MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2503 E., 2024/3818 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/21 E., 2024/172 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurumun 25.10.2023 tarihli borç bildirim belgesi ile davacının boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığının tespit edildiği gerekçesiyle 407.264,36 TL borç bildirimi yapıldığını, davacının eşi ile birlikte yaşaması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, bununla ilgili Kuruma itiraz edilse de Kurumca bir cevap verilmediğini, davacının eski eşi ile 2004 yılında boşandığını, boşanma üzerine eski eşi ...' in 33 yıl birlikte yaşadıkları ... Mah. .... Sok. No:3 D:11 Marmaris adresindeki evden ayrıldığını, davacının bu adreste yaşamaya devam ettiğini, oğullarının 12.02.2021 tarihinde evlendiğini ve oğlu ile gelinine yardımcı olmak üzere davacının 24.12.2021 tarihinde ...'ye taşındığını, eski eşi ile hiçbir zaman birlikte yaşamadığını, ...'in adresinin farklı olduğunu beyan ederek, davalı Kurumca yapılan işlemin iptaline ve yaşlılık maaşının ödenmesinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; işlemin yapıldığı yer mahkemelerinin yetkili mahkeme olduğunu, davacının işlemlerinin Kamu Görevlileri Ödemeler Daire Başkanlığı olduğunu ve işbu davada yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğunu, Kurum denetmenlerince yapılan inceleme sonucunda davacı ve eski eşinin ikamet adreslerinin aynı olduğunun tespit edildiğini, davacının 21.09.2019 tarihindeki hastane kayıtlarında da evli olarak kayıtlara işlendiğini, ...'in sosyal medya hesaplarında yapılan incelemelerde isminin Ulviye Demirel olarak kayıtlı olduğunun değerlendirildiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın HMK'nın 114/1-b ve HMK 115 gereği mahkemede yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Muğla İş Mahkemesinden verilen 23.05.2024 tarih, 2024/21 Esas ve 2024/172 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; görevsizlik kararı verilmesi gerekirken usulden ret kararı verilmesinin hatalı olduğu; görevli idare mahkemesine gönderme kararı verilmesi gereğinin gözetilmemiş olması ve davacı aleyhine vekalet ücreti takdir edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, boşandığı eşiyle birlikte yaşamadığını belirterek 5434 sayılı Kanun kapsamında bağlanan aylığının kesilmesine ilişkin olarak tesis edilen işlemin iptali ile yeniden ölüm aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Hakkında verilen boşanma kararı sonrasında davacıya, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu kapsamındaki iştirakçi babası üzerinden hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla, anılan Kanun hükümlerine göre bağlanan ölüm aylığının, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle davalı Kurumca kesildiği, 01.10.2012 - 30.11.2023 tarihleri arasında ödenen aylıklar ile 2018-2023 yıllarına ait bayram ikramiyesi tutarları yönünden borç tahakkuk edildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı niteliğinde olan ve 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun “gelir ve aylık bağlanmayacak hâller” başlığını taşıyan 56. maddesinin ikinci (son) fıkrasında, “eşinden boşandığı hâlde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96. madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiş olup, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu, 2925 sayılı ... İşçileri Sosyal Sigortalar Kanunu, 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nda yer almamakla birlikte ilk kez 5510 sayılı Kanun'la getirilen bu hükmün Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle yapılan başvurunun, Anayasa Mahkemesinin 15.12.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 28.04.2011 gün ve 2009/86 Esas – 2011/70 Karar sayılı kararı ile reddedildiği, dolayısıyla iptal edilmeyen fıkranın yürürlükte olduğu belirgindir.
Şu durumda; 5510 sayılı Kanun'un “uyuşmazlıkların çözüm yeri” başlıklı 101. maddesinde, bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan durumlarda, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceğinin belirtilmiş olması, 5510 sayılı Kanun'un 56. maddesinin ikinci fıkrasına benzer herhangi bir düzenlemenin 5434 sayılı Kanun'da yer almaması, taraflar arasındaki çekişmenin 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasından kaynaklandığının belirgin olması karşısında, bu tür davalarda adli yargı ve giderek iş mahkemelerinin görevli olduğu açıktır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmak suretiyle, davanın esas yönünden incelemesine geçilerek tüm kanıtlar toplandıktan sonra yapılacak irdelemeyle elde edilecek sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, Mahkemece yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi, usûl ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.