MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2084 E., 2025/1493 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/78 E., 2023/257 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının sigortalılık başlangıcının 01.05.1993 olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, 11.09.2014 tarihinden sonra açılacak davalarda Kuruma başvuru yapılması dava şartı olduğunu, zorunlu dava şartı eksikliğinden davanın reddedilmesi gerektiğini, davacının işlemleri istanbul sosyal güvenlik il müdürlüğü unkapı sosyal güvenlik merkezi tarafından gerçekleştirildiğini, bu sebeple sayın mahkemenin yetkisiz olduğunu, İstanbul veya Bakıköy mahkemeleri yetkili olduğundan yetki itirazında bulunduklarını, kurum kayıtlarının getirtilmesini, tanık dinlenilmesi halinde mutlaka dönem bordro tanıkları dinlenmesini yok ise yakın işyeri çalışanları tanık olarak dinlenmesini, işe giriş bildirgesinin verilmesinin filli çalışma olgusu göstermemekte olduğu göz ardı edilmemesi gerektiğini, fiili çalışma olgusu kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesini, bu sebeplerle davanın öncelikle usulden reddini, müvekkil Kurum işlemi yerinde olduğundan davanın esastan reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının ... ünvanlı ... sicilli iş yerinde 01.05.1993 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamında 1 gün süre ile fiilen hizmet akdi ile çalıştığının tespitine, sigorta başlangıç tarihinin 01.05.1993 tarihi olarak tespitine, çalışmış olduğu 1 günlük sürenin prim gün sayısına eklenmesinin gerektiğine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Kurum vekili süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Davacının 01.05.1993 tarihinde ... adına kayıtlı kuaförde çalışması olduğunu, işe giriş bildirgesi verildiğini bu tarihin sigorta başlangıç tarihi olarak tespitini talep ettiği, 01.12.1973 doğumlu olan davacının 18 yaş engelinin bulunmadığı, davacının başvurusuna Kurum tarafından 27.01.2022 tarihinde dönem bordrosuna rastlanmadığı şeklinde cevap verildiği, davalı iş yerinin 02.07.19 88... .08.1997 tarihleri arasında Kanun kapsamında olduğu, dönem bordrosunun bulunmadığı, davacının işe giriş bildirgesini, 01.05.1993 tarihli olarak kuruma verildiği, buradaki sigorta sicil numarasının daha sonra davacı adına kullanıldığı, tanık ...; davacının kendisi adına kayıtlı eşi tarafından işletilen kuaförde çalışırken gördüğünü, bu çalışmasının ne kadar sürdüğünü bilmediğini, tanık ...; kendi iş yerinin kuaföre 50 - 60 metre uzaklıkta olduğunu, davacının çalıştığı kuaförde tıraş olduğunu davacının davaya konu dönemde burada çalıştığını, işe giriş bildirgesi fotokopi olduğundan grafoloji incelemesi yapılamadığı, dinlenen tanık beyanları ile davacının çalışmalarının ispatlandığı, Mahkeme kararının yerinde olduğu kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, eksik araştırmayla karar verildiğini, işe giriş bildirgesinin verilmesinin tek başına yeterli olmayıp, ayrıca eylemli çalışma olgusunun ortaya konulması gerektiğini belirterek, temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.