MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/391 E., 2025/373 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15.12.2009-09.02.2016 arasında davalı ... Sitesinde kapıcı, apartman görevlisi olarak çalıştığını, davacının sabah 08:30 saatinden ara dinlenmesi yapmaksızın en erken akşam 21:30 saatinde işi bıraktığını, siteye ait blokların temizlik, bakım, demirbaşlarını araç ve gereçlerin düzenli, bakımlı ve işler şekilde tutmak, apartman sakinlerinin günlük ihtiyaçlarını karşılamak, servis hizmetlerini görmek, çöpleri toplama, bahçe düzenlemesi ve bakımını yapmak gibi işlere baktığını, davacının sigortasının yapılmadığını, ileri sürerek davacının belirtilen tarihlerde davalı yanında çalıştığının tespitine, ve sigorta başlangıç tarihinin 15.12.2009 olarak tespitine, bu süreler için yatırılmayan primlerinin davalı tarafından yatırılmasına, hizmetlerinin diğer hizmetleri ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalının cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında işçi işveren ilişkisi olmadığını, davacıdan kapıcılık görevlerinin ifa etmesinin istenmediğini, kapıcı dairesinde kira vermeksizin oturduğunu, haftanın günü saat 20:00-21:00 arası çöpleri topladığını, ayda 1-2 defa bina temizliğini yaptığını, bunun dışında başka bir iş yapmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda 27.10.2022 tarihli kararı ile; davacının davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacının ... Fatih /ANKARA adresinde kayıtlı bulunan C blokta 01.01.2010-07.02.2016 yılları arasında yılın Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül aylarında ay içerisinde 15 gün esası ile yılın Ocak Şubat Mart Ekim Kasım Aralık aylarında ay içerisinde 9 gün esası ile hizmet akdiyle çalıştığının tespitine, fazlaya dair istemin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 23.02.2023 tarihli kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 23.02.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizce; "Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular ışığında davanın somutlaştırılması yükümlülüğü çerçevesinde mahkemece, davacının tam gün süreyle çalıştığı iddiası karşısında, çalışırken kimden emir ve talimat aldığı, çalışma şeklinin nasıl olduğu, gün içinde hangi işlerle uğraştığı, davacının her gün düzenli şekilde çöp toplama, apartman iç ve dış bölgelerinin temizliğini yapma ve şekli, apartman sakinleri için alışveriş yapma, market ihtiyaçlarının alımı gibi işlerini karşılama, apartmanda temizlik yapma gibi hizmetleri yerine getirip getirmediği hususlarında beyanı alınarak ve eksik hususlar davacıya açıklattırılarak dava konusu somutlaştırılmalı, davacı ve davalı tarafların gösterdiği tanık beyanları ile yetinilmeyip, apartmanda uzun süre ikamet edenler arasından davacının hizmetlerini bilebilecek durumdaki kat maliki olmayan sakinlerinden de kanaat edinmeye elverişli sayıda tanık dinlenilmeli, keza civar apartmanlarda uzun yıllar oturan komşu ya da yakın yerlerde kayıtlara geçmiş çalışanlar ile davacının bu çalışmalarını bilebilecek durumda olan, mahalle muhtarı veya azaları tespit edilip tanık sıfatıyla beyanlarına başvurularak, uzun yılları kapsayan bu bilgilerinin doğruluğu konusunda tanıklar özenle dinlenilmeli ve bu yöndeki beyanları buna göre irdelenmeli, gerekirse, bu hususlar dinlenen bu tanıklara ayrıntılı şekilde açıklattırılmalı, buna göre davacının kısmi zamanlı çalışma durumunun günlük çalışma saatine göre (4857 sayılı İş Kanunu'nun 63 üncü maddesi gereğince 7,5 saat çalışmanın 1 günlük çalışma hesabı ile) haftalık ve aylık çalışma süresinin kaç gün olduğu açıkça belirlenmeli, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliğine göre eylemli çalışmanın var olup olmadığı, sürekli veya kesintili olup olmadığı, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir." gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"Davanın kısmen kabulüne, davacının ... Sincan-Fatih /ANKARA adresinde kayıtlı bulunan C Blokta 01.01.2010-07.02.2016 tarihleri arasında yılın Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz Ağustos, Eylül aylarında ay içerisinde 9 gün esası ile yılın Ocak, Şubat, Mart, Ekim, Kasım, Aralık aylarında ay içerisinde 7 gün esası ile hizmet akdiyle çalıştığının tespitine, fazlaya dair istemin reddine ” karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1.Davacının çalışma süresinin hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmediğini,
2.Davacının başka bir işyerinde sürekli nitelikte güvenlik görevlisi olarak çalıştığı halde, belirtilen tarih aralığında müvekkili sitede apartman görevlisi olarak sürekli çalışmış gibi hüküm kurulduğunu,
3.Mahkemenin, davacının her ay belirli günlerde, Nisan-Eylül aylarında 9 gün, diğer aylarda 7 gün çalıştığı yönündeki kararının gerçeği yansıtmayan varsayımsal bir tespit olup hukuken ve fiilen dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.