MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle; davacının yüklenicisi olduğu ... AŞ.'ye ait arge binası ve otoparkın inşaatında çalışırken beton dökümü sırasında kalıbın kısmen çökmesi ile davalı ...'un 10.03.2013 tarihinde düşerek iş kazası geçirdiğini, bu iş kazasında davalının %24 oranında maluliyet olduğunun belirlendiğini, bu karara yaptıkları itiraz üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan 2018/74 Esas sayılı 17.01.2018 tarihli karar ile aynı maluliyet oranının belirlendiğini, oysa Kuruma yaptıkları itirazlarda açıkladıkları üzere ...'un maluliyetinin 10.03.2013 tarihli kaza ile ilgili olmadığını, kazalının bu kazadan önce 2005 yılında Rusya'da başka bir işverenin işyerinde çalışırken iş kazasına uğrayıp yaralandığını, o tarihte Rusya'da ve Fatsa'da ameliyatlar geçirdiğini ileri sürerek, kazalının davalı Kurumca belirlenen %24 maluliyet oranı ile 10.03.2013 tarihinde davacı şirkete ait işyerinde geçirdiği kaza arasında illiyet bağı olmadığının ve bu kazada maluliyetinin bulunmadığının tespiti ile yüksek olarak belirlenen bu orana itirazlarının kabulüne karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafından aynı olay ile ilgili olarak davacı işverene karşı İstanbul 33. İş Mahkemesinin 2016/440 E. sayılı dosyasında tazminat talepli dava açıldığını, davanın devam ettiğini, anılan davada gerek davalı Kurumca gerekse Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca 10.03.2013 tarihli kazaya bağlı maluliyet oranının %24 olarak tespit edildiğini, yeniden tespit talepli dava açılmasından dolayı derdestlik itirazında bulunduklarını belirterek, derdestlik itirazları nedeniyle davanın usulden ve esastan da reddini istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle Kurum tarafından davalı kazalının sürekli iş göremezlik durumunun belirlenmesi için yapılan tespitlerin 5510 sayılı Kanun uyarınca yasal mevzuat çerçevesinde yapıldığını, davanın mesnetsiz olduğunu, kazalının tüm raporlarının celp edilip Adli Tıp ve Genel Kurul tarafından da inceleme yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı şirket vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, alınan maluliyet raporları arasında çelişkiler olduğunu, Adli Tıp 2. Üst Kurulundan açıklayıcı ek rapor alınması talepleri değerlendirilmeden eksik inceleme ile verilen kararın temyizen bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının tespitine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.