MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3577 E., 2025/3183 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/349 E., 2023/394 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması talep edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra, duruşma için 03.03.2026 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü davacı adına gelen olmadı, vekilinin mazeret dilekçesi gönderdiği görüldü. Davalı ... adına Av. ... geldiler. Gelenlerin Yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya davalı Kurumca tek bir tebliğ zarfı ile gönderilen icra takip ve ödeme emirlerinin; 2016/019261 sayılı ödeme emri ile 2014/11, 12, 2015/1, 2, 3, 4, 5, 6, 8, 9, 2016/036755 sayılı ödeme emri ile 2015/10, 11, 12, 2019/025119 sayılı ödeme emri ile 2016/3, 4, 6, 2017/11, 12, 2018/2, 3, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 2019/1, 2, 3, 2019/025120 sayılı ödeme emri ile 2014/3, 4, 2015/10, 11,12, 2016/3, 4, 5, 6, 2017/11, 12, 2018/2, 3, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 2019/1, 2, 3, dönemlerine ait sigorta primlerinin istenildiği, ödeme emirlerinde istenilen prim alacaklarının dönemlerinin mükerrer olarak yazılmış olduğu, davacının şirket hisselerini 15.06.2016 günü devrederek ortaklıktan çekildiği, ortaklıktan ayrılmış olması sebebiyle kendisinden 2017 - 2018 - 2019 dönemlerine ait prim borcu istenilemeyeceğinden bu dönemlerden sorumlu bulunmadığının tespitine, ayrıca hakkında düzenlenen ödeme emirlerinden 2014 - 2015 - 2016 yıllarına ilişkin olarak istenilen prim borcu sebebiyle şirketteki ortaklık hissesinin %10 olması sebebiyle, ödeme emirlerinde belirtilen, ancak bu oranda sorumlu olduğu, Kurumun fazlaya ilişkin taleplerinden dolayı borçlu bulunmadığının tespitine ve bu yönlere ilişkin ödeme emirlerinin iptaline, bu dönemlere ilişkin mükerrer olarak istenilen primlerin 2. kez borçlu bulunmadığının tespitine mükerrer haksız taleplerden dolayı ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davayı kabul etmedikleri, davaya konu idari işlem için ilgili servis yazısına ekli bilgi ve belgelerden İl Müdürlüğünde işlem gören ... sicil sayılı dosyada .... Elektronik Müh. Tes. San. Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı işyerinin borçlarına binaen işveren hakkında 6183 sayılı Kanun gereğince icra takibi başlatıldığı, 5510 sayılı Kanun’un 88. maddesinin 20. fıkrasına göre “Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri tüzel kişiliğe haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.” denildiği, dosyada yaptıkları araştırmada ... Elektronik Müh. Tes. San. Tic. Ltd. Şti.’ye ait Kurum borçlarına ilişkin şirket olarak 6736,7143,72 56... sayılı yapılandırılmalara baş vurdukları, taksitlerini düzenli ödememelerinden dolayı yapılandırmalarının bozulduğu, 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun'un 35. maddesinde belirtildiği üzere “Limited şirket ortakları şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar” denildiği, dosyasında yaptıkları incelemede, Şirket Ortağı ...’e 26.07.2022 tarihinde 2016/18261, 2016/36755, 2019/25119, ... no.lu takip dosyalarına ''6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi hükmüne istinaden ortaklığı bulunduğu dönem borçlarından hissesi oranında sorumluluğunuz bulunmaktadır.'' kaşesi basılarak ödeme emirlerinin gönderildiği, 02.08.2022 tarihinde tebliğ edildiği, bununla birlikte davacı ...’in iş bu davayı açmadan önce Kuruma herhangi bir itiraz ve ödeme emrine karşı herhangi bir yapılandırma başvurusunda bulunmadığı, bu nedenlerle davanın reddi gerektiği, dava konusu ödeme emirlerinin Ticaret Sicil Gazeteleri incelenerek sorumlu olduğu dönemler tespit edilmek ve kendisinin hissesini değerlendirmek suretiyle gönderilmiş olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla davanın kısmen kabulü ile ... no.lu ödeme emrinin davacı yönünden kısmen iptali ile takibin 12.069,98 TL miktar üzerinden devamına, 2016/018261 takip no.lu ödeme emrinin davacı yönünden kısmen iptali ile takibin 55.598,27 TL miktar üzerinden devamına, 2019/025120 takip no.lu ödeme emrinin davacı yönünden kısmen iptali ile takibin 3.512,73 TL miktar üzerinden devamına, 2019/025119 takip no.lu ödeme emrinin davacı yönünden kısmen iptali, ile takibin 23.272,96 TL sorumlu olduğundan takibi bu miktar üzerinden devamına karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu 2016/18261, 2016/36755, 2019/25119, 2019/25120 icra takip numaralı dosyalar üzerinden davacıya gönderilen ödeme emirlerinin üzerinde "6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi hükmüne istinaden ortaklığınızın bulunduğu dönem borçlarından hisseniz oranının sorumluluğunuz bulunmaktadır" şeklinde şerh bulunduğu, bu halde davacının davaya konu borçlardan şirkette ortaklığın davaya konu 2016/18261, 2016/36755, 2019/25119, 2019/25120 icra takip numaralı dosyalar üzerinden davacıya gönderilen ödeme emirlerinin üzerinde "6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi hükmüne istinaden ortaklığınızın bulunduğu dönem borçlarından hisseniz oranının sorumluluğunuz bulunmaktadır" şeklinde şerh bulunduğu, bu halde davacının davaya konu borçlardan şirkette ortaklığının bulunduğu dönem esas alınarak 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi kapsamında sermaye hissesi oranında sorumluluğu yoluna gidildiğinin açık olduğu, bu hususlar gözetilerek dava konusu ödeme emirlerinin gönderilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, dava konusu ödeme emirlerinde ayrıca davacının sorumlu tutulduğu borç dönemlerinin, hisse oranının ve mikterının belirtilmemiş olmasının ödeme emirlerinin iptalini gerektirmeyeceği dikkate alınmadan İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, ödeme emirlerinin kısmen iptaline karar verilip reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücreti verilmemesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Bodrum İş Mahkemesinin 05.10.2023 tarih, 2022/349 Esas ve 2023/394 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının şirket hisselerini 15.06.2016 tarihinde devrederek ortaklıktan ayrıldığı, bu tarihten sonraki (2017 - 2018 - 2019) prim borçlarından sorumlu tutulamayacağı, ortak olduğu dönemler (2014 - 2015 - 2016) için ise yalnızca %10 hisse oranıyla sorumlu olduğu, ancak Kurumca gönderilen ödeme emirlerinde davacının sorumlu olduğu miktar ve mahiyetin net olarak belirtilmediği, tüm borç üzerinden düzenlenen ödeme emirlerinin iptali gerektiği, Bölge Adliye Mahkemesinin "miktarın belirtilmesine gerek olmadığı" yönündeki kararının AATUHK 55. maddesine, yerleşik Yargıtay 10. Hukuk Dairesi ve Danıştay 9. Daire İçtihatlarına açıkça aykırı olduğu, davacının kendi sorumlu olduğu tutarı hesaplayıp ödeyerek takibin yasal sonuçlarından kurtulma imkanının elinden alındığı, ayrıca Kurum nüshalarında olduğu iddia edilen "şerh/kaşe" ibarelerinin davacıya tebliğ edilen asıllarda bulunmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ödeme emirlerinin iptaline ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Davalı Kurum avukatı yararına takdir edilin 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.