MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2225 E., 2025/130 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Söke 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2024/392 E., 2025/64 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin tarım sigortalılığı tescil tarihinin, 18 yaşını doldurduğu tarihi takip eden yılbaşı tarihi olan 01.01.1997 olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin dolduğunu, Kurum kayıtlarının doğru olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hukuki yarar yokluğundan davanın reddine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin, EYT'den süre nedeniyle faydalanamadığını, müvekkilinin tarım sigortalılığı tescil tarihinin, 18 yaşını doldurduğu tarihi takip eden yılbaşı tarihi olan 01.01.1997 olarak tespiti halinde müvekkilinin bu sigorta koluna dahil olan günleri ile 4/a kapsamında kalan sigortalı sürelerini birleştirip, EYT'den yararlanabileceğini ve emekli olabileceğini, müvekkilinin bu davada hukuki yararının bulunduğunu beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık başlangıç tarihinin 01.01.1997 olduğunun tespiti talebine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, dosya içerisine alınan; davalı kurum kayıtları, bilgi ve belgeler, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, tanık beyanlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.