MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2109 E., 2025/1638 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/471 E., 2024/8 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle yapılan incelemede; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin, davalıya ait maden ocağında çalışmakta iken 10/03/2020 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu malul kaldığını, kazanın, davalının ve istihdam ettiği diğer şahısların dikkatsiz, tedbirsiz, ihmalkar ve kusurlu davranışlarından meydana geldiğini, müvekkilinin kazaya maruz kalarak bugüne kadar olduğu gibi geleceğe yönelik de maddi zararlara uğradığını, ayrıca kazaya maruz kalarak giderilmesi mümkün olmayan acı ve elem duymak suretiyle manevi zararlara uğradığını ileri sürerek fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL maddi, 50.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilin, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davada zamanaşımı olduğunu ve davanın mükerrer olarak açıldığını, olay nedeni ile davacının herhangi bir maluliyetinin bulunmadığını, olayda tespit olunan maluliyet arasında uygun neden-sonuç bağının bulunmadığını, davacının gerekli özeni göstermediğini, zamanında kontrol ve tedavi işlemlerini yaptırmadığını, bu nedenle maluliyetin ortaya çıktığını, dava konusu olayda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, kusurun tamamının kaza geçiren davacıda olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "..1-Davanın kısmen kabulü ile
a) Davacının iş kazası sonucu oluşan % 4,2 oranındaki maluliyeti nedeniyle 614.394,45-TL maddi tazminatın, iş kazası tarihi olan 10/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b) Davacının iş kazası sonucu oluşan % 4,2 oranındaki maluliyeti nedeniyle kazadaki kusur durumu ile kaçınılmazlık, yaşanan tedavi süreci ve ekonomik koşullar dikkate alındığında takdiren 25.000,00-TL manevi tazminatın, iş kazası tarihi olan 10.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine,.." karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, .." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; maddi tazminattan BK 52 gereğince hakkaniyet inidirimi yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu, davacının dava konusu iş kazasında %35 oranında kusuru bulunduğunu, davacının kusuru yok sayılarak verilen hükmün hukuka aykırı olduğunu, BK madde 52 gereğince davacının kusuru oranında tazminattan indirim yapılmamasının kaldırma nedeni olduğunu, dava konusu kazada işverenin kusurunun bulunmadığını, dava konusu olayın kazalı işçinin kusuru sonucu meydana geldiğini, kurum ilgili birimince hazırlanan Teknik Savunma Raporunda kazalı işçinin göreviyle ilgili gerekli eğitimleri aldığını, kurslara katıldığının belirtildiğini, işveren işçi sağlığı ve iş güvenliği bakımından gerekli önlemleri aldığını, denetimlerini yaptığını, bu hususların dikkate alındığında dava konusu kazada bilirkişinin işvereni %65 oranında kusurlu bulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hesap raporunun hatalı olduğunu, pasif dönem için zarar hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, sigortalının 50 - 60 yaş arası dönemde yılın tamamını çalışarak geçireceği varsayımına göre hesap yapılmasının hatalı olduğunu belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, meydana gelen iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.