MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/828 E., 2025/1675 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Lüleburgaz 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/241 E., 2024/481 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ve ... Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Grup Başkanlığnca başlatılan teftiş kapsamında 24.02.2015 tarihli 7154 PRG-2 numaralı AŞA/2 sayılı genel denetim istinaden, ... Kurumu Başkanlığı, Kırklareli ... İl Müdürlüğü, ... Merkezi tarafından 09.03.2023 tarihli E - 72475242-206.01.99-66742714 sayılı yazı ile söz konusu çalışanların kazançlarının eksik bildirildiği gerekçesiyle resen prim tahakkuk edildiğinin belirtildiğini, yazıya itiraz edilmişse de ... İl Müdürlüğünün itirazı reddettiğini, cezanın zamanaşımına uğradığını, 4857 sayılı İş Kanunur'da açık bir şekilde kasten ücreti ödemeyen ve eksik ödeyenler için prim borcu tahakkuk edileceği ve idari para cezası öngörülmüş olup, kıyasen, yorum yoluyla, maddi hata veya subjektif değerlendirmelerden kaynaklanan ve kesinleşmemiş bir alacak için borç tahakkuk edilmesi ve idari para cezası uygulanmasının usulen hatalı olduğunu, 24.02.20 15... PRG-2 sayılı rapor esas alınarak, personellerle görüşmeden, izinli olma, sağlık raporu veya mazeret izinli olma gibi durumlarda fazla mesai ödemesi yapılamayacağı değerlendirilmeden genelleme ve kıyas yoluyla şeffaflıktan uzak bir hesaplama yapıldığını beyanla prim borcu ve gecikme zammının iptaline/ kaldırılmasına, ihtirazi kayıtlı olarak davalı Kuruma 02.05.2023 tarihinde ödenen 257.310,44 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumun uygulamış olduğu prim tahakkuku ve gecikme zammı işlemlerinde maddi hata ve hukuka aykırılık olmadığını davanın reddinin gerektiğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 257.310,44 TL'nin ödeme tarihi olan 02.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde:
a. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,
b.Kurum işlemlerinde hata bulunmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragraflar kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 5510 sayılı Kanun'un 89/3. maddesi “Yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler, alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine kanunî faizi ile birlikte geri verilir. Kanunî faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır. Ancak Borçlar Kanunu'nun 65. maddesi hükmü saklıdır.” hükmüne amir olup, Mahkemece, alacağın Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden aybaşından, iadenin yapılacağı ayın başına kadar geçen süre için faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
3. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinde, “Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca, baro yönetim kurullarının teklifleri de göz önüne alınmak suretiyle uygulanacak tarife o yılın Ekim ayı sonuna kadar hazırlanarak Adalet Bakanlığına gönderilir. (Ek cümle:16.06.2009 - 5904 S.K./35.mad) Şu kadar ki hazırlanan tarifede; genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davalar ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunu'nun uygulanmasından ... her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir.
Avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır.” düzenlemesi yer almakta olup; açık yasal düzenleme karşısında, Kurum işleminin iptali istemli davada, öngörülen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gereğinin gözetilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Davalı Kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan"-257.310,44 TL'nin ödeme tarihi olan 02/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ” ibaresinin çıkartılarak yerine "-257.310,44 TL'nin 5510 sayılı Kanun'un 89/3 maddesi uyarınca ödeme tarihini takip eden aybaşı olan 01.06.2023 tarihinden iadenin yapılacağı aybaşına kadar geçen süre için işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya iadesine,” ibaresinin yazılmasına,
Hüküm fıkrasının 5 no.lu bendinin silinerek yerine "Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, "ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.