MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1466 E., 2025/80 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/364 E., 2024/557 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması talep edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra, duruşma için 03.03.2026 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü davalı adına Av. ... ile davacı ... adına Av. ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı Kurum vekili asıl ve birleşen davalarında dava dilekçelerinde özetle; Kurum sigortalısı olan davalının yetim aylığı almakta iken, boşandığı eşiyle birlikte yaşadığının Kurum denetmen raporu ile tespit edilmesi nedeni ile aylıklarını yersiz aldığının belirlendiği, yersiz aylıklarına ilişkin 10.09.2019 tarih ve 13137463 sayılı borç bildirim belgesi gönderildiği, ancak Kurumdan davalının aldığı yersiz aylık tutarının 18.10.2018 - 17.08.2019 tarihleri arası dönem için 117.088,64 ₺ asıl alacak, 5.277,62 ₺ yasal faiz olmak üzere toplam 182.366,26 ₺ olduğu, belirtilen borcun 5510 sayılı Kanun'un 56. ve 96. maddeleri gereğince asıl davada tahsili amacıyla İzmir 23. İcra Müdürlüğünün 2021/6258 Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığı, ancak davalının takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğu gerekçesiyle itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına; birleşen davada kendisine ödenen 1.500,00TL yersiz bayram ikramiyesi ve 383,53 TL işlemiş yasal faizinin tespit edildiği, davacının itirazın iptali istemi ile açmış olduğu İzmir 1. İş Mahkemesinin 2021/364 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazının iptali ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ile eski eşi ...’un 1996 yılında evlenip, 1999 yılında boşandıkları, 2003 yılına kadar müşterek kızını görmeye birkaç kez geldiği, 2004 yılında kızını daha fazla görmeye geldiği, bu tarihlerde 2. kızı olduğu, ancak eski eşin önce çocuğu kabul etmediği, 2006 yılında kimlik çıkarıldığı, ihbarda bulunan ...’nun eşi ... ile davalının eski eşinin husumetli olduğu, beyanı alınan ... hanımın ... hanımın yönlendirmeleri ile hareket ettiği, davalının iki kızı ve abisi ile birlikte yaşadığı, denetmenler tarafından ...’un adresinde araştırma yapılmadığı, 18.10.2018 - 17.08.2019 tarihleri arası dönem için 117.088,64 ₺ asıl alacak, 65.277,62 ₺ yasal faiz oluşabilmesinin mümkün olmadığı, davalının eski eşi ile fiilen birlikte yaşamadıkları, husumetli kişinin şikayetine dayalı eksik araştırma ve incelemeye dayalı denetmen raporu ile yapılan işlemin hatalı olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla Mahkemenin 2021/364 Esas sayılı ana dava dosyası yönünden; davacı Kurumun davasının kabulü ile davacı Kurum tarafından yapılan İzmir 23. İcra Dairesinin 2021/6258 Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden aynen devamına, asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı kuruma verilmesine, Mahkemenin dosyası ile Birleşen İzmir 9. İş Mahkemesinin 2023/90 Esas, 2023/59 Karar sayılı dava dosyası yönünden; davacı Kurumun davasının kabulü ile davacı Kurum tarafından yapılan İzmir 10. İcra Dairesinin 2021/9182 Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden aynen devamına, asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı Kuruma verilmesine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının boşandığı eşiyle eylemli olarak birlikte yaşamadığı, müşterek çocukların varlığı ve boşandıktan sonra çocuk sahibi olunması olgusunun tek başına "birlikte yaşama" karinesi sayılamayacağı, yerel mahkemenin husumetli ve çelişkili beyanlarda bulunan tanık anlatımlarına itibar ederek muhtar ve diğer komşuların olumsuz beyanlarını görmezden geldiği, eski eşin pejmürde hayat tarzının düzenli bir aile yaşamıyla bağdaşmadığı, ayrıca davacı kurumun dava dilekçesinde yalnızca 10 aylık (18.10.2018 - 17.08.2019) döneme ilişkin iade talebinde bulunmasına rağmen bilirkişinin hataen 10 yıllık hesaplama yaptığı ve mahkemenin bu hesaba dayanarak "taleple bağlılık ilkesini" açıkça ihlal ettiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davalarda boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle kesilen ölüm aylığı ve yapılan sağlık yardımları nedeniyle oluşan Kurum zararının tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Davacı Kurum avukatı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.