşmazlık konusu değildir. Kısaca işçi statüsünde olmayan kapsamdışı personel 4/c kapsamına girmektedir. Dolayısı ile ... 399 sayılı KHK, gerekse davalı ... Müdürlüğün ana statüsü hükümleri dikkate alındığından, 4/c ile irtibatlandırılacak personel, işçi sayılmayan kapsam dışı personeldir.
Ancak iş sözleşmesi ile çalışan, ancak toplu iş sözleşmesinden yararlanmadığı için kapsamı dışı personel kabul edilenlerin ise 5510 sayılı Kanunu'nun 4/a kapsamında sigortalı olacakları açıktır.
Nitekim dosya içeriğine ve özlük dosyasına göre davacının 13.01.1997-29.04.2015 tarihleri arasında davalı Kurumun bağlı olduğu ... ... İşletmeleri A. Şirketinde kapsamdışı personel olarak iş sözleşmesi ile 5510 sayılı Kanun uyarınca 4/a kapsamında sigortalı olduğu, ara vermeksizin yapılan sınav sonrası davalı Kurumda kapsam dışı personel, ancak iş sözleşmesi kapsamında çalıştırılmaya başlandığı ve 16.07.2023 tarihinde ayrılması nedeni ile de davacıya davalı tarafından 30.04.2015-16.07.2013 tarihlerindeki çalışması nedeni ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 120, 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddeleri uyarınca kıdem tazminatı ödendiği anlaşılmaktadır.
Davacı ... ... İşletmeleri A. Şirketinde ve gerekse takip eden davalı işyerinde kapsam dışı, ancak iş sözleşmesi kapsamında çalışmıştır. Davacının işe alındığı 30.04.2015 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 4/a kapsamında sigortalılığının kabulü gerekir.
Mahkemece davacının 30.04.2015 tarihinden itibaren 4/a sigortalılığının kabulü gerekirken, Yönetim Kurulu kararının yürürlüğe girdiği tarih esas alınarak 08.07.2015 tarihinden itibaren 4/a sigortalılığının kabulü isabetsizdir.
Bu nedenle davacının davanın tamamen kabulü yönündeki temyiz itirazı yerinde olup, davalıların temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
O halde İlk Derece Mahkemesince yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular kapsamında inceleme yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davalı ...'nden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.