MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1560 E., 2024/1481 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İslahiye 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2024/255 E., 2024/213 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı .... Şirketi vekili tarafından temyiz edilmek ve de davalı ... vekili tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçe ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 16.09.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davalı ...Ş. adına Av. ... ile davacılar adına Av. ...geldiler. Davalı ...Ş. adına gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmiştir. Dosyanın tekrar Dairemize gönderilmesinden ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili özetle; asıl dava dosyasını her iki davalıya karşı açarak ... için 817.012,80 TL maddi, çocuk ... için 31.828,27 TL maddi, çocuk ... için 8.635,73 TL maddi, çocuk ...için 268.656,00 TL maddi tazminat tazminat talep ettikten sonra, aynı davacılar yönünden davalı ... Şirketine karşı birleşen davayı açarak tüm davacılar için 200.000,00’er TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle davalı ... yönünden pasif husumet nedeniyle davanın reddine, diğer davalı yönünden asıl dava dosyasında davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne, birleşen dava dosyasında eş lehine 175.000,00 TL, çocuklar lehine 150.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, davalı şirketin iş sağlığı ve güvenliği mevzuatından kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal etmesi nedeniyle iş kazasının meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunu, davalı işyerinde işyeri hekimi bulundurulmaması ve gerekli ilk yardım organizasyonunun sağlanmamasının işveren kusurunu ağırlaştırdığını, müteveffanın uzun süreli ve ağır çalışma koşullarına maruz bırakılmasının ölüm olayının meydana gelmesinde etkili olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatına esas alınan bilirkişi raporunda müteveffanın ücretinin gerçeğinden düşük kabul edildiğini, müteveffanın muhtemel yaşam süresinin eksik belirlendiğini ve bu nedenle destekten yoksun kalma tazminatının düşük hesaplandığını, hükme esas alınan hesaplama yönteminin güncel Yargıtay uygulamalarına uygun olmadığını, ücret ve yaşam süresine ilişkin hatalı kabuller nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatının eksik belirlendiğini, hükmedilen manevi tazminatların az olduğunu, bu yönden davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, ıslah dilekçesine karşı ileri sürülen zamanaşımı def’inin dikkate alınmadığını, kısmi davada ıslahla artırılan talep yönünden alacağın zamanaşımına uğradığını, dosyada bulunan üç farklı kusur raporu arasında ciddi çelişkiler bulunmasına rağmen bu çelişkiler giderilmeden hüküm kurulduğunu, Mahkemenin müteveffanın kalp rahatsızlığı bulunmadığını kabul ederken aynı zamanda periyodik sağlık muayenesi yaptırılmamasını kusur gerekçesi olarak değerlendirmesinin kendi içinde çelişkili olduğunu, müteveffanın ölümü ile yaptığı iş ve çalışma koşulları arasında illiyet bağı bulunduğuna ilişkin bilirkişi değerlendirmesinin bilimsel ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, otopsi raporunda yalnızca kalp krizi tespit edildiğini ve sıcak hava, güneş çarpması veya benzeri dış etkenlerin ölüme neden olduğuna ilişkin herhangi bir bulgu bulunmadığını, fazla çalışma, stres ve çalışma koşullarının kalp krizine neden olduğu yönündeki kabulün varsayıma dayandığını ve yeterli tıbbi veriyle desteklenmediğini, müteveffanın sağlık kontrollerinde herhangi bir rahatsızlık tespit edilmediğini ve işverene bildirilen bir sağlık problemi bulunmadığını, fazla çalışma sürelerinin yasal sınırlar içerisinde olduğunu ve işçinin sağlık durumu ile onayının fazla çalışmaya elverişli bulunduğunu, müteveffanın ölümünün kendi köyündeki arızaya müdahale sırasında gerçekleşmiş olması ve olayın gelişim şeklinin çalışma koşullarıyla ölüm arasındaki illiyet bağını zayıflattığını, olayın iş kazası olarak değerlendirilmesinin tek başına işverenin kusurlu olduğu veya ölümün yapılan işten kaynaklandığı anlamına gelmeyeceğini, ... inceleme raporunda işveren kusuruna rastlanmadığının belirtilmesine rağmen bu tespitin dikkate alınmadığını, hesap bilirkişisinin yalnızca bir kusur raporunu esas alarak hesaplama yaptığını ve diğer kusur ihtimallerine göre alternatif hesaplamalar düzenlemediğini, maddi tazminat hesabında ücret katsayısının hatalı belirlenmesine ilişkin itirazlarının giderilmediğini, hükmedilen manevi tazminatların fazla olduğunu, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının gerekçelerinin yetersiz olduğunu ve delillerin neden kabul veya reddedildiğinin açıklanmadığını, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle davanın kabulüne ve istinaf başvurusunun reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Dosya kapsamından, davalı ... . . A.Ş.'nin dava dışı ...A.Ş. ile birleşmesi nedeniyle ticaret sicilinden terkin edildiği, davacı çocuk ...'un İlk Derece Mahkemesi kararından önce vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine (fiil ehliyetine) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler.
Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır.
Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (...-... ...., Hukuku, 7. baskı, ... 1995, s. 231). Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için, ya, hakiki şahıs; ya da, hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder (...Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, ... 2000, s.288). Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2007 tarih, 2007/10-358 Esas, 2007/337 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Yine dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde MK 27/1. maddesi gereğince ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Ölü kişi adına hüküm kurulamaz.
Somut olayda davacı çocuk ...ile davalı ... Şirketinin karardan önce taraf ehliyetlerinin ortadan kalktığı, diğer bir deyişle vefat ve terkin tarihlerinden itibaren adı geçenlerin artık davada taraf olmadıkları dikkate alınmaksızın adı geçenler hakkında taraf oldukları kabulünden hareketle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz eden taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine,
Davacı avukatı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma avukatlık parasının davalı ...Ş.'ye yükletilmesine, davalı ...Ş. Avukatı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma avukatlık parasının davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.