MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/278 E., 2025/189 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalıya ait iş yerinde 01.09.2008 tarihinden 01.07.2015 tarihine kadar kesintisiz çalıştığının ve Kuruma bildirilmeyen hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının ağabeyi ... ile davacının ağabeyi ...'ın 2006 yılında iş yerine ortak olduğunu, ancak maliye kaydının davacının adına yapıldığını, davacının da sermaye koyarak iş yerinde ortak olduklarını, 2018 yılında kurban bayramı sonunda ortaklıktan ayrıldığını, ortaklıktan ayrılırken bütün hesapların yapıldığını, hissesine düşen tüm hakları kendisine verildiğini, davacı ile davalı arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı işverene ait iş yerinde Kuruma bildirilen günler dışında çalıştığını gösterir bir tespit ve belge bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.12.2020 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 01.12.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum ile davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 21.12.2023 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 21.12.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, ".."Eldeki dava dosyası incelendiğinde, Mahkemece hizmet tespitine yönelik kurulan hüküm eksik araştırmaya dayalıdır. Bu yüzden öncelikle çalışıldığı iddia edilen yerin işverenlik sıfatı üzerinde titizlikle durularak, bu husus hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde aydınlatılmalı, davalı ve tanık ifadelerinde davacının ve davalının dava dışı kişilerle birlikte iş yerini ortak olarak işlettiklerine dair beyanlar araştırılarak, davacının bu iş yerinde hangi sıfatla bulunduğu irdelenmeli, davaya konu çalışmanın gerçekliği, işin ve iş yerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla, dava konusu dönemde davacı ile birlikte çalışan kişiler ile aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler resen saptanarak, çalışmaların varlığı ve süresi yönünden bilgi ve görgülerine başvurulmalı, sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince tespit edilerek, davalı iş yerinde tespiti istenen dönemde Kurum müfettişlerince ve vergi denetmenlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa ilgili belgeler getirtilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımları arasındaki çelişkiler giderilmeli ve tanık beyanlarının değerlendirilmesinde; iş yerinin kapsamı, kapasitesi ile işin ve iş yerinin niteliği nazara alınmalıdır. Böylece uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile karar verildiğini, tanık beyanlarının iddialarını doğruladığını, davacı ile davalı iş veren arasında hizmet ilişkisi olduğunu, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.