MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 15.06.1999 - 30.06.2009 tarihleri arasında "... Mh. ... Cd. Bl.n.12 ... B2 Blok N.1 Bakırköy/İstanbul" adresinde bulunan ... iş yerinde cilacı olarak çalışmaya başladığını, 15.06.1999 tarihinde ...'ne cilacı olarak girmiş ve SGK kayıtlarından da teyit edileceği üzere 30.06.2009 tarihine kadar çalıştığını,davacının işe başladığı tarihin 15.06.1999 olmasına rağmen müvekkilin ilk işe girişini 01.05.2000 tarihinde yaptığını belirterek davacının 15.06.1999 tarihinden davalı nezdinde ilk sigorta girişi yapılan 01.05.2000 tarihine kadar geçen süre içinde davalıya ait işyerinde cilacı olarak sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 15.06.1999 olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili; işverenlerce sigortalıların çalışmalarının Kuruma usulünce bildirilmemesi halinde, sigortalının işten ayrıldığı tarihin yıl sonundan başlayarak 5 yıl içinde tespit davası açabilecekleri hükmünün mevcut olduğunu, davanın hakdüşürücü süre yönünden reddinin gerektiğini, 6552 sayılı Kanun'un 64. maddesi gereği hizmet tespiti davaları dışındaki davalarda dava açmadan önce kuruma müracaat edilmesinin zorunlu olduğunu, bu zorunluluğunun bir dava şartı olduğunu, iş bu sebeple her ne kadar davacı kuruma müracaat ettiğini iddia etse de bu durumun kurumdan sorulmasını varsa müracaata ilişkin evrakların gönderilmesinin istenmesini, şayet başvuru yapılmamış ise bu eksikliğin giderilmesini, giderilmezse davanın usulden reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davacının hizmet döküm cetveli incelendiğinde 01.05.2000-02.06.2001 tarihleri arasında ... sicilli ... Gold unvanlı iş yeri bünyesinde çalıştığı, 09.06.2003 -15.04.2005 tarihleri arasında dava dışı ... Kuyumculuk adlı işyerinde çalıştığı, 30.04.2005-31.08.2005 tarihleri arasında ... sicilli ... gold Kuyumculuk adlı işyerinde çalıştığı, 04.10.2005-30.06.2009 tarihleri arasında ... sicilli ... Gold Kuyumculuk Ltd. Şti.'de çalıştığının göründüğü, bu tarihten sonra... ve ... Kuyumculuk unvanlı işyerlerinde çalıştığı, davacının çalıştığını iddia ettiği davalı işyerindeki en son çalışmasının 30.06.2009 tarihinde son bulduğu, bu tarihten sonra 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde davanın açılmadığı, kaldı ki dava dışı ... Kuyumculukta olan çalışması nedeniyle çalışmanın kesintiye uğradığı, davacının dava dışı işverenlikler yönünden organik bağ iddiasının mevcut olmadığı kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; davalıya ait iş yerinden davacı adına 06.10.1999 tarihinden itibaren hizmet bildirimi yapılmaya başlanması, davacının çalışmalarının kesintili olarak geçmesi ve bunun esasen davacının da kabulünde bulunması, yukarıda da etraflıca açıklandığı üzere çalışmanın kesintili olması nedeniyle bildirim yapılmaya başlanılan 06.10.1999 tarihinden öncesine ait dava konusu çalışma yönünden hak düşürücü sürenin dava tarihi itibariyle geçmiş bulunması ve dolayısıyla eldeki davanın, hak düşürücü süre içinde açılmamış olması karşısında İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ... Gold Kuyumculuk Ltd. Şti. ile dava dışı ... Kuyumculuk ... San. ve Dış Ltd. Şti. arasında organik bap bulunduğunu, davacının çalışmalarının kesintisiz devam ettiğini, hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.