MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/545 E., 2025/1694 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/193 E., 2024/311 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının tahsis talep tarihinde yaşlılık aylığı koşulları bulunduğu halde, işten ayrılmadan tahsis talebinde bulunduğundan bahisle tahsis talebini ret eden Kurum işleminin iptali ile tahsis talep tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı bağlanması ve birikmiş aylıkların yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1-Davanın kabulü ile
Davacının 31.08.2024 tarihli tahsis talebinin geçerli olduğundan bu tarihi takip eden ay başı olan 01.09.2024 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine ve 5510 sayılı Kanun'un 42. maddesi gereğince yaşlılık aylığının tahsis tarihini takip eden 3 aylık sürenin sonundan itibaren yasal faiz işletilerek yaşlılık aylıklarının yasal faizi ile birlikte davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine" dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, yasal mevzuata göre Kurum işleminin yerinde olduğunu, eksik araştırma ve incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık yaşlılık aylığı bağlanması ve alacak istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle Anayasa Mahkemesinin 2019/104 Esas, 2021/13 Karar ve 14.01.2021 tarihli kararı ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasası’nın mülga 62. maddesinin 1. fıkrasında yer alan '"...çalıştığı işten ayrıldıktan sonra..." ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olmasına göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dosya kapsamı incelendiğinde, doğum tarihi 02.09.1981 tarihi olan davacının işe giriş tarihinin 18.03.1999 tarihi olduğu, sigortalılık süresinin 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi uyarınca 18 yaşının doldurduğu 02.09.1999 tarihinde başlayacağı ve tahsis şartları arasında olan 25 yıllık sigortalılık süresinin 02.09.2024 tarihinde dolduğu belirgin olmakla, aylığın bu tarihi takip eden 01.10.2024 tarihinden itibaren bağlanması gerektiğinin gözetilmemesi ile buna göre yargılama giderlerine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2.Davalı Kurum vekilinin itirazının kabulü ile, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm kısmının tamamı silinerek yerine, "1-Davanın Kısmen Kabulü ile
Davacının 01.10.2024 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine ve 5510 sayılı Kanun'un 42. maddesi gereğince hak edilen aylıkların 01.01.2025 tarihi başlangıç kabul edilerek her bir aylık için hak kazanılan tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine,
4-Davalı ... harçtan muaf olduğundan alınmasına yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yatırılan toplam 427,60 TL harcın kararın kesinleşmesine müteakip davacıya talep halinde iadesine,
6-Davacı tarafından yapılan 36,00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren 30,00 TL sinin davalı kurumdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca yatırılan gider avanslarından artan avansın kararın kesinleşmesine müteakip yatıran tarafa iadesine,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT. gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9- Davalı Kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT. gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine,
Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı SGK vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26.11.2024 "ibarelerinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.