MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1867 E., 2025/2191 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 7. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/951 E., 2025/291 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... San. ve .... A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava ve talep artırım dilekçesinde özetle, sigortalının 18.12.2017 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
1. Davalı ...... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkil şirketin diğer davalı taşeron şirket çalışanı olduğunu, davacının 3. katta dengesini sağlayamamasının kendi kusuru, dikkatsizliği ve güvenlik kurallarına uymayışı ile meydana geldiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
2.Diğer davalı ...... Ltd. Şti cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"Davanın kabulü ile
1-3.896.174,52 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 18.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine " karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ......A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece hükme esas alınan 28.06.2021 tarihli kusur raporunun, iş kazasının meydana geldiği alandan seçilen ve aynı zamanda işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanı olan bilirkişiler tarafından ve kaza tarihi itibarıyla uygulanması gerekli 6331 Sayılı Kanun ile ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlendikleri, gerekçeli, hüküm tesisine elverişli ve yeterli oldukları, kusur oranlarının dayanakları belirtilmek suretiyle tespit edildiği anlaşıldığından Mahkemece kazanın meydana gelmesinde davacının % 20, davalı ... ... Ltd. Şti.'nin % 50, davalı ... ... A.Ş.'nin % 30 oranında kusurlu bulunduklarının kabulünde isabetsizlik görülmediği, maddi tazminat miktarının tespiti için alınan 19.03.2025 tarihli bilirkişi raporunun, yasal düzenlemeler ile yerleşik yargısal kararlara uygun, gerekçeli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu anlaşıldığından davalının maddi tazminatın hesaplanmasına yönelik istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği, tarafların kabul edilen kusur oranı, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın oluş şekli, işgöremezlik oranı, olay tarihi dikkate alındığında Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle; davalı ... ...A.Ş.'nin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... .... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a.Müvekkilinin kusuru bulunmadığını, davacının ağır kusurunun illiyet bağını kestiğini,
b.Maluliyet ve tazminat hesaplamasının hatalı olduğunu,
c.Davacının asgari ücretle çalıştığını, bu durumun ıslak imzalı maaş bordroları ve davacının ... kayıtları ile sabit olduğunu,
d.Mahkemece hükmedilen 3.896.174,52 TL maddi tazminatın, olayın oluş şekli, taraf kusur oranları, davacının ücreti ve maluliyet oranı dikkate alındığında ölçüsüz olduğunu,
e. Hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1.Manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.6100 sayılı HMK'nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.
3.Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktar dava tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 58.800 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı ... .... A.Ş. vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Gerek destek kaybından kaynaklı hak sahiplerinin, gerekse iş göremezlikten kaynaklı sigortalının maddi tazminat alacağının hesaplanmasında, gerçek ücretin esas alınması ön koşuldur. Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödemek amacıyla zaman zaman iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir.
3. Gerçek ücretin ise; öncelikle toplu iş sözleşmesi ile imzalı bordrolara, bunların yokluğu halinde ise işçinin kıdemi ve yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre işçiye ödenmesi gereken ücrete göre tespit edileceği, işyeri veya sigorta kayıtlarına geçmiş olan miktarın ücret olarak değerlendirilemeyeceği, Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
4.Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davacının, davalı ... İşletmeciliği ... Ltd. Şti. nezdinde kalıpçı olarak çalıştığı, olay günü olan 18.12.2017 tarihinde şantiyede kalıp sökümü yaptığı sırada, ayağını çivili tahta parçasına basmasıyla dengesini kaybederek inşaatın 2. katından zemine düşerek yaralandığı, meydana gelen işbu kaza neticesinde davacıda oluşan sürekli iş göremezlik oranının %22 olduğu, kazanın meydana gelişinde davacının %20, davalı işverenin ise %80 oranında kusurlu oldukları, davacının kaza tarihi itibariyle 31 yaşında olduğu anlaşılmaktadır.
5.İlk Derece Mahkemesince, davacı sigortalının kazanç miktarının belirlenmesi amacıyla tanık beyanlarına başvurulduğu, emsal ücret araştırması kapsamında ... İnşaat Mühendisleri Odası, ...Sendikası, ... Kurumu (...) ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'ndan emsal ücretlerin sorulduğu; davacının Sosyal Güvenlik Kurumu (...) kayıtlarında asgari ücretli gösterildiği, ayrıca yol ve yemek yardımı aldığının ise tarafların kabulünde olduğu anlaşılmaktadır.
6.Yargılamada temin edilen 19.03.2025 tarihli bilirkişi hesap raporunda; bordrolarda yer alan asgari ücretin 1,22 katı, davacı iddiası doğrultusunda asgari ücretin 2,99 katı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verileri uyarınca asgari ücretin 1,96 katı olmak üzere üç farklı seçenek üzerinden hesaplama yapılmıştır. Davacı vekili, sürekli iş göremezlik oranının %22 olduğu ve ücretin asgari ücretin 2,99 katı esas alınarak yapılan hesaplama seçeneği doğrultusunda maddi tazminat talebini ıslah etmiştir. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut emsal ücret verileri ve seçenekli rapor karşısında hiçbir hukuki gerekçe gösterilmeksizin, yalnızca davacının ıslah dilekçesindeki talebi doğrultusunda, asgari ücretin 2,99 katı üzerinden yapılan hesaplama seçeneğine üstünlük tanınarak hüküm kurulduğu görülmektedir.
7.Somut olayda; davacı işçinin kalıpçı olduğu, yaşı, yaptığı işin niteliği, inşaat sektöründeki kıdem ve tecrübesi, dosya kapsamındaki emsal ücret araştırmaları ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, bu niteliklere haiz bir işçinin asgari ücretle çalışmasının hayatın olağan akışına ve yaşam deneyimlerine uygun düşmeyeceği, dolayısıyla Sigorta Müfettişince asgari ücret üzerinden yapılan saptamanın gerçeği yansıtmadığı açıktır. Ne var ki, yukarıda belirtilen kişisel ve mesleki özellikleri taşıyan işçinin, asgari ücretin 2,99 katı gibi fahiş bir ücretle çalışması da yine hayatın olağan akışına ve piyasa gerçeklerine aykırıdır.
8.Yukarıda yapılan açıklamalar ve hukuki saptamalar ışığında; Mahkemece yapılacak iş, davacının mesleki kıdemi ve unvanı ile daha uyumlu olan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından bildirilen emsal veri uyarınca, asgari ücretin 1,96 katı esas alınarak ve %22 sürekli iş göremezlik oranı dikkate alınarak hazırlanan 19.03.2025 tarihli bilirkişi hesap raporundaki seçeneğe itibar edilerek, hasıl olacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
9.Mahkemece bu maddi ve hukuki gerçekler göz ardı edilerek, yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
10. O halde, davalı ... ... A.Ş. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli istinaf itirazlarının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır .
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı ... ... A.Ş. vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2.Davalı ... ... A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
3. Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.