MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2662 E., 2025/1893 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... ... 29. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/78 E., 2023/54 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... ... Merkezine 21.01.2022 tarihinde emeklilik müracaatında bulunduğu, davalı Kurumun 17.02.2022 tarih E...-205.02.01- ... sayı no ile verdiği cevapta "emeklilik için 55 yaş, 5750 gün ve 25 yıl şartlarının yerine getirilmesi gerektiği, başvurucunun doğum tarihinin 20.08.1968 olduğu dikkate alınarak emeklilik yaş koşulunu 20.08.2023 tarihinde dolduracağı" gerekçesiyle davacının emeklilik müracaatını reddettiği, Kurumun emeklilik talebinin reddi işleminin hukuka aykırı olduğu, davacının veteriner hekim olması sebebiyle fiili hizmet zammı (...) süresinden faydalanacak kapsamda olduğu, ... hizmet döküm belgesinde de ... süresinin 1 yıl, 8 ay, 5 gün olarak hesaplandığı, 5434 sayılı Kanun'un 32. ve 33. maddeleri gereğince fiili hizmet zammı süresinin, hizmet başlangıç tarihinden ve yaş haddinden indirilerek belirlenmesinin gerekli olduğu iddiasıyla ...' nın davacının Hizmet Dökümü Bilgilerinde belirlediği ... süresini (1 yıl, 8 ay, 5 gün) normal emeklilik tarihinden (20.08.2023) indirilerek, davacının 15.01.2022 tarihinde emekliliğe hak kazandığının tespitine, davacının yaşlılık aylığına hak kazandığını iddia ettiği 15.01.2022 tarihinden itibaren, her ay ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte yaşlılık aylıklarının, davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 1 yıl, 8 ay, 5 günlük fiili hizmet zammı süresinin tahsis şartları bakımından yaş haddinden düşülmesi ile 15.01.2022 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini talep ve dava ettiği, davanın usul ve yasaya aykırı olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; davanın kabulü ile davacıya 21.01.2022 tarihli tahsis talebini takip eden 01.02.2022 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, bu tarihten sonra ödenmesi gereken aylıkların (Yargıtay 10. HD 2019/4310 E., 2020/366K sayılı emsal) 5510 sayılı Kanun'un 42. maddesi gereğince 01.05.2022 tarihi faiz başlangıç kabul edilerek, her bir aylık için aylığa hak kazanılan tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ... ... 29. İş Mahkemesi'nin 21.02.2023 tarihli, 2022/78 Esas - 2023/54 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-...-2 maddesi gereğince kaldırılmasına davanın kısmen kabulüne, davacıya, yaşlılık aylığı bağlanma şartlarını tümüyle sağladığı 15.12.2022 tarihini takip eden 01.01.2023 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, bu tarihten sonra ödenmesi gereken aylıkların 5510 sayılı Kanun'un 42. maddesi gereğince 01.04.2023 tarihi faiz başlangıç kabul edilerek, her bir aylık için aylığa hak kazanılan tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; ... Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesinin istinafın kısmen kabulüne dair kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, 08.09.1999 öncesi sigortalı olanların emeklilik şartlarının tespitinde 506 sayılı Kanun’un Geçici 81. maddesi uyarınca 23.05.2002 tarihindeki sigortalılık süresinin esas alındığı, davacı ...’in bu tarih öncesindeki 8 ay 20 günlük fiili hizmet süresi zammının sigortalılık süresine eklenmesi neticesinde, sigorta başlangıcının 12.07.1994 tarihine çekildiği, bu tarihe göre tabi olunan emeklilik yaş kriterinin 55 yaş olduğu ve davacının bu yaşı ancak 20.08.2023 tarihinde dolduracağı, dolayısıyla 21.10.2022 tarihli tahsis talebi esnasında emeklilik şartlarının oluşmaması nedeniyle Kurumca tesis edilen reddetme işleminin mevzuata tamamen uygun olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesinin müvekkilin hizmet başlangıç tarihini maddi hata neticesinde 04.04.1996 olarak kabul ederek emeklilik yaşını 56 olarak tespit etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, oysa dosyadaki hizmet döküm cetvelleri ve ... kayıtları ile sabit olduğu üzere davacının sigorta başlangıcının 01.04.1995 olduğu, 04.04.1996 tarihinin ise yalnızca fiili hizmet zammı başlangıcına esas tarih olduğu, 506 sayılı Kanun’un Geçici 81/...-... maddesi uyarınca 01.04.1995 başlangıcına göre 55 yaş kriterine tabi bulunduğu, bu doğrultuda fiili hizmet zammı süresinin yaş haddinden mahsubu ile 15.01.2022 tarihinde emekliliğe hak kazandığının sabit olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki maddi hatanın düzeltilmesi gerektiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
.... Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 5434 sayılı Kanun kapsamında geçen fiili hizmet zammı süresi dikkate alınarak, yaşlılık aylığı tahsisi ve aylıkların yasal faizleri ile davalı Kurumdan tahsili gerektiğinin tespitine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Kurum vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun’un 28. maddesinde yaşlılık aylığından yararlanma koşulları öngörülmüştür. Sigortalıya, yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için kural olarak maddede (ve 5510 sayılı Kanun'un 106. maddesi ile yürürlüğü devam eden 506 sayılı Kanun’un Geçici 81. maddesinde) belirlenen yaşa ulaşmış olmak, belirli bir süre prim ödemek ve talepte bulunmak gerekir.
3.Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesince, davacının sigorta başlangıcı 5434 sayılı Kanun kapsamındaki iştirakçiliğinin başladığı 15.04.1996 tarihi olarak kabul edilmiş; 506 sayılı Kanun'un Geçici 81. maddesinin (...) bendinin (...) alt bendi uyarınca 23.05.2002 tarihi itibarıyla 6 yıl 1 ay 8 gün sigortalılığı bulunduğu ve 56 yaş şartına tabi olduğu gerekçesiyle hüküm kurulmuştur. Ne var ki; davacının 01.04.1995 - 04.04.1996 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun (5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi) kapsamında 52 gün bildirimi mevcut olup, bu durumda sigorta başlangıç tarihinin 01.04.1995 olarak kabul edilmesi zorunludur. Dolayısıyla davacı, 506 sayılı Kanun'un Geçici 81. maddesinin (...) alt bendine tabi olup, anılan bent uyarınca 25 yıl sigortalılık süresi, 5750 prim ödeme gün sayısı ve 55 yaşını doldurması halinde yaşlılık aylığına hak kazanacaktır. Bu doğrultuda, davacının hak kazandığı 1 yıl 8 ay 5 günlük fiili hizmet süresi zammı da nazara alındığında, tüm tahsis şartlarını 15.12.2021 tarihinde tamamladığı anlaşıldığından, davacının 21.01.2022 tarihli tahsis talebini takip eden aybaşı olan 01.02.2022 tarihinden itibaren kendisine yaşlılık aylığı bağlanması gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde 01.01.2023 tarihinden itibaren tahsise karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
4. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davalı Kurum vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine;
2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının; hüküm fıkrasının (II) numaralı bendinin;
İkinci paragrafında yer alan "...15.12.2022 tarihini takip eden 01.01.2023 tarihi itibariyle..." ibaresi silinerek yerine "...01.02.2022 tarihinden itibaren..." ibaresinin;
Üçüncü paragrafında yer alan "01.04.2023" tarihi silinerek yerine "01.05.2022" tarihinin yazılması; suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin yatırılan temyiz harcın istek halinde ilgiliye iadesine
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, gönderilmesine,
10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.