MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/250 E., 2025/71 K.
Taraflar arasında görülen sigorta primine esas kazancın tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01.09.2014 tarihinden bu yana ve halen davalı şirkette tanker şoförü olarak çalıştığını, son aldığı net ücretin 2.450,00 TL olduğunu, müvekkilinin kazancına ilişkin sigorta primlerinin düşük ödendiğini, harcırah altında yapılan ödemlerin prime esas kazanca eklenmediğini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere müvekkilinin asgari ücretin 2,56 katı olan net 2.450.- TL ücretle çalıştığının, eksik yatırılan sigorta primlerinin 2,68 kata tamamlanarak tespitine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının yapılan yasal düzenlemelere dava ön şartını yerine getirmediğini, davada hak düşürücü süre ve zaman aşımı itirazlarının olduğunu, davacıya ödenen harcırahın sefer primi ve ücreti olmadığını, sefer yapacağı bölgede harcaması için yolluk ödemesi yapıldığını, arızi gider niteliğindeki bu ödemenin sigorta primine esas tutulmasının mümkün olmadığını, 5510, 4857, 6245 sayılı yasalar, işveren uygulama tebliği hükümleri ile 21 HD'nin kararlarının harcırahların sigorta primine esas kazanç olarak değerlendirilmeyeceği yönünde olduğunu, davacı tarafın ücretinin asgari ücretin 2,68 katı oranında olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, sigorta primine esas gerçek ücretin hiçbir şüphe oluşmadan tespiti gerektiğini, YHGK ve Y.10. HD'nin kararlarının da bu yönde olduğunu, kazançların oranlama yapılarak tespitinin mümkün olmadığını, dava şartı, ilk itirazları, zaman aşımı defi ve usul yönünden yapılan tüm itirazların kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmesi talep etmiştir.
2.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; İş Mahkemeleri Kanunu'nda yapılan yasal düzenlemeler gereğince müvekkil Kurumun fer'i müdahil talebinin kabulü ile dava sonunda aleyhe hüküm kurulmaması gerektiğini, davanın kamu düzenini ilgilendirmesi sebebi ile eksik delillerin re'sen celbi gerektiğini, yüksek kazanç iddialarının yazılı delil ile kanıtlanması gerektiğini, davalı iş yerinin Kanun kapsamı dışında kalan sürelerdeki tespit iddialarını dikkate alınmamasını, davalı işverene hizmet akdi ile bağlı olarak fiilen çalıştığının ve çalışmanın niteliğinin somut kanıtlarla ispat edilmesi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, “Davanın redddine” karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Dairece özetle; "..uluslararası nakliyat faaliyetini yürüten işverenlere ait işyerlerinde hizmet akdine tabi şoför olarak çalışanlara yurt dışı görevlendirmelerde “sefer primi”, “sefer yolluğu”, “harcırah” adı altında işverenlerce gerçekleştirilen ödemeler, 506 sayılı Kanun'un 77. maddesinde yer alan “yolluk” veya 5510 sayılı Kanun'un 80. maddesindeki “görev yolluğu” ibareleriyle teknik ve somut olarak tam anlamıyla örtüşmediğinden, bu tür uyuşmazlıklar yönünden maddelerdeki kavramlar, yalnızca araca bağlı zorunlu giderler şeklinde anlaşılmalı, başka anlatımla, sigortalılara söz konusu adlar altında yapılan ödemeler içerisinden yalnızca araca bağlı zorunlu harcamalar ayrıştırılıp geri kalan tutar sigorta primine esas kazanca dâhil edilmeli, iddianın kanıtlanması konusunda 6100 sayılı Kanun hükümleri uygulanmalıdır. Buna göre inceleme konusu davada, dosyada yer alan yazılı belgeler irdelenmeli, ödemeler değinilen kapsamda ayrıştırmaya tabi tutulmalı, belgelerin, ait olduğu çalışma dönemi bakımından yazılı delil oluşturacağı gözetilerek elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.